Hüseyin Deniz
Köşe Yazarı
Hüseyin Deniz
 

COCUKLARIMIZI OKULA GÖNDERELIM

ÇOCUKLARIMIZI OKULA GÖNDERELİM! Kız çocuklarını eğitimden mahrum bırakmak, onların geleceği karartmaktır.   Okulların açılmasıyla birlikte caddeler, sokaklar ve mahalleler yeniden çocuk sesleriyle şenlendi. Çantalarını sırtlarına takan yavrularımız, geleceğe doğru ilk adımlarını attı.   Fakat hâlâ bazı aileler, “Kız çocuğu okumaz!” diyerek evlatlarını okuldan uzak tutuyor.   Bu anlayış yalnızca yanlış değil; aynı zamanda ağır bir vebaldir!   Bir çocuğun eğitim hakkını elinden almak, onun hayallerini, özgürlüğünü ve geleceğini elinden almaktır. Hele bunu sırf kız olduğu için yapmak, ne vicdanla ne adaletle ne de insanlıkla bağdaşır.   Kız çocukları da erkek çocukları kadar okumalı, öğrenmeli ve hayata hazırlanmalıdır.   Çünkü eğitim bir ayrıcalık değil, her çocuğun hakkıdır. Kız evlatlarımız yalnızca evin içinde değil; okulda, üniversitede, iş hayatında, bilimde, sanatta, siyasette ve devletin her kademesinde var olmalıdır.   Bugünün küçük öğrencileri, yarının öğretmenleri, doktorları, mühendisleri, hâkimleri, yöneticileri ve devlet adamları olacaktır.   Bugün okul yolunda yürüyen o çocuklar, yarın ülkemizin kaderinde söz sahibi olacaktır.   Peki biz ne yapıyoruz?   Kimi aileler oğluna her türlü imkânı sunarken kızının önüne duvar örüyor. Kız çocuğunu okutmayıp onu erken yaşta evliliğe, bilgisizliğe ve çaresizliğe mahkûm ediyor.   Bu nasıl bir anlayıştır?   Bir evladın kız doğması, onun eğitim hakkını ortadan kaldırır mı?   Kız çocuklarının aklı yok mu? Hayali yok mu? Yeteneği yok mu? Bu ülkeye hizmet etmeye hakkı yok mu?   Elbette vardır!   Hem de fazlasıyla vardır.   Kız çocuklarını okutmayarak yalnızca bir çocuğu değil, bütün toplumu kaybediyoruz. Çünkü eğitimli bir kız, eğitimli bir anne; eğitimli bir anne ise bilinçli, güçlü ve sağlıklı bir nesil demektir.   Bir kız çocuğunun elinden kitabını almak, aslında bir ailenin ve bir milletin geleceğinden umut çalmaktır.   “Kız çocuğu okumaz” diyenler bilmelidir ki cehaletin cinsiyeti yoktur; fakat cehaletin bedelini bütün toplum öder.   Bugün kızını okuldan uzak tutan aile, yarın onun karşısına çıkan fırsatların hesabını veremez. Kaybedilen yıllar geri gelmez. Kırılan hayaller kolay kolay onarılmaz.   Bu nedenle anne ve babalara açıkça sesleniyorum:   Çocuklarınızı okula gönderin!   Kız erkek ayrımı yapmadan her evladınızı eğitimle buluşturun. Onların elinden kalemi, kitabı ve defteri almayın. Çocuklarınızı cehaletin karanlığına değil, bilginin aydınlığına teslim edin.   Unutmayın:   Okuyan çocuk güçlenir. Eğitimli çocuk özgürleşir. Bilinçli çocuk ülkesini yükseltir.   Devletin görevi de bu konuda nettir: Her çocuğun eğitim hakkını güvence altına almak, özellikle kız çocuklarının okuldan koparılmasına izin vermemek ve aileleri bu konuda bilinçlendirmektir.   Hiçbir gelenek, hiçbir yanlış anlayış, hiçbir bahane bir çocuğun eğitim hakkından üstün değildir.   Çocuklarımız bizim malımız değil, bize emanet edilmiş canlardır. Onların geleceğini korkularımıza, yanlış inançlarımıza ve dar kalıplarımıza kurban edemeyiz.   Bugün okul kapısından içeri giren her çocuk, yarının Türkiye’sini kuracaktır.   Belki içlerinden biri öğretmen olacak, binlerce çocuğa ışık tutacak.   Belki biri doktor olacak, hayat kurtaracak.   Belki biri mühendis olacak, ülkemize eser kazandıracak.   Belki biri hâkim, savcı, kaymakam, milletvekili ya da devletin en üst kademelerinde görev yapan bir yönetici olacak.   O çocuğun kız ya da erkek olması değil, aldığı eğitim ve taşıdığı değerler önemlidir.   Artık yeter!   Kız çocuklarını eve hapsetme, hayallerini küçümseme, eğitimden mahrum bırakma devri sona ermelidir.   Her çocuk okula gidecek!   Her çocuk okuyacak!   Her çocuk kendi geleceğini kurma hakkına sahip olacak!   Çünkü bir ülkenin gerçek zenginliği ne petrolüdür ne altınıdır ne de sahip olduğu binalardır.   Bir ülkenin en büyük zenginliği, iyi yetişmiş çocuklarıdır.   Ve son söz:   Çocuklarımızı okula gönderelim. Kız erkek ayrımı yapmayalım. Cehalete teslim olmayalım. Geleceğimizi karartmayalım!   Çünkü bugün eğitimden mahrum bıraktığımız her çocuk, yarın hepimizin kaybıdır. Hüseyin DENİZ Araştırmacı ve ilahiyatçı yazar
Ekleme Tarihi: 20 Eylül 2026 -Pazar
Hüseyin Deniz

