Dr. Abdulcabbar Boran
Köşe Yazarı
Dr. Abdulcabbar Boran
 

ALLAH HEP KALBİMİZE BAKAR

Sevgili kardeşlerim, Allah biz insanların malına bakmıyor, soyuna bakmıyor, cinsine bakmıyor. Devamlı olarak Allah’ın bizde nazar ettiği yer, kalbimizdir. Allah sizin amelinize, sözlerinize, değil, kalbinize bakar.  Örneğin münafıklar dilleriyle çok güzel şeyler söylüyorlar. Fetih Suresinin 11. âyet-i kerimesinde savaşa katılmayan münafıklar savaştan sonra Peygamber Efendimize bakın ne diyor: “Araplardan muhallefunlar (geride kalanlar), sana: “Mallarımız ve ailelerimiz bizi meşgul etti. Artık bizim için mağfiret dile.” diyecekler. Onlar, kalplerinde olmayanı dilleri ile söylüyorlar…” Yani dilleriyle söyledikleri kalplerinde yok. Peygamber Efendimiz (S.A.V): “Benim şefaatim, kalbi dilini, dili kalbini tasdik eden kişiler içindir.” buyuruyor. Yani kalp ve dilin hakikati söylemesi halinde Allah’ın yardımının gelebileceğini Peygamber Efendimiz ifade ediyor.  Bütün münâfıklar, Peygamber Efendimiz (S.A.V)’in önünde diz çöküp, aynı sahâbe gibi aynı tövbeyi yapmışlar; el öpmüşler, “Lâ İlâhe illâllah Muhammeden Resûlullah” demişler. Peki, hedeflerine ulaşmışlar mı? Hayır. Hiçbir zaman Allah’a ulaşma talepleri olmadığı gibi, Allah’a ulaşmadıkları gibi, Peygamber Efendimiz (S.A.V)’e de bu niyetle teslim olmak gibi bir niyetleri de yok. Bu sebeple Allahû Tealâ onların iç dünyalarına göre onların hiçbirini mü’min yapmamış. Kalplerine îmânı asla yazmamış.   Evvelâ şu hakikati beraberce bilelim.  “innem-el âmâlu bin niyet: Ameller niyetlere göredir.” Öyleyse samimiyetinizle ulaştığınız merhaleler arasında kesin bir ilişki var. Kalp, Allah ile irtibatınızın merciidir, merkezidir. Allah, kalbinde inanç bulunanlara, o talebin sahibi olanlara gerekeni yapar. Ama kalbinizle dua etmediyseniz, sadece söz olarak dua ettiyseniz bu Allah’ın katında bir değer ifade etmez. Allah söze bakmaz, kalbe bakar. Kalbinizde ne var? Kalbinizde ne varsa, kalbiniz aynadır, onu Allah’a aksettirir. Diliniz aksettirmeye yeterli değildir. Diliniz sadece kalbinizdekini söylediği takdirde, konuşmanız Allahû Tealâ tarafından dua hüviyetine girer. Şimdi sualim var size; dünya mı Allah mı? Mutluluk dünya ile değil; mutluluk arabayla değil, mutluluk ev sahibi olmakta değil, mutluluk makam sahibi olmakta değil, mutluluk bu dünyada olan hiçbir şeyde değil. Mutluluk Allah iledir. Genellikle şeytan geliyor, insanların kalplerine vesveselerini veriyor, diyor ki, “sen mutlu olmak mı istiyorsun? Zengin olursan mutlu olursun, eşin sana itaat ederse mutlu olursun, çocukların okulları kazanırsa mutlu olursun.” Bunlar sizin bir ihtiyacınızın yerine gelmesidir. Ama mutluluk öyle değil, mutluluk Allah iledir.  Bizi mutlu eden dünya değil, Allah’tır.  Unutmayın; Allahû Tealâ hep kalbinize bakar. Allah’a ulaşmayı diliyor musunuz; orada kalbinizde belli olur ve Allah’ın zikri Allah’a ulaşmayı dilediğiniz takdirde kalbinizdeki zeyge, kalbinizdeki maraza yani hastalıklara şifadır. Peygamber Efendimiz buyuruyor: "Vücutta bir et parçası vardır ki; o düzelirse bütün vücut düzelir, o bozuk olduğunda bütün vücut ifsad olur. İyi bilin ki, o et parçası kalptir." (Buhârî, İmân, 39; Müslim, Musâkât, 107.)   