ENSEDE BOZA PİŞİRMEK!
Adalet topaldır ama er ya da geç hedefine ulaşır!
Değerli dostlarım;
Hayat bazen insana öyle bir yanılgı yaşatır ki, bazıları yaptıkları haksızlıkların, kurdukları oyunların ve döktükleri gözyaşlarının yanlarına kâr kalacağını zanneder.
Sanırlar ki güç onların elindedir…
Sanırlar ki makam, mevki, para, çevre ve nüfuz kendilerini sonsuza kadar koruyacaktır.
Oysa büyük bir yanılgı içindedirler!
Çünkü adalet topaldır; fakat kör değildir.
Geç gelir, belki ağır gelir, belki insanı uzun süre bekletir… Ama geldiği zaman da hesabı tek tek sorar.
Bugün başkasının hakkını yiyen, yarın kendi hakkının yenilmesiyle karşılaşabilir.
Bugün bir insanın onurunu kıran, yarın kendi onurunun sınandığını görebilir.
Bugün başkasına kurduğu tuzağın, yarın kendi ayağına dolanmayacağının hiçbir garantisi yoktur.
Çünkü hayatın bir terazisi vardır.
O terazinin adı vicdandır, hakkaniyettir, adalettir.
İnsanlardan kaçabilirsiniz.
Makamlardan, çevrenizden, hatta bir süreliğine hesap vermekten de kurtulabilirsiniz.
Ama hakikatten kaçamazsınız.
Adalet doğru düşünüyorsa, hiçbir güç onun karşısında sonsuza kadar duramaz.
Haksızlığa uğrayan insan bazen susar.
Cevap vermez.
Kavga etmez.
Hatta kendisine yapılanları sineye çekmiş gibi görünür.
Sakın bu sessizliği acizlik sanmayın!
Bazen insanın susması, hesabı Allah’a ve adalete bırakmasıdır.
Ve işte o gün geldiğinde, yıllarca başkasına yaşatılan sıkıntılar birer birer insanın karşısına çıkar.
“Enseme boza pişirdim, kimse görmedi” diye düşünmeyin.
Görmeyen gözler olabilir.
Duymayan kulaklar olabilir.
Suskun kalan insanlar olabilir.
Fakat adalet mutlaka bir gün kapınızı çalar.
O kapıyı açtığınızda ise makamınızın, paranızın, şöhretinizin veya çevrenizin hiçbir anlamı kalmayabilir.
Çünkü adaletin karşısında herkes eşittir.
Ne zenginlik kurtarır insanı ne makam…
Ne de kalabalık bir çevre.
İnsanın yanında sadece haklılığı, vicdanı ve yaptığı iyilikler kalır.
Bu nedenle kimsenin ahını almayın.
Kimsenin hakkına girmeyin.
Kimseyi küçük görmeyin.
Bir insanın gözyaşını sebep olduğunuz bir haksızlıkla akıtmayın.
Çünkü mazlumun ahı, zalimin saltanatından daha güçlüdür.
Unutmayalım:
Adalet topaldır ama aksak değildir.
Yavaş yürür ama yolunu şaşırmaz.
Geç gelir ama geldiğinde hesabı eksik bırakmaz.
Bugün başkasının ensesinde boza pişirenler, yarın kendi enselerinde adaletin nefesini hissedebilirler.
Onun için gelin, adaletin gelmesini beklemek yerine adaletli insanlar olalım.
Çünkü bu dünyada en büyük zenginlik; kimsenin bedduasını almadan, kimsenin hakkını yemeden ve arkamızda temiz bir vicdan bırakarak yaşamaktır.
Hak yerini bulur.
Adalet er ya da geç tecelli eder.
Ve o gün geldiğinde herkes, yaptığının karşılığını mutlaka görür.
Adalet gecikebilir…
Ama asla kaybolmaz!
Hüseyin DENİZ
Araştırmacı ve ilahiyatçı yazar