Hüseyin Deniz
Köşe Yazarı
Hüseyin Deniz
 

VALI’YE AKIL VERMEK KOLAY,DEVLETI YÖNETMEK ZORDUR

VALİYE AKIL VERMEK KOLAY, DEVLETİ YÖNETMEK ZOR! Devlet tedbir alınca “yasakçı” almayınca “devlet nerede” diye bağırılıyor.   Bir ilin bütün idari düzeninden, kamu güvenliğinden ve huzurundan sorumlu mülki amirine dönüp, aldığı güvenlik tedbirleri üzerinden “Enerjinizi millete yasak koymaya değil, başka şeylere harcayın” demek ne kadar doğru?   Herkes eleştirebilir.   Ama bir makamı eleştirmek başka, o makamın taşıdığı devlet sorumluluğunu küçümsercesine konuşmak başkadır.   Şunu artık birbirine karıştırmayalım:   Tedbir almak yasakçılık değildir!   Bir maç günü stadyuma binlerce insan giriyor. İçlerinde çocuk var, kadın var, genç var, yaşlı var. Bir kişinin alkolün etkisiyle taşkınlık yapması, kavga çıkarması veya başkasının can güvenliğini tehlikeye atması halinde bunun hesabını kim verecek?   O zaman da mı:   “Vali neden önlem almadı?”   diyeceğiz?   İş işten geçtikten sonra ahkâm kesmek kolaydır.   Asıl maharet, olay çıkmadan önce tedbir almaktır.   Devletin görevi, olay çıktıktan sonra ambulans, polis ve güvenlik gücü göndermek değildir.   Devletin görevi, mümkünse olayın çıkmasına fırsat vermemektir.   Bunun adı yasakçılık değil, kamu yönetimidir.   Bir valinin önündeki dosyanın üzerinde yalnızca imza yoktur.   O imzanın arkasında insan hayatı, kamu güvenliği, huzur ve devlet sorumluluğu vardır.   Vali karar verirken “Bugün birileri bana kızar mı?” diye düşünmez.   “Yarın bir vatandaşın canı yanarsa bunun hesabını kim verecek?” diye düşünmek zorundadır.   İşte devlet adamlığı biraz da budur.   Elbette alınan her karar eleştirilebilir.   Elbette her tedbirin ölçülü, hukuka uygun ve hakkaniyetli olması gerekir.   Fakat kamu düzenini sağlamakla görevli bir makamın aldığı her tedbiri peşinen “millete yasak koymak” diye nitelendirmek, meseleyi basitleştirmekten başka bir şey değildir.   Çünkü özgürlük ile başıboşluk aynı şey değildir.   Özgürlük, başkasının güvenliğini tehdit etme özgürlüğü değildir.   Bir kişinin eğlenme hakkı olabilir.   Ama o eğlence başkasının huzurunu, güvenliğini ve canını tehdit ettiği anda devlet devreye girer.   Girmelidir de!   Sonra da kimse çıkıp:   “Devlet nerede?”   diye sormamalıdır.   Çünkü devlet tam da o noktada vardır!   VALİYE TALİMAT VERMEK KOLAYDIR; VALİLİK SORUMLULUĞUNU TAŞIMAK ZORDUR!   Bir ilin yönetiminden sorumlu valiye “şunu yapma, bunu yapma” demek kolay.   Peki ya alınmayan tedbirlerin bedelini kim ödeyecek?   Bir kavga çıkarsa?   Bir insan yaralanırsa?   Daha ağır bir hadise yaşanırsa?   O zaman sorumluluk yine valinin kapısına dayanmayacak mı?   Öyleyse gelin, kamu yönetiminin temel gerçeğini unutmayalım:   Devlet tedbir alırken alkış beklemez; görevini yapar.   Vatandaş da eleştirisini yapar.   Ama eleştiri yapılırken devlet makamının ağırlığı, hukukun sınırları ve kamu güvenliğinin gereklilikleri göz ardı edilmemelidir.   Bugün bir güvenlik tedbirine kızabilirsiniz.   Yarın o tedbirin neden alındığını daha iyi anlayabilirsiniz.   Fakat devletin güvenlik refleksini sürekli “yasakçılık” etiketiyle mahkûm edersek, sonunda elimizde ne özgürlük kalır ne de güvenlik.   Çünkü güvenliğin olmadığı yerde özgürlük de uzun süre ayakta kalamaz.   Sözün özü:   Tedbirden rahatsız olanlar olabilir. Fakat tedbirsizliğin bedelini millet ödememelidir.   Ve unutulmamalıdır:   VALİ DEVLETİN MAKAMIDIR; O MAKAMI ELEŞTİRMEK HAKTIR, KÜÇÜMSEMEK DEĞİL.   Devletin görevi millete yasak koymak değil; milletin huzurunu, güvenliğini ve hukukunu korumaktır.   Bunu yaparken ölçü, hukuk ve hakkaniyet elbette şarttır.   Ama birilerinin hoşuna gitmedi diye devletin güvenlik tedbirlerine “yasakçılık” damgası vurmak da doğru değildir.   Çünkü devlet yönetmek, uzaktan akıl vermek kadar kolay değildir. Hüseyin DENİZ Araştırmacı ve ilahiyatçı yazar
Ekleme Tarihi: 11 Eylül 2026 -Cuma
Hüseyin Deniz

VALI’YE AKIL VERMEK KOLAY,DEVLETI YÖNETMEK ZORDUR

VALİYE AKIL VERMEK KOLAY, DEVLETİ YÖNETMEK ZOR!