Bir başka Hadîs-i Şerif de şöyle: “Kişi insanların gözünde cennetliklerin amelini yapar, oysa o cehennemliktir.” Ne yapıyor kişi? İslâm’ın beş şartını yerine getiriyor, namaz kılıyor, oruç tutuyor,  ama Allah ulaşmayı dilemiyorsa kurtulabilir mi? Hayır. Nereden biliyoruz? Yûnus Suresi, 7 ve 8. âyetler:   10/YÛNUS-7: Muhakkak ki onlar, Bize ulaşmayı (hayatta iken ruhlarını Allah’a ulaştırmayı) dilemezler. Dünya hayatından razı olmuşlardır ve onunla doyuma ulaşmışlardır ve onlar âyetlerimizden gâfil olanlardır 10/YÛNUS-8: İşte onların kazandıkları (dereceler) gereğince varacakları yer ateştir (cehennemdir)   Ve bize yaşattığı her olay aslında bir davettir. Eğer biz Allah’a ulaşmayı dilemeyen biriysek, etrafımızda vücuda gelen her olay Allaha ulaşmayı dilememiz için Allah’ın bize verdiği bir mesajdır. Allah’a ulaşmayı diledikten sonra etrafımızda vücuda gelen her olay, mürşidimize tâbi olmamız içindir. Mürşide tâbî olduktan sonra vücuda gelen her olay, zikirle ruhumuzu Allaha teslim etmek için Allah’ın verdiği mesajlardır.  Ama hiç kimse demesin ki: “Ben Allahû Tealâ’ya bu kadar hacet namazı kıldım ve Allah bana mürşidimi göstermedi.” “Niçin kıldın?” derseniz, “Mürşidime ulaşmak için kıldım.” diyor. Hayır, Allah’a ulaşmak için mürşidin sadece bir vesile olduğunu bilin. Hanginiz mürşidinize ulaşmak için hacet namazı kıldıysanız, bu iki tane temel şarta bağlı olmalıdır:   1- Allah’a ulaşmayı dileyeceksiniz, her şeyden evvel. 2- Mürşidin, sizin Allah’a ulaşmanıza bir vesile olduğunu düşüneceksiniz.   5/ MAİDE:35: Ey âmenû olanlar (Allah’a ulaşmayı, teslim olmayı dileyenler); Allah’a karşı takva sahibi olun ve O’na ulaştıracak vesileyi isteyin…” Öyleyse neden Allahû Tealâ vesile ediyor? Çünkü mürşid, gerçek bir vesiledir. Böyle düşünmeyip de mürşide ulaşırsanız, bu size bir fayda sağlamaz. Kim Allah’a ulaşmak hedefiyle mürşidine ulaşmışsa onun başının üzerinde mürşid vardır. Allah’a ulaşmayı dilemek; bir taleptir, bir istektir, bir dilektir. Allah her zaman işitir, bilir ve görür. Ne diyor? “Allahû semîun alîm: Allah işitir ve bilir. “Allahû basîrun bil ibâd: Allah, kullarını en iyi görendir.”   Sevgili kardeşlerim, Allah’ı sevin, çok sevin! Biliyor musunuz, O sizi zannettiğinizden çok daha fazla seviyor. Sakın “Allah bizi sevmiyor, Allah beni sevmez.” diye düşünmeyin. Kim olursanız olun, Allah sizi sevmeye hazırdır. Eğer kendinizi O’na daha çok sevdirmek istiyorsanız, O’nun sizi daha çok sevmesini istiyorsanız, o zaman bunun bir kanunu var. Bu kanuna “liyakat kanunu” diyor Allahû Tealâ. Neye lâyıksanız, ne kadar sevgiye layıksanız o ölçüde bir sevgiyle mutlaka sevilirsiniz, başka türlüsü mümkün değildir. Kanunu bu. Eğer sevilmek istiyorsanız, bu sevgiyi hak etmek mecburiyetindesiniz. Hiç de zor değil sevgili kardeşlerim, hak etmek hiç de zor değil. Her şey bir başlangıçla başlar. Öyleyse Eûzubillahimineşeytanirracîm, Bismillâhirrahmânirrahîm’le başlayacaksınız. Başladınız mı? Ondan sonra diyeceksiniz ki: “Ya Rabbi! Ben Sana ulaşmak istiyorum.” Tamam, bitti. Eğer kalbiniz de aynı şeyi söylüyorsa,: “Ya Rabbi! Ben Sana ulaşmak istiyorum.” Bu mesele bitmiştir. Allah sizi şu anda sevdiğinden kim bilir kaç bin katı birden sevmeye başlar.   Hepinizin Allah’ın sevgililerinden olmanızı Yüce Rabbimizden dileyerek sözlerimi tamamlıyorum. Allah hepinizden razı olsun.   DR. ABDULCABBAR BORAN  
Ekleme Tarihi: 03 Mart 2026 -Salı
Dr. Abdulcabbar Boran