COCUKLARIMIZI OKULA GÖNDERELIM

ÇOCUKLARIMIZI OKULA GÖNDERELİM!

Kız çocuklarını eğitimden mahrum bırakmak, onların geleceği karartmaktır.

 

Okulların açılmasıyla birlikte caddeler, sokaklar ve mahalleler yeniden çocuk sesleriyle şenlendi. Çantalarını sırtlarına takan yavrularımız, geleceğe doğru ilk adımlarını attı.

 

Fakat hâlâ bazı aileler, “Kız çocuğu okumaz!” diyerek evlatlarını okuldan uzak tutuyor.

 

Bu anlayış yalnızca yanlış değil; aynı zamanda ağır bir vebaldir!

 

Bir çocuğun eğitim hakkını elinden almak, onun hayallerini, özgürlüğünü ve geleceğini elinden almaktır. Hele bunu sırf kız olduğu için yapmak, ne vicdanla ne adaletle ne de insanlıkla bağdaşır.

 

Kız çocukları da erkek çocukları kadar okumalı, öğrenmeli ve hayata hazırlanmalıdır.

 

Çünkü eğitim bir ayrıcalık değil, her çocuğun hakkıdır. Kız evlatlarımız yalnızca evin içinde değil; okulda, üniversitede, iş hayatında, bilimde, sanatta, siyasette ve devletin her kademesinde var olmalıdır.

 

Bugünün küçük öğrencileri, yarının öğretmenleri, doktorları, mühendisleri, hâkimleri, yöneticileri ve devlet adamları olacaktır.

 

Bugün okul yolunda yürüyen o çocuklar, yarın ülkemizin kaderinde söz sahibi olacaktır.

 

Peki biz ne yapıyoruz?

 

Kimi aileler oğluna her türlü imkânı sunarken kızının önüne duvar örüyor. Kız çocuğunu okutmayıp onu erken yaşta evliliğe, bilgisizliğe ve çaresizliğe mahkûm ediyor.

