İLK CEMRE DÜŞTÜ

Yaşam 21.02.2014 - 20:19, Güncelleme: 15.06.2023 - 07:39 9944+ kez okundu.
 

İLK CEMRE DÜŞTÜ

“Ateş parçası” veya “kor halindeki ateş” anlamına gelen ilk cemre düştü. Gazi Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Halk Bilimi Bölümü Sözlü Anlatımlar Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. M. Öcal Oğuz, halk takviminin, tabiat olaylarına ve bunların tekrarlarına dayalı tecrübelerle oluştuğunu söyledi.

Halk arasında herhangi bir tarihten söz ederken “büyük kıtlıktan 5 yıl önce”, “depremden 2 yıl sonra”, “çiçekler açarken”, “bağlar bozulurken” veya “orak zamanı” gibi kullanışların yaygınlığına işaret eden Oğuz, “örneğin, doğum gününü çizgisel takvime göre '1 Ocak 1950'de doğmuşum' şeklinde ifade edemeyenler, 'doğduğumda ay 3 günlük hilalmiş', 'bademler çiçek açarken doğmuşum' gibi kullanımlarla döngüsel takvime işaret ederler. Bilimsel literatürde yazıya dayalı takvime 'çizgisel', doğaya dayalı ve sözlü kültür ortamında kullanılan takvime ise 'döngüsel' veya yaygın adıyla 'halk takvimi' denilmektedir. Cemreler, halk takviminin bir ürünüdür” şeklinde konuştu. CEMRENİN DÜŞÜŞ TARİHLERİ Halk takvimi ve inanışına göre, Kasım Günlerinin 100. gününden 5 gün sonra cemrelerin düşmeye başladığını ifade eden Oğuz, “Buna göre, 105 Kasımda yani 20 Şubatta ilk cemrenin havaya düşeceği ve havadaki bütün kışı yere indireceğine inanılır. 112 Kasımda yani 27 Şubatta ikinci cemrenin suya düşeceğine ve suları ısıtıp buzların çözülmesini sağlayacağı inancı vardır. 119 Kasımda yani 6 Martta da üçüncü cemrenin toprağa düşeceği ve toprağı ısıtıp ilk kır çiçeklerinin çıkmasını sağlayacağı inancı yaygındır. Tabiatı gözlemleyen halk, bu durumu 'ağustos soğuya soğuya kışı getirir, şubat ılıya ılıya yazı getirir' şeklinde ifade eder” diye konuştu.
“Ateş parçası” veya “kor halindeki ateş” anlamına gelen ilk cemre düştü. Gazi Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Halk Bilimi Bölümü Sözlü Anlatımlar Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. M. Öcal Oğuz, halk takviminin, tabiat olaylarına ve bunların tekrarlarına dayalı tecrübelerle oluştuğunu söyledi.

Halk arasında herhangi bir tarihten söz ederken “büyük kıtlıktan 5 yıl önce”, “depremden 2 yıl sonra”, “çiçekler açarken”, “bağlar bozulurken” veya “orak zamanı” gibi kullanışların yaygınlığına işaret eden Oğuz, “örneğin, doğum gününü çizgisel takvime göre '1 Ocak 1950'de doğmuşum' şeklinde ifade edemeyenler, 'doğduğumda ay 3 günlük hilalmiş', 'bademler çiçek açarken doğmuşum' gibi kullanımlarla döngüsel takvime işaret ederler. Bilimsel literatürde yazıya dayalı takvime 'çizgisel', doğaya dayalı ve sözlü kültür ortamında kullanılan takvime ise 'döngüsel' veya yaygın adıyla 'halk takvimi' denilmektedir. Cemreler, halk takviminin bir ürünüdür” şeklinde konuştu.

CEMRENİN DÜŞÜŞ TARİHLERİ

Halk takvimi ve inanışına göre, Kasım Günlerinin 100. gününden 5 gün sonra cemrelerin düşmeye başladığını ifade eden Oğuz, “Buna göre, 105 Kasımda yani 20 Şubatta ilk cemrenin havaya düşeceği ve havadaki bütün kışı yere indireceğine inanılır. 112 Kasımda yani 27 Şubatta ikinci cemrenin suya düşeceğine ve suları ısıtıp buzların çözülmesini sağlayacağı inancı vardır. 119 Kasımda yani 6 Martta da üçüncü cemrenin toprağa düşeceği ve toprağı ısıtıp ilk kır çiçeklerinin çıkmasını sağlayacağı inancı yaygındır. Tabiatı gözlemleyen halk, bu durumu 'ağustos soğuya soğuya kışı getirir, şubat ılıya ılıya yazı getirir' şeklinde ifade eder” diye konuştu.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ordumanset.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.