ALLAH HEP KALBİMİZE BAKAR

Sevgili kardeşlerim, Allah biz insanların malına bakmıyor, soyuna bakmıyor, cinsine bakmıyor. Devamlı olarak Allah’ın bizde nazar ettiği yer, kalbimizdir. Allah sizin amelinize, sözlerinize, değil, kalbinize bakar.  Örneğin münafıklar dilleriyle çok güzel şeyler söylüyorlar. Fetih Suresinin 11. âyet-i kerimesinde savaşa katılmayan münafıklar savaştan sonra Peygamber Efendimize bakın ne diyor: “Araplardan muhallefunlar (geride kalanlar), sana: “Mallarımız ve ailelerimiz bizi meşgul etti. Artık bizim için mağfiret dile.” diyecekler. Onlar, kalplerinde olmayanı dilleri ile söylüyorlar…” Yani dilleriyle söyledikleri kalplerinde yok. Peygamber Efendimiz (S.A.V): “Benim şefaatim, kalbi dilini, dili kalbini tasdik eden kişiler içindir.” buyuruyor. Yani kalp ve dilin hakikati söylemesi halinde Allah’ın yardımının gelebileceğini Peygamber Efendimiz ifade ediyor.  Bütün münâfıklar, Peygamber Efendimiz (S.A.V)’in önünde diz çöküp, aynı sahâbe gibi aynı tövbeyi yapmışlar; el öpmüşler, “Lâ İlâhe illâllah Muhammeden Resûlullah” demişler. Peki, hedeflerine ulaşmışlar mı? Hayır. Hiçbir zaman Allah’a ulaşma talepleri olmadığı gibi, Allah’a ulaşmadıkları gibi, Peygamber Efendimiz (S.A.V)’e de bu niyetle teslim olmak gibi bir niyetleri de yok. Bu sebeple Allahû Tealâ onların iç dünyalarına göre onların hiçbirini mü’min yapmamış. Kalplerine îmânı asla yazmamış.

 

Evvelâ şu hakikati beraberce bilelim.  “innem-el âmâlu bin niyet: Ameller niyetlere göredir.”

Öyleyse samimiyetinizle ulaştığınız merhaleler arasında kesin bir ilişki var. Kalp, Allah ile irtibatınızın merciidir, merkezidir. Allah, kalbinde inanç bulunanlara, o talebin sahibi olanlara gerekeni yapar. Ama kalbinizle dua etmediyseniz, sadece söz olarak dua ettiyseniz bu Allah’ın katında bir değer ifade etmez. Allah söze bakmaz, kalbe bakar. Kalbinizde ne var? Kalbinizde ne varsa, kalbiniz aynadır, onu Allah’a aksettirir. Diliniz aksettirmeye yeterli değildir. Diliniz sadece kalbinizdekini söylediği takdirde, konuşmanız Allahû Tealâ tarafından dua hüviyetine girer.


Şimdi sualim var size; dünya mı Allah mı? Mutluluk dünya ile değil; mutluluk arabayla değil, mutluluk ev sahibi olmakta değil, mutluluk makam sahibi olmakta değil, mutluluk bu dünyada olan hiçbir şeyde değil. Mutluluk Allah iledir. Genellikle şeytan geliyor, insanların kalplerine vesveselerini veriyor, diyor ki, “sen mutlu olmak mı istiyorsun? Zengin olursan mutlu olursun, eşin sana itaat ederse mutlu olursun, çocukların okulları kazanırsa mutlu olursun.” Bunlar sizin bir ihtiyacınızın yerine gelmesidir. Ama mutluluk öyle değil, mutluluk Allah iledir.  Bizi mutlu eden dünya değil, Allah’tır.  Unutmayın; Allahû Tealâ hep kalbinize bakar. Allah’a ulaşmayı diliyor musunuz; orada kalbinizde belli olur ve Allah’ın zikri Allah’a ulaşmayı dilediğiniz takdirde kalbinizdeki zeyge, kalbinizdeki maraza yani hastalıklara şifadır. Peygamber Efendimiz buyuruyor: "Vücutta bir et parçası vardır ki; o düzelirse bütün vücut düzelir, o bozuk olduğunda bütün vücut ifsad olur. İyi bilin ki, o et parçası kalptir." (Buhârî, İmân, 39; Müslim, Musâkât, 107.)