 

Bu nasıl bir anlayıştır?

 

Bir evladın kız doğması, onun eğitim hakkını ortadan kaldırır mı?

 

Kız çocuklarının aklı yok mu? Hayali yok mu? Yeteneği yok mu? Bu ülkeye hizmet etmeye hakkı yok mu?

 

Elbette vardır!

 

Hem de fazlasıyla vardır.

 

Kız çocuklarını okutmayarak yalnızca bir çocuğu değil, bütün toplumu kaybediyoruz. Çünkü eğitimli bir kız, eğitimli bir anne; eğitimli bir anne ise bilinçli, güçlü ve sağlıklı bir nesil demektir.

 

Bir kız çocuğunun elinden kitabını almak, aslında bir ailenin ve bir milletin geleceğinden umut çalmaktır.

 

“Kız çocuğu okumaz” diyenler bilmelidir ki cehaletin cinsiyeti yoktur; fakat cehaletin bedelini bütün toplum öder.

 

Bugün kızını okuldan uzak tutan aile, yarın onun karşısına çıkan fırsatların hesabını veremez. Kaybedilen yıllar geri gelmez. Kırılan hayaller kolay kolay onarılmaz.

 

Bu nedenle anne ve babalara açıkça sesleniyorum:

 

Çocuklarınızı okula gönderin!

 

Kız erkek ayrımı yapmadan her evladınızı eğitimle buluşturun. Onların elinden kalemi, kitabı ve defteri almayın. Çocuklarınızı cehaletin karanlığına değil, bilginin aydınlığına teslim edin.

 

Unutmayın:

 

Okuyan çocuk güçlenir.

Eğitimli çocuk özgürleşir.

Bilinçli çocuk ülkesini yükseltir.

 

Devletin görevi de bu konuda nettir: Her çocuğun eğitim hakkını güvence altına almak, özellikle kız çocuklarının okuldan koparılmasına izin vermemek ve aileleri bu konuda bilinçlendirmektir.

 

Hiçbir gelenek, hiçbir yanlış anlayış, hiçbir bahane bir çocuğun eğitim hakkından üstün değildir.

 

Çocuklarımız bizim malımız değil, bize emanet edilmiş canlardır. Onların geleceğini korkularımıza, yanlış inançlarımıza ve dar kalıplarımıza kurban edemeyiz.

 

Bugün okul kapısından içeri giren her çocuk, yarının Türkiye’sini kuracaktır.

 

Belki içlerinden biri öğretmen olacak, binlerce çocuğa ışık tutacak.

 

Belki biri doktor olacak, hayat kurtaracak.

 

Belki biri mühendis olacak, ülkemize eser kazandıracak.

 

Belki biri hâkim, savcı, kaymakam, milletvekili ya da devletin en üst kademelerinde görev yapan bir yönetici olacak.

 

O çocuğun kız ya da erkek olması değil, aldığı eğitim ve taşıdığı değerler önemlidir.

 

Artık yeter!

 

Kız çocuklarını eve hapsetme, hayallerini küçümseme, eğitimden mahrum bırakma devri sona ermelidir.

 

Her çocuk okula gidecek!

 

Her çocuk okuyacak!

 

Her çocuk kendi geleceğini kurma hakkına sahip olacak!

 

Çünkü bir ülkenin gerçek zenginliği ne petrolüdür ne altınıdır ne de sahip olduğu binalardır.

 

Bir ülkenin en büyük zenginliği, iyi yetişmiş çocuklarıdır.

 

Ve son söz:

 

Çocuklarımızı okula gönderelim.

Kız erkek ayrımı yapmayalım.

Cehalete teslim olmayalım.

Geleceğimizi karartmayalım!

 

Çünkü bugün eğitimden mahrum bıraktığımız her çocuk, yarın hepimizin kaybıdır.

Hüseyin DENİZ

Araştırmacı ve ilahiyatçı yazar

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ordumanset.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.