GAZETECİLER VE BASIN BAYRAMI
Kalem Susarsa, Hakikat Yetim Kalır!
Gazetecilik…
Kimi zaman bir kalemin mürekkebinde, kimi zaman bir fotoğraf karesinde, kimi zaman da gecenin bir yarısında gelen bir haberin peşinde saklıdır.
Gazeteci; toplumun gören gözü, duyan kulağı ve konuşan dili olma sorumluluğunu taşıyan kişidir. O, herkesin sustuğu yerde soruyu sorar; herkesin görmezden geldiği yerde gerçeğin üzerine ışık tutar.
Çünkü gazetecilik yalnızca haber yazmak değildir.
Gazetecilik; doğruyu araştırmak, yanlışı sorgulamak, mağdurun sesini duyurmak, kamuoyunu bilgilendirmek ve hakikatin yanında durmaktır.
Elbette her meslekte olduğu gibi gazetecilikte de büyük bir sorumluluk vardır. Bir haber, bir insanın hayatını etkileyebilir. Bir başlık, toplumun düşüncesini değiştirebilir. Bu nedenle gazetecinin kalemi; iftiranın değil gerçeğin, kinin değil adaletin, menfaatin değil kamu yararının emrinde olmalıdır.
Unutulmamalıdır ki:
Yalan hızlı yayılır; fakat hakikat er ya da geç yolunu bulur.
Gerçek gazeteci; makamdan, mevkiden, güçten ve menfaatten çekinmeden doğru bildiğini yazabilendir. Ancak bunu yaparken hakaretten, iftiradan ve kişilik haklarını zedelemekten de uzak durmalıdır. Çünkü basın özgürlüğü kadar basın ahlakı da önemlidir.
Gazetecilik, sadece haber yapmak değil; aynı zamanda güven inşa etmektir.
Bugün basın mensuplarımız; savaşta, afette, yangında, depremde, selde, gece-gündüz demeden görev yapıyor. Herkesin kaçtığı yere onlar gidiyor, herkesin sustuğu yerde onlar soruyor, herkesin bilmek istediğini kamuoyuna ulaştırıyor.
Bazen bir haber için saatlerce bekliyor, bazen ailesinden ve sevdiklerinden uzak kalıyor, bazen de büyük riskler alıyorlar.
Çünkü onların görevi sadece bir haber yazmak değil, tarihe tanıklık etmektir.
Bir toplumun hafızası gazetecilerin kaleminde yaşar.
Bugün okuduğumuz haberler, yarının tarihine dönüşür. Bugünün fotoğrafları, yarının belgeleri olur. Bu nedenle gazetecinin elindeki kamera, sadece bir görüntü kaydetmez; zamanı kaydeder.
Gazetecinin kalemi sadece bir yazı yazmaz; toplumun vicdanına not düşer.
Bu vesileyle doğru, tarafsız, ilkeli ve ahlaklı gazetecilik anlayışını yaşatan bütün basın mensuplarımızın Gazeteciler ve Basın Bayramı’nı kutluyorum.
Kalemi hakikatten yana olanlara…
Zor şartlarda görev yapanlara…
Haksızlığa uğrayanların sesini duyuranlara…
Gecesini gündüzüne katan, kamuoyunu doğru bilgilendirmek için emek veren bütün gazetecilere selam olsun.
Çünkü gazetecilik, yalnızca bir meslek değil;
Hakikatin peşinde koşma cesaretidir.
Ve unutmayalım:
“Kalem susarsa, hakikat yetim kalır!”
Gazeteciler ve Basın Bayramı kutlu olsun.
Hüseyin DENİZ
Araştırmacı ve ilahiyatçı yazar