Barış Özgür ÇELEBİ
Köşe Yazarı
Barış Özgür ÇELEBİ
 

Ekonomik Kriz

Dünyada yaşanan ekonomik krizin etkileri 2008 yılının ikinci yarısında maalesef damgasını vurdu. Birçok ülkeyi de vurmaya devam ediyor. Ancak bizler ayaklarımızı yere basarak hareket etmeliyiz, etmeliyiz ki; bu krizden az hasarla çıkmak mümkün olsun. 2013 yılı dünya ve Türkiye için zor bir yıl olacak. Tabii ki tüm vatandaşlarımız içinde, taşlar yerinden oynayacak rekabet kızışacak, iş yapmak ve karlı satış yapmak zorlaşacak, krizin etkileri daha da ağırlaşacak kanısındayım. Elbetteki bu benim şahsi fikrim. Katılanda olacaktır, katılmayanda olacaktır, ama gerçek kesinlikle budur. Bugün sokağa çıktığınızda hangi esnafa uğrarsanız uğrayın, nereye giderseniz gidin, herkes tek bir ağızdan konuşuyor, oda iş yok, durumlar kötü, siftah etmiyoruz, kiramı zor veriyorum, böyle giderse işimiz çok zor, Allah sonumuzu hayır etsin gibi haykırışlar duymamız mümkün. Kaç yıldır, fındıktan zarar eden üreticinin durumu da ortada. Fazla söze gerek yok, çünkü hemen hemen herkesin az veya çok mahsulü oluyor, bunun yanı sıra bilinçsiz borçlanmalar, hiç tükenmeyecekmiş gibi mevcut sermayeyi boşa harcamalar, önüne geçemeyeceğimiz bir çöküşün nedeni olacaktır. Bugün icradaki dosyaların kabarıklığında bunu açıkça ispatlıyor. Bence bu yıl verimlilik ve tasarruf konularına azami dikkat etmeliyiz, durum bu, elden ne gelir anlayışı yerine çözüm üretmek ve zoru başarmak için aklımızı zorlamamız gerekiyor. Herkes kendine göre tasarruf etmeli, hemde acil olarak, işyerinde, evde, sokakta heryerde mevcut olan sermayeyi idareli kullanmamız gerekiyor. Daha önceki yıllarda dünya çapında toplu durum etkisiyle başarılı olmak nispeten mümkündü. İçinde bulunduğumuz bu durumda biraz zor, hepimiz elimizdeki işe sarılalım, bir lider gibi kendi konumuzda sistem adına fayda sağlayacağına inandığımız fikirlerimizi hayata geçirelim. Herkesin kendine bazı kararlar alıp tasarruf tedbirlerini bir an önce işleme koyması lazım, her zaman olduğu gibi bu görev maalesef biz vatandaşın, başkasının değil. İmkânlarımızı sonuna kadar zorlayalım ve birlikte günün şartlarına uygun tüketim yapalım. Mevcut olan sermayeyi koruyup elimizden geldiğince istihdamı koruyalım. Zaten bozuk olan Ordu ekonomisini, esnafını ve vatandaşlarını sıkıntılı günlerin beklediğini düşünüyorum. Kesinlikle bilinçsizce borçlanmayalım, yarının ne getireceğini bilemeyiz esnafın ve vatandaşın durumu ortada gün geçtikçe karlılığın azaldığı, maliyetine satışların yapıldığı bu ortamda mevcut geliri ve de sermayeyi koruyabilen her zaman başarılı olur diyorum. Çevremize baktığımızda dünü bugünü değerlendirdiğiniz de her şey ortaya çıkıyor inşallah hiç kimse üzülmez, sıkıntı yaşamaz neden böyle bir yazı yazma gereği duydun Barış diye soran çok olacak eminim fakat bende çevremdeki gözlemlerimi ve de yaşananları görmezden gelemezdim. Bu konuda en azından bir hatırlatma yazısı yazmaya gerek duydum. Kiminiz boş ver deyip geçecek kiminiz de evet doğru diyor, diyecek. Bizden uyarması, biz görevimizi yaptık bir atasözüyle yazıma son vermek istiyorum. Değerli okurlarım ‘’ Kendi düşen ağlamaz ‘’ hiç kimsenin üzülüp ağlamaması dileğimle; her şey gönlünüzce olsun. En derin saygılarımla…
Ekleme Tarihi: 21 Haziran 2013 - Cuma
Barış Özgür ÇELEBİ

Ekonomik Kriz

Dünyada yaşanan ekonomik krizin etkileri 2008 yılının ikinci yarısında maalesef damgasını vurdu. Birçok ülkeyi de vurmaya devam ediyor. Ancak bizler ayaklarımızı yere basarak hareket etmeliyiz, etmeliyiz ki; bu krizden az hasarla çıkmak mümkün olsun.

