Hüseyin Deniz
Köşe Yazarı
Hüseyin Deniz
 

SIYASETLE ILGILENMEYEN MÜSLÜMANI İSLAM’LA ILGILENMEYEN SIYASETÇILER YÖNETIRLER

SİYASETLE İLGİLENMEYEN MÜSLÜMAN’I, İSLAM’LA İLGİLENMEYEN SİYASETÇİ YÖNETİR   “Ben Müslümanım, siyasetle ilgilenmem.”   Bu söz, masum bir uzak duruş değil; çoğu zaman büyük bir gafletin ifadesidir. Çünkü insan, yaşadığı toplumdan, ülkesinden ve alınan kararlardan bağımsız yaşayamaz. Siyaset; eğitimden ekonomiye, adaletten aile yapısına, ahlaktan gençliğin geleceğine kadar hayatın tam merkezindedir. Siyaseti önemsiz gören, aslında kendi hayatını başkalarının insafına terk ediyor demektir.   Siyaset; sadece seçim zamanı sandığa gitmek, bir partiye üye olmak ya da televizyon tartışmalarını izlemek değildir. Siyaset; adalet, emanet, liyakat, kul hakkı ve milletin geleceği meselesidir. Bu alanı boş bırakanlar, sonra başlarına gelenlerden şikâyet etmeye de hak iddia edemezler.   Bir Müslüman elbette her siyasi tartışmanın içine girmek zorunda değildir. Ama ülkesinde olup bitenlerden habersiz kalamaz. Kim ne söylüyor, kim ne yapıyor, kim hangi değeri savunuyor; bunları bilmek zorundadır. Çünkü yöneticiler, sadece makam koltuğunda oturmaz; toplumun kaderine yön verir. Bu yüzden “Ben bilmem, ben karışmam” demek, sorumluluktan kaçmaktır.   Müslüman; körü körüne taraf olmaz. Şahısları putlaştırmaz. Yanlışı, kim yaparsa yapsın yanlış bilir. Doğruyu da kim söylerse söylesin doğru kabul eder. Ölçüsü; adalet, ahlak, dürüstlük ve hakkaniyettir. Bir Müslüman’ın ölçüsü parti rozeti değil, hak ve hakikat olmalıdır.   Bir Müslüman, “Ben siyasetle ilgilenmem.” diyerek toplumun geleceğini başkalarının keyfine bırakamaz. Çünkü siz siyasetle ilgilenmezseniz, siyaset sizin hayatınızla ilgilenmeye devam eder. Üstelik bunu sizin adınıza değil, çoğu zaman size rağmen yapar.   Siz ülkenizin eğitim sistemiyle ilgilenmeseniz de eğitim politikaları çocuklarınızı etkiler.   Siz ekonomiyle ilgilenmeseniz de alınan ekonomik kararlar cebinizi, sofranızı ve geleceğinizi etkiler.   Siz adalet sistemiyle ilgilenmeseniz de adaletle ilgili kararlar kapınızı çalar.   Siz ahlak ve değerlerle ilgilenmeseniz de toplumun yönü, çocuklarınızın ve torunlarınızın istikametini belirler.   İşte bu yüzden mesele, “Siyasetle ilgileneyim mi, ilgilenmeyeyim mi?” meselesi değildir.   Asıl mesele şudur:   Ben ülkemin geleceğine, milletimin huzuruna, adalete ve ahlaka karşı sorumluluk taşıyor muyum, taşımıyor muyum?   Bir Müslüman siyasete ilgi duyabilir; ama siyaseti dinin yerine koyamaz. Bir siyasi partiyi destekleyebilir; ama yanlış yapanı savunmayı iman meselesi hâline getiremez. Çünkü İslam, insana akıl, vicdan, adalet ve sorumluluk yükler. Kör bağlılık değil, bilinç ister. Suskunluk değil, basiret ister.   Siyasetçiler de şunu asla unutmamalıdır: Makamlar birer emanet, yetki ise bir imtihandır. Milletin oyunu almak, milletin hakkını çiğneme hakkı vermez. Devlet yönetmek; güç gösterisi yapmak değil, ağır bir vebalin altına girmektir. Bu vebali hafife alanlar, günü kurtarabilir; ama hesabı kurtaramaz.   Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) bildirdiği üzere herkes sorumludur ve herkes sorumlu olduğu şeylerden hesaba çekilecektir. O hâlde Müslüman, ülkesinde olup bitenlere karşı duyarsız kalamaz. Duyarsızlık, masumiyet değil; çoğu zaman ihmal ve vurdumduymazlıktır.   Çünkü siyasetle hiç ilgilenmeyen bir Müslüman’ın hayatını, İslam’ın değerleriyle hiç ilgilenmeyen bir siyasetçi yönetebilir. İşte tehlike tam da buradadır. Sonra insanlar, kendi ihmallerinin bedelini başkalarının yanlışları üzerinden ödemek zorunda kalır.   Bu söz, herkesi belli bir partiye ya da kişiye yönlendirmek için söylenmiş değildir. Bu söz, uyanık olmanın, sorumluluk taşımanın ve ülkenin geleceğine sahip çıkmanın zorunluluğunu hatırlatır. Çünkü sorumluluk almayan toplumlar, sonunda başkalarının yükünü taşımak zorunda kalır.   Siyasetle ilgilenmek; kavga etmek değildir.   Siyasetle ilgilenmek; herkesi düşman görmek değildir.   Siyasetle ilgilenmek; her söylenene inanmak hiç değildir.   Siyasetle ilgilenmek; doğruyu yanlıştan ayırmak, adaleti savunmak, emanete sahip çıkmak ve toplumun geleceği hakkında bilinçli olmaktır.   Unutmayalım:   Siyaset boş bırakılan alanı sevmez.   İyi insanların, dürüst insanların, vicdan sahibi insanların ve ahlaklı insanların uzak durduğu alanları; çıkar sahipleri, fırsatçılar ve liyakatsizler doldurur. Sonra da herkes, neden bu hâle geldik diye yakınır. Oysa cevap açıktır: Çünkü iyi insanlar sustu, kötü niyetliler konuştu.   Bu yüzden Müslüman, ülkesine ve milletine karşı sorumluluğunu bilmeli; siyaseti takip etmeli, araştırmalı, sorgulamalı ve karar verirken ölçüsünü adalet ve ahlak üzerine kurmalıdır. Aksi hâlde sadece seyirci kalmış olmaz; yanlışın büyümesine de zemin hazırlamış olur.   Çünkü biz siyasetten uzak dursak bile siyaset bizden uzak durmayacaktır. Siyasetle ilgilenmeyen Müslümanım İslam’la ilgilenmeyen siyasetçi yönetir   Araştırmacı-Yazar HÜSEYİN DENİZ
Ekleme Tarihi: 23 Temmuz 2026 -Perşembe
Hüseyin Deniz

