AŞÛRE TATLISI: MATEM Mİ, BEREKET Mİ?
Muharrem ayının onuncu günü olan Âşûrâ Günü, İslam tarihinde hem hüzün hem de ibret taşıyan önemli bir gündür. Özellikle Hazreti Hüseyin Efendimizin Kerbelâ’da şehit edilmesi, Müslümanların yüreğinde asırlardır dinmeyen bir acıdır. Bu sebeple, o günü anarken saygı, tefekkür ve dua içinde olmak büyük önem taşır.
Peki, bu günde aşure tatlısı yapmak doğru mudur? Aşure yapan kişi bundan dolayı dinen sorumlu olur mu?
Bu konuda dikkat edilmesi gereken en önemli husus niyettir.
Eğer bir kimse, “Bugün Yezid’in zafer günüdür.” anlayışıyla veya Kerbelâ hadisesini kutlama düşüncesiyle aşure yaparsa, bu elbette İslam’ın ruhuna aykırıdır. Çünkü Müslüman, Hazreti Hüseyin’in şehadetine sevinmez; aksine bu büyük zulümden dolayı hüzün duyar ve zalimleri lanetler.
Ancak günümüzde Müslümanların büyük çoğunluğu aşureyi böyle bir anlayışla yapmaz. Aşure; komşuya ikram etmek, paylaşmak, bereket dilemek ve hayır yapmak amacıyla hazırlanır. Bu gelenek, Kerbelâ’yı kutlamak için değil; paylaşmayı ve kardeşliği yaşatmak için sürdürülmektedir.
Dolayısıyla, aşure tatlısı yapmak tek başına dinen bir sorumluluk veya günah sebebi değildir. Asıl belirleyici olan kişinin niyeti ve yaptığı işe yüklediği anlamdır.
Bununla birlikte, Kerbelâ’nın yaşandığı bu mübarek günde aşırı eğlence, kutlama havası oluşturmak veya Hazreti Hüseyin’in acısını unutturacak davranışlardan kaçınmak daha uygun olur. Mümin, hem paylaşmanın güzelliğini yaşatır hem de Ehl-i Beyt’in çektiği acıyı unutmaz.
Sonuç olarak, Âşûrâ Günü’nü ne sadece bir tatlı gününe indirgemeli ne de paylaşma geleneğini tamamen terk etmeliyiz. Hazreti Hüseyin’i rahmet ve hürmetle anmalı, Kerbelâ’nın bize öğrettiği adalet, sabır ve zulme karşı duruş derslerini hayatımıza taşımalı; aşureyi de bereketi paylaşmanın ve kardeşliği güçlendirmenin bir vesilesi olarak görmeliyiz.
Rabbimiz bizleri Hazreti Hüseyin’i ve Ehl-i Beyt’i seven, onların yolundan ayrılmayan, zulme karşı duran ve kardeşlik ruhunu yaşatan kullarından eylesin. Âmin.
Hüseyin DENİZ
Araştırmacı ve ilahiyatçı yazar