2013 yılı dünya ve Türkiye için zor bir yıl olacak. Tabii ki tüm vatandaşlarımız içinde, taşlar yerinden oynayacak rekabet kızışacak, iş yapmak ve karlı satış yapmak zorlaşacak, krizin etkileri daha da ağırlaşacak kanısındayım.

Elbetteki bu benim şahsi fikrim. Katılanda olacaktır, katılmayanda olacaktır, ama gerçek kesinlikle budur. Bugün sokağa çıktığınızda hangi esnafa uğrarsanız uğrayın, nereye giderseniz gidin, herkes tek bir ağızdan konuşuyor, oda iş yok, durumlar kötü, siftah etmiyoruz, kiramı zor veriyorum, böyle giderse işimiz çok zor, Allah sonumuzu hayır etsin gibi haykırışlar duymamız mümkün. Kaç yıldır, fındıktan zarar eden üreticinin durumu da ortada. Fazla söze gerek yok, çünkü hemen hemen herkesin az veya çok mahsulü oluyor, bunun yanı sıra bilinçsiz borçlanmalar, hiç tükenmeyecekmiş gibi mevcut sermayeyi boşa harcamalar, önüne geçemeyeceğimiz bir çöküşün nedeni olacaktır. Bugün icradaki dosyaların kabarıklığında bunu açıkça ispatlıyor. Bence bu yıl verimlilik ve tasarruf konularına azami dikkat etmeliyiz, durum bu, elden ne gelir anlayışı yerine çözüm üretmek ve zoru başarmak için aklımızı zorlamamız gerekiyor. Herkes kendine göre tasarruf etmeli, hemde acil olarak, işyerinde, evde, sokakta heryerde mevcut olan sermayeyi idareli kullanmamız gerekiyor.

Daha önceki yıllarda dünya çapında toplu durum etkisiyle başarılı olmak nispeten mümkündü. İçinde bulunduğumuz bu durumda biraz zor, hepimiz elimizdeki işe sarılalım, bir lider gibi kendi konumuzda sistem adına fayda sağlayacağına inandığımız fikirlerimizi hayata geçirelim.

Herkesin kendine bazı kararlar alıp tasarruf tedbirlerini bir an önce işleme koyması lazım, her zaman olduğu gibi bu görev maalesef biz vatandaşın, başkasının değil.

İmkânlarımızı sonuna kadar zorlayalım ve birlikte günün şartlarına uygun tüketim yapalım. Mevcut olan sermayeyi koruyup elimizden geldiğince istihdamı koruyalım. Zaten bozuk olan Ordu ekonomisini, esnafını ve vatandaşlarını sıkıntılı günlerin beklediğini düşünüyorum.

Kesinlikle bilinçsizce borçlanmayalım, yarının ne getireceğini bilemeyiz esnafın ve vatandaşın durumu ortada gün geçtikçe karlılığın azaldığı, maliyetine satışların yapıldığı bu ortamda mevcut geliri ve de sermayeyi koruyabilen her zaman başarılı olur diyorum. Çevremize baktığımızda dünü bugünü değerlendirdiğiniz de her şey ortaya çıkıyor inşallah hiç kimse üzülmez, sıkıntı yaşamaz neden böyle bir yazı yazma gereği duydun Barış diye soran çok olacak eminim fakat bende çevremdeki gözlemlerimi ve de yaşananları görmezden gelemezdim. Bu konuda en azından bir hatırlatma yazısı yazmaya gerek duydum. Kiminiz boş ver deyip geçecek kiminiz de evet doğru diyor, diyecek. Bizden uyarması, biz görevimizi yaptık bir atasözüyle yazıma son vermek istiyorum. Değerli okurlarım ‘’ Kendi düşen ağlamaz ‘’ hiç kimsenin üzülüp ağlamaması dileğimle; her şey gönlünüzce olsun. En derin saygılarımla…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ordumanset.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.