SIYASETLE ILGILENMEYEN MÜSLÜMANI İSLAM’LA ILGILENMEYEN SIYASETÇILER YÖNETIRLER

SİYASETLE İLGİLENMEYEN MÜSLÜMAN’I, İSLAM’LA İLGİLENMEYEN SİYASETÇİ YÖNETİR

 

“Ben Müslümanım, siyasetle ilgilenmem.”

 

Bu söz, masum bir uzak duruş değil; çoğu zaman büyük bir gafletin ifadesidir. Çünkü insan, yaşadığı toplumdan, ülkesinden ve alınan kararlardan bağımsız yaşayamaz. Siyaset; eğitimden ekonomiye, adaletten aile yapısına, ahlaktan gençliğin geleceğine kadar hayatın tam merkezindedir. Siyaseti önemsiz gören, aslında kendi hayatını başkalarının insafına terk ediyor demektir.

 

Siyaset; sadece seçim zamanı sandığa gitmek, bir partiye üye olmak ya da televizyon tartışmalarını izlemek değildir. Siyaset; adalet, emanet, liyakat, kul hakkı ve milletin geleceği meselesidir. Bu alanı boş bırakanlar, sonra başlarına gelenlerden şikâyet etmeye de hak iddia edemezler.

 

Bir Müslüman elbette her siyasi tartışmanın içine girmek zorunda değildir. Ama ülkesinde olup bitenlerden habersiz kalamaz. Kim ne söylüyor, kim ne yapıyor, kim hangi değeri savunuyor; bunları bilmek zorundadır. Çünkü yöneticiler, sadece makam koltuğunda oturmaz; toplumun kaderine yön verir. Bu yüzden “Ben bilmem, ben karışmam” demek, sorumluluktan kaçmaktır.

 

Müslüman; körü körüne taraf olmaz. Şahısları putlaştırmaz. Yanlışı, kim yaparsa yapsın yanlış bilir. Doğruyu da kim söylerse söylesin doğru kabul eder. Ölçüsü; adalet, ahlak, dürüstlük ve hakkaniyettir. Bir Müslüman’ın ölçüsü parti rozeti değil, hak ve hakikat olmalıdır.

