Hüseyin Deniz
Köşe Yazarı
Hüseyin Deniz
 

DEYYUS KIMDIR?

DEYYUS KİMDİR?   Toplumları ayakta tutan sadece kanunlar değildir. Asıl ayakta tutan; hayâ, iffet, edep, sadakat ve aileyi koruma şuurudur. Bu değerler zayıfladığında yalnız aile değil, toplumun temelleri de sarsılır.   Dinimiz, aileyi mukaddes bir emanet olarak görür. Eşler birbirlerinin huzuru, güveni ve namusunun koruyucusudur. Anne ve babalar da evlatlarının sadece maddî ihtiyaçlarından değil, manevî terbiyelerinden de sorumludur.   Peygamber Efendimiz (s.a.v.), ailesinin iffetini ve ahlâkını koruma sorumluluğunu terk eden kimseler hakkında ağır uyarılarda bulunmuştur. Hadislerde geçen “deyyus” kavramı; ailesindeki açık iffetsizlik ve ahlâksızlığa göz yuman, bunu önemsemeyen veya normal karşılayan kimseyi ifade eder. Bu sebeple hadislerde deyyusluk, müminin uzak durması gereken ağır bir ahlâkî kusur olarak zikredilmiştir.   Burada dikkat edilmesi gereken nokta şudur: İslam’ın öğrettiği gayret, yani aileyi koruma hassasiyeti; baskı, şiddet, hakaret veya zulüm anlamına gelmez. Bilakis sevgi, saygı, edep ve sorumluluk bilinciyle aileyi muhafaza etmektir. Mümin, ailesini Allah’ın rızasına uygun bir hayat yaşamaya teşvik eder; güzel örnek olur, merhametle nasihat eder.   Bugün özgürlük adına birçok kavram yeniden tanımlanıyor. Ancak gerçek özgürlük, insanın nefsinin ve modaların esiri olması değil; Rabbinin koyduğu ölçülere göre yaşayabilmesidir. Edep, hayâ ve iffet çağın gerisinde kalmış değerler değil, insan onurunun en kıymetli süsüdür.   Her erkek, ailesine karşı sorumludur; her kadın da ailesinin huzur ve iffetine katkı sunmakla yükümlüdür. Kur’an-ı Kerim’de mümin erkeklere ve mümin kadınlara gözlerini haramdan sakınmaları ve iffetlerini korumaları emredilmiştir. Bu sorumluluk tek taraflı değil, karşılıklıdır.   Toplumun huzuru, güçlü ailelerle mümkündür. Güçlü aile ise sevgiyle, sadakatle, güvenle ve Allah’ın çizdiği sınırları gözetmekle kurulur. Ahlâkın zayıfladığı yerde huzur da zayıflar; iffetin korunduğu yerde ise güven ve bereket hâkim olur.   Rabbimiz bizleri hayâsını muhafaza eden, ailesine karşı sorumluluğunu yerine getiren, edebi ve iffeti hayatının rehberi yapan kullarından eylesin. Çünkü aileyi korumak, sadece bir gelenek değil; Allah’ın insana yüklediği büyük bir emanettir. Hüseyin DENİZ Araştırmacı ve ilahiyatçı yazar
Ekleme Tarihi: 19 Temmuz 2026 -Pazar
Hüseyin Deniz

DEYYUS KIMDIR?

DEYYUS KİMDİR?

 

Toplumları ayakta tutan sadece kanunlar değildir. Asıl ayakta tutan; hayâ, iffet, edep, sadakat ve aileyi koruma şuurudur. Bu değerler zayıfladığında yalnız aile değil, toplumun temelleri de sarsılır.

 

Dinimiz, aileyi mukaddes bir emanet olarak görür. Eşler birbirlerinin huzuru, güveni ve namusunun koruyucusudur. Anne ve babalar da evlatlarının sadece maddî ihtiyaçlarından değil, manevî terbiyelerinden de sorumludur.

 

Peygamber Efendimiz (s.a.v.), ailesinin iffetini ve ahlâkını koruma sorumluluğunu terk eden kimseler hakkında ağır uyarılarda bulunmuştur. Hadislerde geçen “deyyus” kavramı; ailesindeki açık iffetsizlik ve ahlâksızlığa göz yuman, bunu önemsemeyen veya normal karşılayan kimseyi ifade eder. Bu sebeple hadislerde deyyusluk, müminin uzak durması gereken ağır bir ahlâkî kusur olarak zikredilmiştir.

 

Burada dikkat edilmesi gereken nokta şudur: İslam’ın öğrettiği gayret, yani aileyi koruma hassasiyeti; baskı, şiddet, hakaret veya zulüm anlamına gelmez. Bilakis sevgi, saygı, edep ve sorumluluk bilinciyle aileyi muhafaza etmektir. Mümin, ailesini Allah’ın rızasına uygun bir hayat yaşamaya teşvik eder; güzel örnek olur, merhametle nasihat eder.

 

Bugün özgürlük adına birçok kavram yeniden tanımlanıyor. Ancak gerçek özgürlük, insanın nefsinin ve modaların esiri olması değil; Rabbinin koyduğu ölçülere göre yaşayabilmesidir. Edep, hayâ ve iffet çağın gerisinde kalmış değerler değil, insan onurunun en kıymetli süsüdür.

 

Her erkek, ailesine karşı sorumludur; her kadın da ailesinin huzur ve iffetine katkı sunmakla yükümlüdür. Kur’an-ı Kerim’de mümin erkeklere ve mümin kadınlara gözlerini haramdan sakınmaları ve iffetlerini korumaları emredilmiştir. Bu sorumluluk tek taraflı değil, karşılıklıdır.

 

Toplumun huzuru, güçlü ailelerle mümkündür. Güçlü aile ise sevgiyle, sadakatle, güvenle ve Allah’ın çizdiği sınırları gözetmekle kurulur. Ahlâkın zayıfladığı yerde huzur da zayıflar; iffetin korunduğu yerde ise güven ve bereket hâkim olur.

 

Rabbimiz bizleri hayâsını muhafaza eden, ailesine karşı sorumluluğunu yerine getiren, edebi ve iffeti hayatının rehberi yapan kullarından eylesin. Çünkü aileyi korumak, sadece bir gelenek değil; Allah’ın insana yüklediği büyük bir emanettir.

Hüseyin DENİZ

Araştırmacı ve ilahiyatçı yazar

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ordumanset.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.