Devlet tedbir alınca “yasakçı” almayınca “devlet nerede” diye bağırılıyor.

 

Bir ilin bütün idari düzeninden, kamu güvenliğinden ve huzurundan sorumlu mülki amirine dönüp, aldığı güvenlik tedbirleri üzerinden “Enerjinizi millete yasak koymaya değil, başka şeylere harcayın” demek ne kadar doğru?

 

Herkes eleştirebilir.

 

Ama bir makamı eleştirmek başka, o makamın taşıdığı devlet sorumluluğunu küçümsercesine konuşmak başkadır.

 

Şunu artık birbirine karıştırmayalım:

 

Tedbir almak yasakçılık değildir!

 

Bir maç günü stadyuma binlerce insan giriyor. İçlerinde çocuk var, kadın var, genç var, yaşlı var. Bir kişinin alkolün etkisiyle taşkınlık yapması, kavga çıkarması veya başkasının can güvenliğini tehlikeye atması halinde bunun hesabını kim verecek?

 

O zaman da mı:

 

“Vali neden önlem almadı?”

 

diyeceğiz?

 

İş işten geçtikten sonra ahkâm kesmek kolaydır.

 

Asıl maharet, olay çıkmadan önce tedbir almaktır.

 

Devletin görevi, olay çıktıktan sonra ambulans, polis ve güvenlik gücü göndermek değildir.

 

Devletin görevi, mümkünse olayın çıkmasına fırsat vermemektir.

 

Bunun adı yasakçılık değil, kamu yönetimidir.

 

Bir valinin önündeki dosyanın üzerinde yalnızca imza yoktur.

 

O imzanın arkasında insan hayatı, kamu güvenliği, huzur ve devlet sorumluluğu vardır.

 

Vali karar verirken “Bugün birileri bana kızar mı?” diye düşünmez.

 

“Yarın bir vatandaşın canı yanarsa bunun hesabını kim verecek?” diye düşünmek zorundadır.

 

İşte devlet adamlığı biraz da budur.

 

Elbette alınan her karar eleştirilebilir.

 

Elbette her tedbirin ölçülü, hukuka uygun ve hakkaniyetli olması gerekir.

 

Fakat kamu düzenini sağlamakla görevli bir makamın aldığı her tedbiri peşinen “millete yasak koymak” diye nitelendirmek, meseleyi basitleştirmekten başka bir şey değildir.

 

Çünkü özgürlük ile başıboşluk aynı şey değildir.

 

Özgürlük, başkasının güvenliğini tehdit etme özgürlüğü değildir.

 

Bir kişinin eğlenme hakkı olabilir.

 

Ama o eğlence başkasının huzurunu, güvenliğini ve canını tehdit ettiği anda devlet devreye girer.

 

Girmelidir de!

 

Sonra da kimse çıkıp:

 

“Devlet nerede?”

 

diye sormamalıdır.

 

Çünkü devlet tam da o noktada vardır!

 

VALİYE TALİMAT VERMEK KOLAYDIR; VALİLİK SORUMLULUĞUNU TAŞIMAK ZORDUR!

 

Bir ilin yönetiminden sorumlu valiye “şunu yapma, bunu yapma” demek kolay.

 

Peki ya alınmayan tedbirlerin bedelini kim ödeyecek?

 

Bir kavga çıkarsa?

 

Bir insan yaralanırsa?

 

Daha ağır bir hadise yaşanırsa?

 

O zaman sorumluluk yine valinin kapısına dayanmayacak mı?

 

Öyleyse gelin, kamu yönetiminin temel gerçeğini unutmayalım:

 

Devlet tedbir alırken alkış beklemez; görevini yapar.

 

Vatandaş da eleştirisini yapar.

 

Ama eleştiri yapılırken devlet makamının ağırlığı, hukukun sınırları ve kamu güvenliğinin gereklilikleri göz ardı edilmemelidir.

 

Bugün bir güvenlik tedbirine kızabilirsiniz.

 

Yarın o tedbirin neden alındığını daha iyi anlayabilirsiniz.

 

Fakat devletin güvenlik refleksini sürekli “yasakçılık” etiketiyle mahkûm edersek, sonunda elimizde ne özgürlük kalır ne de güvenlik.

 

Çünkü güvenliğin olmadığı yerde özgürlük de uzun süre ayakta kalamaz.

 

Sözün özü:

 

Tedbirden rahatsız olanlar olabilir.

Fakat tedbirsizliğin bedelini millet ödememelidir.

 

Ve unutulmamalıdır:

 

VALİ DEVLETİN MAKAMIDIR; O MAKAMI ELEŞTİRMEK HAKTIR, KÜÇÜMSEMEK DEĞİL.

 

Devletin görevi millete yasak koymak değil; milletin huzurunu, güvenliğini ve hukukunu korumaktır.

 

Bunu yaparken ölçü, hukuk ve hakkaniyet elbette şarttır.

 

Ama birilerinin hoşuna gitmedi diye devletin güvenlik tedbirlerine “yasakçılık” damgası vurmak da doğru değildir.

 

Çünkü devlet yönetmek, uzaktan akıl vermek kadar kolay değildir.

Hüseyin DENİZ

Araştırmacı ve ilahiyatçı yazar

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ordumanset.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.