 

Bir başka Hadîs-i Şerif de şöyle: “Kişi insanların gözünde cennetliklerin amelini yapar, oysa o cehennemliktir.” Ne yapıyor kişi? İslâm’ın beş şartını yerine getiriyor, namaz kılıyor, oruç tutuyor,  ama Allah ulaşmayı dilemiyorsa kurtulabilir mi? Hayır. Nereden biliyoruz? Yûnus Suresi, 7 ve 8. âyetler:

 

10/YÛNUS-7: Muhakkak ki onlar, Bize ulaşmayı (hayatta iken ruhlarını Allah’a ulaştırmayı) dilemezler. Dünya hayatından razı olmuşlardır ve onunla doyuma ulaşmışlardır ve onlar âyetlerimizden gâfil olanlardır

10/YÛNUS-8: İşte onların kazandıkları (dereceler) gereğince varacakları yer ateştir (cehennemdir)

 

Ve bize yaşattığı her olay aslında bir davettir. Eğer biz Allah’a ulaşmayı dilemeyen biriysek, etrafımızda vücuda gelen her olay Allaha ulaşmayı dilememiz için Allah’ın bize verdiği bir mesajdır. Allah’a ulaşmayı diledikten sonra etrafımızda vücuda gelen her olay, mürşidimize tâbi olmamız içindir. Mürşide tâbî olduktan sonra vücuda gelen her olay, zikirle ruhumuzu Allaha teslim etmek için Allah’ın verdiği mesajlardır.  Ama hiç kimse demesin ki: “Ben Allahû Tealâ’ya bu kadar hacet namazı kıldım ve Allah bana mürşidimi göstermedi.” “Niçin kıldın?” derseniz, “Mürşidime ulaşmak için kıldım.” diyor. Hayır, Allah’a ulaşmak için mürşidin sadece bir vesile olduğunu bilin. Hanginiz mürşidinize ulaşmak için hacet namazı kıldıysanız, bu iki tane temel şarta bağlı olmalıdır:

 

1- Allah’a ulaşmayı dileyeceksiniz, her şeyden evvel.

2- Mürşidin, sizin Allah’a ulaşmanıza bir vesile olduğunu düşüneceksiniz.

 

5/ MAİDE:35: Ey âmenû olanlar (Allah’a ulaşmayı, teslim olmayı dileyenler); Allah’a karşı takva sahibi olun ve O’na ulaştıracak vesileyi isteyin…”

Öyleyse neden Allahû Tealâ vesile ediyor? Çünkü mürşid, gerçek bir vesiledir. Böyle düşünmeyip de mürşide ulaşırsanız, bu size bir fayda sağlamaz. Kim Allah’a ulaşmak hedefiyle mürşidine ulaşmışsa onun başının üzerinde mürşid vardır. Allah’a ulaşmayı dilemek; bir taleptir, bir istektir, bir dilektir. Allah her zaman işitir, bilir ve görür. Ne diyor? “Allahû semîun alîm: Allah işitir ve bilir. “Allahû basîrun bil ibâd: Allah, kullarını en iyi görendir.”

 

Sevgili kardeşlerim, Allah’ı sevin, çok sevin! Biliyor musunuz, O sizi zannettiğinizden çok daha fazla seviyor. Sakın “Allah bizi sevmiyor, Allah beni sevmez.” diye düşünmeyin. Kim olursanız olun, Allah sizi sevmeye hazırdır. Eğer kendinizi O’na daha çok sevdirmek istiyorsanız, O’nun sizi daha çok sevmesini istiyorsanız, o zaman bunun bir kanunu var. Bu kanuna “liyakat kanunu” diyor Allahû Tealâ. Neye lâyıksanız, ne kadar sevgiye layıksanız o ölçüde bir sevgiyle mutlaka sevilirsiniz, başka türlüsü mümkün değildir. Kanunu bu. Eğer sevilmek istiyorsanız, bu sevgiyi hak etmek mecburiyetindesiniz. Hiç de zor değil sevgili kardeşlerim, hak etmek hiç de zor değil. Her şey bir başlangıçla başlar.

