Hüseyin Deniz
Köşe Yazarı
Hüseyin Deniz
 

HAYDIN ÇOCUKLAR KUR’AN‘A

HAYDİN ÇOCUKLAR KUR’AN’A   Yaz mevsimi, çocuklarımız için sadece dinlenme ve eğlenme zamanı değil; aynı zamanda manevi eğitimlerini güçlendirecek önemli bir fırsattır. Bu sebeple her yıl olduğu gibi bu yaz da çocuklarımızı camilerde açılan Kur’an kurslarına ve medreselerde verilen Kur’an eğitimlerine göndermeyi ihmal etmeyelim.   Bugün evlatlarımızın yarını, bugün alacakları eğitimle şekillenecektir. Çocuklarımızın bizim değerlerimizle yetişmeleri, dinine, vatanına, milletine ve ailesine bağlı bireyler olmaları; camiyle, Kur’an’la, namazla ve cemaatle iç içe büyümeleriyle mümkündür. Secdeye alışan bir nesil, Rabbini tanır; Rabbini tanıyan bir nesil ise kötülüklerden uzak durmayı öğrenir.   Hazreti Ömer (radıyallahu anh) şöyle buyurur: “Küçük yaşta verilen eğitim, taşa işlenen nakış gibidir; asla silinmez.”   Gerçekten de taşa işlenen bir nakış, yıllar geçse bile varlığını korur. Oysa tahtaya işlenen zamanla deforme olur, saman çürür gider, demir bile paslanabilir. Fakat sağlam bir zemine işlenen iz kalıcıdır. İşte çocuklarımızın gönlü de böyledir. Küçük yaşlarda verilen iman, Kur’an ve ahlak eğitimi onların hayatı boyunca yolunu aydınlatacak bir kandil olacaktır.   Sevgili Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) bizlere şu müjdeyi vermektedir:   “Sizin en hayırlınız, Kur’an’ı öğrenen ve öğreteninizdir.”   Dikkat edelim… Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), “En hayırlınız en zengin olanınızdır.” buyurmuyor. “En yüksek makama geleninizdir.” demiyor. “En gösterişli evlere, en pahalı elbiselere ve en lüks arabalara sahip olanınızdır.” da buyurmuyor.   Hayırlı insan olmanın ölçüsü; Kur’an’ı öğrenmek, yaşamak ve onu başkalarına öğretmektir.   Bugün çocuklarımızı sadece dünya hayatına hazırlamakla yetinmemeliyiz. Diploma elbette önemlidir; ancak imansız bir diploma, ahlaksız bir kariyer ve Kur’an’dan uzak bir hayat gerçek başarı değildir. Asıl başarı; hem dünyasını hem de ahiretini kazanabilen bir evlat yetiştirebilmektir.   Unutmayalım ki çocuklarımız bize Allah’ın emanetidir. Yarın mahşer gününde Rabbimiz bize sadece onları nasıl giydirdiğimizi, nasıl yedirdiğimizi değil; dinlerini öğretip öğretmediğimizi de soracaktır. O gün pişman olmamak için bugün görevimizi yerine getirelim.   Haydi anne babalar!   Haydi dedeler, nineler!   Haydi çocuklar Kur’an’a…   Camilerimizi çocuk sesleriyle şenlendirelim. Kur’an kurslarımızı dolduralım. Evlatlarımızı Kur’an’ın nuruyla buluşturalım ki hem dünyaları huzur bulsun hem de ahiretleri aydınlık olsun.   Rabbimiz, çocuklarımızı Kur’an’la yaşayan, Kur’an’ı anlayan, Kur’an’ı ahlak edinen salih kullarından eylesin. Âmin. Hüseyin DENİZ Araştırmacı ve ilahiyatçı yazar
Ekleme Tarihi: 06 Temmuz 2026 -Pazartesi
Hüseyin Deniz

HAYDIN ÇOCUKLAR KUR’AN‘A

HAYDİN ÇOCUKLAR KUR’AN’A

 

Yaz mevsimi, çocuklarımız için sadece dinlenme ve eğlenme zamanı değil; aynı zamanda manevi eğitimlerini güçlendirecek önemli bir fırsattır. Bu sebeple her yıl olduğu gibi bu yaz da çocuklarımızı camilerde açılan Kur’an kurslarına ve medreselerde verilen Kur’an eğitimlerine göndermeyi ihmal etmeyelim.

 

Bugün evlatlarımızın yarını, bugün alacakları eğitimle şekillenecektir. Çocuklarımızın bizim değerlerimizle yetişmeleri, dinine, vatanına, milletine ve ailesine bağlı bireyler olmaları; camiyle, Kur’an’la, namazla ve cemaatle iç içe büyümeleriyle mümkündür. Secdeye alışan bir nesil, Rabbini tanır; Rabbini tanıyan bir nesil ise kötülüklerden uzak durmayı öğrenir.

 

Hazreti Ömer (radıyallahu anh) şöyle buyurur: “Küçük yaşta verilen eğitim, taşa işlenen nakış gibidir; asla silinmez.”

 

Gerçekten de taşa işlenen bir nakış, yıllar geçse bile varlığını korur. Oysa tahtaya işlenen zamanla deforme olur, saman çürür gider, demir bile paslanabilir. Fakat sağlam bir zemine işlenen iz kalıcıdır. İşte çocuklarımızın gönlü de böyledir. Küçük yaşlarda verilen iman, Kur’an ve ahlak eğitimi onların hayatı boyunca yolunu aydınlatacak bir kandil olacaktır.

 

Sevgili Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) bizlere şu müjdeyi vermektedir:

 

“Sizin en hayırlınız, Kur’an’ı öğrenen ve öğreteninizdir.”

 

Dikkat edelim… Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), “En hayırlınız en zengin olanınızdır.” buyurmuyor. “En yüksek makama geleninizdir.” demiyor. “En gösterişli evlere, en pahalı elbiselere ve en lüks arabalara sahip olanınızdır.” da buyurmuyor.

 

Hayırlı insan olmanın ölçüsü; Kur’an’ı öğrenmek, yaşamak ve onu başkalarına öğretmektir.

 

Bugün çocuklarımızı sadece dünya hayatına hazırlamakla yetinmemeliyiz. Diploma elbette önemlidir; ancak imansız bir diploma, ahlaksız bir kariyer ve Kur’an’dan uzak bir hayat gerçek başarı değildir. Asıl başarı; hem dünyasını hem de ahiretini kazanabilen bir evlat yetiştirebilmektir.

 

Unutmayalım ki çocuklarımız bize Allah’ın emanetidir. Yarın mahşer gününde Rabbimiz bize sadece onları nasıl giydirdiğimizi, nasıl yedirdiğimizi değil; dinlerini öğretip öğretmediğimizi de soracaktır. O gün pişman olmamak için bugün görevimizi yerine getirelim.

 

Haydi anne babalar!

 

Haydi dedeler, nineler!

 

Haydi çocuklar Kur’an’a…

 

Camilerimizi çocuk sesleriyle şenlendirelim. Kur’an kurslarımızı dolduralım. Evlatlarımızı Kur’an’ın nuruyla buluşturalım ki hem dünyaları huzur bulsun hem de ahiretleri aydınlık olsun.

 

Rabbimiz, çocuklarımızı Kur’an’la yaşayan, Kur’an’ı anlayan, Kur’an’ı ahlak edinen salih kullarından eylesin. Âmin.

Hüseyin DENİZ

Araştırmacı ve ilahiyatçı yazar

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ordumanset.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.