Hüseyin Deniz
Köşe Yazarı
Hüseyin Deniz
 

BIR ÜLKENiN BU KADAR HAİNi OLUR MU?

BİR ÜLKENİN BU KADAR HAİNİ OLUR MU? Hiçbir ülke yok ki,içinde bizim kadar hain yetiştirebilsin. Öyle puslu ki  hava, şeytan bile Müslüman mintanı giyiyor. “Biz savaşı öldüğümüz zaman değil, düşmanlarımıza benzediğimiz zaman kaybederiz.”   Tarih boyunca milletleri yıkan yalnızca dış düşmanlar olmamıştır. Asıl tehlike, birlik ruhunun zedelenmesi, ortak değerlerin unutulması ve insanların birbirine olan güvenini kaybetmesidir. Bir milletin en büyük gücü tankı, topu veya silahı değil; vatanına, bayrağına ve milletine sadakatle bağlı insanlarıdır.   Temeli sağlam olmayan bir binayı tonlarca demir de ayakta tutamaz. Aynı şekilde, karakteri bozulmuş, vicdanı körelmiş ve millet sevgisini yitirmiş insanlar da hangi makamda bulunursa bulunsun, topluma gerçek anlamda fayda sağlayamaz.   15 Temmuz 2016 gecesi, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en karanlık gecelerinden biri yaşandı. Devletin ve milletin iradesine kasteden hain darbe girişiminde yüzlerce vatandaşımız şehit oldu, binlerce insanımız gazi olarak hayatına devam etti. O gece insanlar siyasi görüşlerini, sosyal statülerini ve kişisel hesaplarını bir kenara bırakarak tek yürek hâlinde meydanlara koştu. Çünkü mesele siyaset değil, vatandı. Çünkü mesele iktidar değil, millet iradesiydi.   Bugün aradan yıllar geçmiş olabilir; ancak şehitlerimizin fedakârlığı unutulmamalıdır. Gazilerimizin gösterdiği cesaret hafızalardan silinmemelidir. Onların emaneti olan bu vatan, ancak birlik ve beraberlik içinde korunabilir.   Ne yazık ki zaman zaman bazı çevrelerin, böylesine önemli günlerde şehitlerimizi anmaktan, gazilerimize vefa göstermekten uzak durduğu görülmektedir. Herkesin düşüncesi farklı olabilir; ancak ortak acılarımıza ve ortak kahramanlarımıza saygı göstermek, millet olmanın gereğidir. Şehitlerimizin hatırası hiçbir siyasi görüşün, hiçbir ideolojinin üzerinde tutulmalıdır.   Vatan sevgisi kuru bir slogan değildir. Vatan sevgisi; gerektiğinde fedakârlık yapmak, milletin huzurunu korumak, hukuka sahip çıkmak, ayrıştırıcı değil birleştirici olmaktır. Çünkü bu topraklar, farklı düşüncelere sahip milyonlarca insanın ortak evidir.   Bir atasözü der ki: “Körler sağırlar birbirini ağırlar.” İnsan yalnızca kendi düşüncesini duymaya başladığında hakikatten uzaklaşır. Oysa bu milleti ayakta tutan şey, farklılıklarına rağmen aynı bayrağın altında kenetlenebilmesidir.   Bugün hepimize düşen görev; kin ve nefreti büyütmek değil, birlik ruhunu güçlendirmektir. Çünkü bu vatan, şehitlerimizin kanıyla, gazilerimizin fedakârlığıyla bizlere emanet edilmiştir. O emanete sahip çıkmak; sadece sözle değil, ahlakımızla, çalışmamızla, dürüstlüğümüzle ve kardeşliğimizle mümkündür.   Unutmayalım ki İstiklâl Marşı’nın yazarı Mehmet Âkif Ersoy’un ifade ettiği ruh, yalnızca geçmişin değil, geleceğin de pusulasıdır. Bayrağımıza, devletimize ve milletimizin ortak değerlerine sahip çıkmak hepimizin ortak sorumluluğudur.   Rabbim bu aziz millete bir daha 15 Temmuz gibi acılar yaşatmasın. Tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve dualarla yâd ediyor; kahraman gazilerimize sağlık, huzur ve bereket dolu ömürler diliyorum.   Çünkü mesele vatansa, gerisi gerçekten teferruattır. Allah bu aziz millete şehit kanıyla sulanmış vatanına bayrağına sahip çıkmayı nasip eylesin, bozgunculardan fitnecilerden uzak eylesin   Hüseyin DENİZ Araştırmacı ve İlahiyatçı Yazar  
Ekleme Tarihi: 16 Temmuz 2026 -Perşembe
Hüseyin Deniz

BIR ÜLKENiN BU KADAR HAİNi OLUR MU?