Öyleyse Eûzubillahimineşeytanirracîm, Bismillâhirrahmânirrahîm’le başlayacaksınız. Başladınız mı? Ondan sonra diyeceksiniz ki: “Ya Rabbi! Ben Sana ulaşmak istiyorum.” Tamam, bitti. Eğer kalbiniz de aynı şeyi söylüyorsa,: “Ya Rabbi! Ben Sana ulaşmak istiyorum.” Bu mesele bitmiştir. Allah sizi şu anda sevdiğinden kim bilir kaç bin katı birden sevmeye başlar.
 

Hepinizin Allah’ın sevgililerinden olmanızı Yüce Rabbimizden dileyerek sözlerimi tamamlıyorum. Allah hepinizden razı olsun.

 

DR. ABDULCABBAR BORAN

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (26)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ordumanset.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Şadiye
(03.03.2026 13:35 - #163)
Çok güzel bir yazı Rabbim emeği geçenlerden razı olsun..
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ordumanset.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Fatme Mümin Oğlu
(03.03.2026 13:36 - #164)
Çok güzel.Gerçekten bu bilgiler çok kıymetli.Allah razı olsun hepinizden.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ordumanset.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
əliyeva Samirə
(03.03.2026 13:36 - #165)
Salam aleykum Möhterem Hocamiz çox mutlu olduq Allaha ulaşmağı diledik tövbə aldiq ve zikir yapıyoruz
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ordumanset.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Erva
(03.03.2026 13:37 - #166)
Allah sonsuz razı olsun Mutluluğun anahtarı elimizde sadece kalpten Allah a ulaşmayı dilersek Allah u teala ölü kalbimizi diriltir
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ordumanset.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Hatice Demirhan
(03.03.2026 13:38 - #167)
şurası çok ilgimi çekti: "etrafımızda vücuda gelen her olay Allaha ulaşmayı dilememiz için Allah’ın bize verdiği bir mesajdır. Allah’a ulaşmayı diledikten sonra etrafımızda vücuda gelen her olay, mürşidimize tâbi olmamız içindir. Mürşide tâbî olduktan sonra vücuda gelen her olay, zikirle ruhumuzu Allaha teslim etmek için Allah’ın verdiği mesajlardır. " olaylara bu bakışla baksak çoğu şey çözülür gibi
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ordumanset.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Bahar
(03.03.2026 13:38 - #168)
Sahabe gibi, dili kalbe indirenler, Allah’a ulaşmayı kalpten dileyenlerdir, mürşid tabi olanlardır, şefaat,bu dünyadadır-mürşit şefaat eder.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ordumanset.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Nermin
(03.03.2026 13:39 - #169)
Kalbi bir dilek ,Allahım ben sana ulaşmak istiyorum... Bu kadar kolay bu kadar basit...
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ordumanset.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Zeynep
(03.03.2026 13:41 - #170)
Allah hep kalbimize bakar Çünkü orada Allah'a ulaşma dileğini görmek ister eğer orada Allah'a ulaşma dileğini Allah Teala görürse biz rahim esmasıyla tecelli eder ve güzelliklerini bize yaşatır inşallah
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ordumanset.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Eda GÜL
(03.03.2026 13:42 - #171)
Bu bilgiler çok güzel Kur'an eşliğinde ayetlerle eşleşen Hadislerlede birbirini takip eden gerçek bilgiler ilk defa kalpten Allah'a ulaşmayı dileme diye bir duq öğrendim Sn Dr Abdulcabbar BORAN'a teşekkürlerimi sunuyorum bu güzel bilgileri bizlere sunduğu için. Bende ölmeden önce Allah'a ulaşmayı kalpten diliyorum
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ordumanset.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Nermin
(03.03.2026 13:43 - #172)
Allah sadece kulunun kslbi e bakar, orada ben varmiyim diye... Kim kalpten Allah'a ulasmayi dost olmayi evliya olmayı dilerse Allah kulunu kendisine ulaştırır jendine dost eyler... Ayette ifade edildigi gibi Allah'ın dostlarina korku yoktur onlar mahsun olmazlar...
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ordumanset.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Nimet kural
(03.03.2026 13:44 - #173)
O kadar kıymetli bilgiler ki hayatımız değişti mutluluk neymiş yaşadık muhterem hocam Allah razı olsun
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ordumanset.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Jale Demircioğlu
(03.03.2026 13:45 - #174)
Anladığım kadarıyla sevmek en kazançlı davranış biçimi.Allah razı olsun Hocam