 

Bir Müslüman, “Ben siyasetle ilgilenmem.” diyerek toplumun geleceğini başkalarının keyfine bırakamaz. Çünkü siz siyasetle ilgilenmezseniz, siyaset sizin hayatınızla ilgilenmeye devam eder. Üstelik bunu sizin adınıza değil, çoğu zaman size rağmen yapar.

 

Siz ülkenizin eğitim sistemiyle ilgilenmeseniz de eğitim politikaları çocuklarınızı etkiler.

 

Siz ekonomiyle ilgilenmeseniz de alınan ekonomik kararlar cebinizi, sofranızı ve geleceğinizi etkiler.

 

Siz adalet sistemiyle ilgilenmeseniz de adaletle ilgili kararlar kapınızı çalar.

 

Siz ahlak ve değerlerle ilgilenmeseniz de toplumun yönü, çocuklarınızın ve torunlarınızın istikametini belirler.

 

İşte bu yüzden mesele, “Siyasetle ilgileneyim mi, ilgilenmeyeyim mi?” meselesi değildir.

 

Asıl mesele şudur:

 

Ben ülkemin geleceğine, milletimin huzuruna, adalete ve ahlaka karşı sorumluluk taşıyor muyum, taşımıyor muyum?

 

Bir Müslüman siyasete ilgi duyabilir; ama siyaseti dinin yerine koyamaz. Bir siyasi partiyi destekleyebilir; ama yanlış yapanı savunmayı iman meselesi hâline getiremez. Çünkü İslam, insana akıl, vicdan, adalet ve sorumluluk yükler. Kör bağlılık değil, bilinç ister. Suskunluk değil, basiret ister.

 

Siyasetçiler de şunu asla unutmamalıdır: Makamlar birer emanet, yetki ise bir imtihandır. Milletin oyunu almak, milletin hakkını çiğneme hakkı vermez. Devlet yönetmek; güç gösterisi yapmak değil, ağır bir vebalin altına girmektir. Bu vebali hafife alanlar, günü kurtarabilir; ama hesabı kurtaramaz.

 

Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) bildirdiği üzere herkes sorumludur ve herkes sorumlu olduğu şeylerden hesaba çekilecektir. O hâlde Müslüman, ülkesinde olup bitenlere karşı duyarsız kalamaz. Duyarsızlık, masumiyet değil; çoğu zaman ihmal ve vurdumduymazlıktır.

 

Çünkü siyasetle hiç ilgilenmeyen bir Müslüman’ın hayatını, İslam’ın değerleriyle hiç ilgilenmeyen bir siyasetçi yönetebilir. İşte tehlike tam da buradadır. Sonra insanlar, kendi ihmallerinin bedelini başkalarının yanlışları üzerinden ödemek zorunda kalır.

 

Bu söz, herkesi belli bir partiye ya da kişiye yönlendirmek için söylenmiş değildir. Bu söz, uyanık olmanın, sorumluluk taşımanın ve ülkenin geleceğine sahip çıkmanın zorunluluğunu hatırlatır. Çünkü sorumluluk almayan toplumlar, sonunda başkalarının yükünü taşımak zorunda kalır.

 

Siyasetle ilgilenmek; kavga etmek değildir.

 

Siyasetle ilgilenmek; herkesi düşman görmek değildir.

 

Siyasetle ilgilenmek; her söylenene inanmak hiç değildir.

 

Siyasetle ilgilenmek; doğruyu yanlıştan ayırmak, adaleti savunmak, emanete sahip çıkmak ve toplumun geleceği hakkında bilinçli olmaktır.

 

Unutmayalım:

 

Siyaset boş bırakılan alanı sevmez.

 

İyi insanların, dürüst insanların, vicdan sahibi insanların ve ahlaklı insanların uzak durduğu alanları; çıkar sahipleri, fırsatçılar ve liyakatsizler doldurur. Sonra da herkes, neden bu hâle geldik diye yakınır. Oysa cevap açıktır: Çünkü iyi insanlar sustu, kötü niyetliler konuştu.

 

Bu yüzden Müslüman, ülkesine ve milletine karşı sorumluluğunu bilmeli; siyaseti takip etmeli, araştırmalı, sorgulamalı ve karar verirken ölçüsünü adalet ve ahlak üzerine kurmalıdır. Aksi hâlde sadece seyirci kalmış olmaz; yanlışın büyümesine de zemin hazırlamış olur.

 

Çünkü biz siyasetten uzak dursak bile siyaset bizden uzak durmayacaktır.

Siyasetle ilgilenmeyen Müslümanım İslam’la ilgilenmeyen siyasetçi yönetir

 

Araştırmacı-Yazar

HÜSEYİN DENİZ

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ordumanset.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.