BİR ÜLKENİN BU KADAR HAİNİ OLUR MU?

Hiçbir ülke yok ki,içinde bizim kadar hain yetiştirebilsin.

Öyle puslu ki  hava, şeytan bile Müslüman mintanı giyiyor.

“Biz savaşı öldüğümüz zaman değil, düşmanlarımıza benzediğimiz zaman kaybederiz.”

 

Tarih boyunca milletleri yıkan yalnızca dış düşmanlar olmamıştır. Asıl tehlike, birlik ruhunun zedelenmesi, ortak değerlerin unutulması ve insanların birbirine olan güvenini kaybetmesidir. Bir milletin en büyük gücü tankı, topu veya silahı değil; vatanına, bayrağına ve milletine sadakatle bağlı insanlarıdır.

 

Temeli sağlam olmayan bir binayı tonlarca demir de ayakta tutamaz. Aynı şekilde, karakteri bozulmuş, vicdanı körelmiş ve millet sevgisini yitirmiş insanlar da hangi makamda bulunursa bulunsun, topluma gerçek anlamda fayda sağlayamaz.

 

15 Temmuz 2016 gecesi, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en karanlık gecelerinden biri yaşandı. Devletin ve milletin iradesine kasteden hain darbe girişiminde yüzlerce vatandaşımız şehit oldu, binlerce insanımız gazi olarak hayatına devam etti. O gece insanlar siyasi görüşlerini, sosyal statülerini ve kişisel hesaplarını bir kenara bırakarak tek yürek hâlinde meydanlara koştu. Çünkü mesele siyaset değil, vatandı. Çünkü mesele iktidar değil, millet iradesiydi.

 

Bugün aradan yıllar geçmiş olabilir; ancak şehitlerimizin fedakârlığı unutulmamalıdır. Gazilerimizin gösterdiği cesaret hafızalardan silinmemelidir. Onların emaneti olan bu vatan, ancak birlik ve beraberlik içinde korunabilir.

 

Ne yazık ki zaman zaman bazı çevrelerin, böylesine önemli günlerde şehitlerimizi anmaktan, gazilerimize vefa göstermekten uzak durduğu görülmektedir. Herkesin düşüncesi farklı olabilir; ancak ortak acılarımıza ve ortak kahramanlarımıza saygı göstermek, millet olmanın gereğidir. Şehitlerimizin hatırası hiçbir siyasi görüşün, hiçbir ideolojinin üzerinde tutulmalıdır.

 

Vatan sevgisi kuru bir slogan değildir. Vatan sevgisi; gerektiğinde fedakârlık yapmak, milletin huzurunu korumak, hukuka sahip çıkmak, ayrıştırıcı değil birleştirici olmaktır. Çünkü bu topraklar, farklı düşüncelere sahip milyonlarca insanın ortak evidir.

 

Bir atasözü der ki: “Körler sağırlar birbirini ağırlar.” İnsan yalnızca kendi düşüncesini duymaya başladığında hakikatten uzaklaşır. Oysa bu milleti ayakta tutan şey, farklılıklarına rağmen aynı bayrağın altında kenetlenebilmesidir.

 

Bugün hepimize düşen görev; kin ve nefreti büyütmek değil, birlik ruhunu güçlendirmektir. Çünkü bu vatan, şehitlerimizin kanıyla, gazilerimizin fedakârlığıyla bizlere emanet edilmiştir. O emanete sahip çıkmak; sadece sözle değil, ahlakımızla, çalışmamızla, dürüstlüğümüzle ve kardeşliğimizle mümkündür.

 

Unutmayalım ki İstiklâl Marşı’nın yazarı Mehmet Âkif Ersoy’un ifade ettiği ruh, yalnızca geçmişin değil, geleceğin de pusulasıdır. Bayrağımıza, devletimize ve milletimizin ortak değerlerine sahip çıkmak hepimizin ortak sorumluluğudur.

 

Rabbim bu aziz millete bir daha 15 Temmuz gibi acılar yaşatmasın. Tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve dualarla yâd ediyor; kahraman gazilerimize sağlık, huzur ve bereket dolu ömürler diliyorum.

 

Çünkü mesele vatansa, gerisi gerçekten teferruattır.

Allah bu aziz millete şehit kanıyla sulanmış vatanına bayrağına sahip çıkmayı nasip eylesin, bozgunculardan fitnecilerden uzak eylesin

 

Hüseyin DENİZ

Araştırmacı ve İlahiyatçı Yazar

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ordumanset.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.