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ordumanset.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Elif
(03.03.2026 13:52 - #175)
Çok sevgi dolu ayetlerle çok güzel açıklanmıs
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ordumanset.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Kader Aygün
(03.03.2026 13:56 - #176)
Allah Teâlâ, kalpten yapılan samimi bir taleple dünya ve ahiret mutluluğunu vermeye hazırdır; yeter ki biz hazır olalım.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ordumanset.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Dilek Uzun
(03.03.2026 14:13 - #177)
10/YÛNUS-7: Muhakkak ki onlar, Bize ulaşmayı (hayatta iken ruhlarını Allah’a ulaştırmayı) dilemezler. Dünya hayatından razı olmuşlardır ve onunla doyuma ulaşmışlardır ve onlar âyetlerimizden gâfil olanlardır 10/YÛNUS-8: İşte onların kazandıkları (dereceler) gereğince varacakları yer ateştir (cehennemdir
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ordumanset.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Maya Beşirova
(03.03.2026 14:17 - #178)
Ne kadar muhtesem bir konuşma Allah sonsuz razı olsun Ben de Allah'a ulaşmayı diliyorum Allahin dostları sıralarında olmak istiyorum Hem de kalbimden diliyorum
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ordumanset.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Fatma Barış
(03.03.2026 15:04 - #179)
Allahu Teala kalplere bakar kalpten bir dilek buna gerek herşeyin anahtarı Allah'a ulaşmayı dilemektir
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ordumanset.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Hidayet Uzun
(03.03.2026 15:40 - #180)
Maide suresi 35. Ayeti kerime: Allah'a ulaştıracak vesileyi Allah'tan isteyin buyuruyor Rabbimiz. Bende Allah'ın doğrularını yaşamak istiyorum ve Allah'a ulaşmayı diliyorum
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ordumanset.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Taha
(03.03.2026 15:49 - #181)
Mutluluğun, kalbi bir dilek olduğunu anlatıyor mutluluk bu kadar kolaymış çokkkkk güzelmiş. Bende dilemek istiyorum.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ordumanset.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Edibe Doğan
(03.03.2026 15:51 - #182)
Allah razı olsun çok faydalı bilgiler hepimizin ihtiyacı var bu ilme
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ordumanset.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Malatyalı
(03.03.2026 16:14 - #183)
Kuran ışığında hakikatleri anlattığıniz için unuttuğumuz kavramları bize öğrettiğiniz teşekkürler.Allah sizden sonsuz razı olsun.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ordumanset.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Meryemdii12
(03.03.2026 16:23 - #184)
Çok güzel bir yazı okudum. Bu dileği ilk defa duydum. Çok teşekkürler ediyorum.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ordumanset.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Fatma Aktaş
(03.03.2026 16:57 - #185)
Ne kadar güzel bir tebliğ hayran kaldım doğrusu böylesi alemlere söz hakkı veren tüm mecralardan Allah sonsuz razı olsun. Sadra şifa bir tebliğ.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ordumanset.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Ayfer pınar
(03.03.2026 17:02 - #186)
Ameller niyetlere göredir Allah razı olsun çoook guzeeel devamını bekliyoruz istiyoruz inşallah
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ordumanset.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Mahizer
(03.03.2026 17:05 - #187)
Mömün qulağından sulanar buyurur Peyğəmbər Efendimiz S.A.V bu cür Qiran ayeleriyle söhbetlere ehdiyacımız var dünya bizi aldadır ama mutluluq dünya ve axirət seadeti Allahile beraber bir heyatdadır
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ordumanset.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Şaver çelik. İzmir Kiraz ilcesinden
(03.03.2026 18:56 - #188)
Allah sizden sonsuz Raziolsun sevgili cabbar hocamız bizleri Kur'an'ı Kerim'in Ayetleriyle dinimizi ogrettiginiz bizi Sevmeyi sevdirmeye öğretiniz . Bizleri Allah için sevmek Allah için yaşamak Allah için Zikirle yaşamaya Zikri kalbe indirmeyi ogrettigiz Allah sizden sonsuz Raziolsun sevgili cabbar hocamız bizde de sizi çok ama çok seviyoruz kalpten inşallah.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ordumanset.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.