Hüseyin Deniz
Köşe Yazarı
Hüseyin Deniz
 

ALLAHI’IN PEYGAMBERİNİ AZARLADI AN.

ALLLAH’IN  PEYGAMBERİNİ AZARLADIĞI AN!… Bu hadise İslam tarihinde çok bilinen ve derslerle dolu bir olaya dayanıyor: bu olaydan dolayı Allah Abese Suresi’ni indirmiştir. Olay kısaca şöyle: Hz. Peygamber, Mekke’nin ileri gelenlerine İslam’ı anlatıyordu. Ebu Cehil, Utbe bin Rebia gibi isimleri kazanırsa arkalarının geleceğini düşünüyordu. Tam o sırada âmâ sahabi Abdullah İbn Ümmü Mektûm geldi.    “Ya Resulallah, bana Allah’ın sana öğrettiklerinden öğret” dedi.  O anda Allah Resul’ü çok önemli bir tebliğ yapıyordu ancak ibne mahkum Üst üste tekrarlayarak sordu.  Peygamberimiz o an meşguldü, İslam’a girmesi çok stratejik olacak kişilerle konuşuyordu. Yüzünü ekşitti ve İbn Ümmü Mektûm’a dönmedi. İçinden “şu an sırası değil” diye geçirdi.   Hemen ardından Abese Suresi’nin ilk ayetleri indi:   “Yüzünü ekşitti ve döndü. Kendisine âmâ geldi diye. Ne bilirsin, belki o arınacak. Yahut öğüt alacak da o öğüt ona fayda verecek.” Abese 1-4 Yani Allah, Peygamberini bu yüzden uyardı ve  “Senin yüzünden Allah beni azarladı” dediğin şey bu hadisedir. Peygamberimiz, bir anlık içtihatla zenginlere yönelince, yelmesinin amacı İslam’a çok büyük hem maddi hem de manen katkısı olacağını düşündüğü için ibn mahtum‘a karşı yüzünü ekşimesini uygun görmedi bu yüzden onu düzeltti: “Önemli olan gelen kişinin makamı değil, samimiyetidir.” Peki,Sonrası ne oldu?   Hz. Peygamber bu olaydan sonra İbn Ümmü Mektûm’u her gördüğünde ayağa kalkar, “Merhaba ey Rabbimin beni kendisi sebebiyle azarladığı kimse” derdi. Hatta Medine’de sefere çıktığında yerine onu vekil bırakırdı. Yani o azar, İbn Ümmü Mektûm’un şerefine dönüştü.   Bu olaydan çıkarılan 3 büyük ders:   İnsana değer makamla ölçülmez: Allah katında âmâ bir sahabi, bütün Kureyş liderlerinden daha kıymetli olabilir.  Peygamber bile hata yapabilir: Ama bu hata günah değil, “en iyiyi seçememe” hatasıdır. Buna “zelle” denir. Allah hemen düzeltir. Bu da Kur’an’ın Allah kelamı olduğunun delili sayılır: Kendi yazsa, kendini azarlayan ayeti koymazdı. Tebliğde ayrım yok: Zengine ayrı, fakire ayrı muamele yok. Gönlü açık gelene kapı kapatılmaz."Andolsun, Allah’ın Resûlünde sizin için; Allah’a ve âhiret gününe kavuşmayı uman, Allah’ı çok zikreden kimseler için güzel bir örnek vardır.(Ahzap,21) Hatasız kul olmaz, herkes hata ve kusurla sevilmelidir. Araştırmacı ilahiyatçı yazar Hüseyin DENİZ
Ekleme Tarihi: 28 Nisan 2026 -Salı
Hüseyin Deniz

ALLAHI’IN PEYGAMBERİNİ AZARLADI AN.

ALLLAH’IN  PEYGAMBERİNİ AZARLADIĞI AN!…

Bu hadise İslam tarihinde çok bilinen ve derslerle dolu bir olaya dayanıyor: bu olaydan dolayı Allah Abese Suresi’ni indirmiştir.

Olay kısaca şöyle:

Hz. Peygamber, Mekke’nin ileri gelenlerine İslam’ı anlatıyordu. Ebu Cehil, Utbe bin Rebia gibi isimleri kazanırsa arkalarının geleceğini düşünüyordu. Tam o sırada âmâ sahabi Abdullah İbn Ümmü Mektûm geldi. 

 

“Ya Resulallah, bana Allah’ın sana öğrettiklerinden öğret” dedi. 

O anda Allah Resul’ü çok önemli bir tebliğ yapıyordu ancak ibne mahkum Üst üste tekrarlayarak sordu. 

Peygamberimiz o an meşguldü, İslam’a girmesi çok stratejik olacak kişilerle konuşuyordu. Yüzünü ekşitti ve İbn Ümmü Mektûm’a dönmedi. İçinden “şu an sırası değil” diye geçirdi.

 

Hemen ardından Abese Suresi’nin ilk ayetleri indi:  

“Yüzünü ekşitti ve döndü. Kendisine âmâ geldi diye. Ne bilirsin, belki o arınacak. Yahut öğüt alacak da o öğüt ona fayda verecek.” Abese 1-4

Yani Allah, Peygamberini bu yüzden uyardı ve  “Senin yüzünden Allah beni azarladı” dediğin şey bu hadisedir.

Peygamberimiz, bir anlık içtihatla zenginlere yönelince, yelmesinin amacı İslam’a çok büyük hem maddi hem de manen katkısı olacağını düşündüğü için ibn mahtum‘a karşı yüzünü ekşimesini uygun görmedi bu yüzden onu düzeltti: “Önemli olan gelen kişinin makamı değil, samimiyetidir.”

Peki,Sonrası ne oldu?  

Hz. Peygamber bu olaydan sonra İbn Ümmü Mektûm’u her gördüğünde ayağa kalkar, “Merhaba ey Rabbimin beni kendisi sebebiyle azarladığı kimse” derdi. Hatta Medine’de sefere çıktığında yerine onu vekil bırakırdı. Yani o azar, İbn Ümmü Mektûm’un şerefine dönüştü.

 

Bu olaydan çıkarılan 3 büyük ders:

 

İnsana değer makamla ölçülmez: Allah katında âmâ bir sahabi, bütün Kureyş liderlerinden daha kıymetli olabilir. 

Peygamber bile hata yapabilir: Ama bu hata günah değil, “en iyiyi seçememe” hatasıdır. Buna “zelle” denir. Allah hemen düzeltir. Bu da Kur’an’ın Allah kelamı olduğunun delili sayılır: Kendi yazsa, kendini azarlayan ayeti koymazdı.

Tebliğde ayrım yok: Zengine ayrı, fakire ayrı muamele yok. Gönlü açık gelene kapı kapatılmaz."Andolsun, Allah’ın Resûlünde sizin için; Allah’a ve âhiret gününe kavuşmayı uman, Allah’ı çok zikreden kimseler için güzel bir örnek vardır.(Ahzap,21)

Hatasız kul olmaz, herkes hata ve kusurla sevilmelidir.

Araştırmacı ilahiyatçı yazar Hüseyin DENİZ

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ordumanset.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.