ZULÜM HADDİ AŞMAKTIR
Yüce dinimiz İslam, zulmü her şart altında yasaklamıştır. Zulmün haklısı da haksızı da olmaz. İster insana, ister hayvana yapılsın; sebebi ne olursa olsun zulüm, Allah’ın haram kıldığı büyük günahlardandır.
Nitekim Allah Teâlâ bir hadis-i kudsîde şöyle buyurmaktadır:
“Ey kullarım! Ben zulmü kendime haram kıldım. Onu sizin aranızda da haram kıldım. Birbirinize zulmetmeyiniz.”
Bu ilahî ikaz, zulmün ne kadar ağır bir suç ve büyük bir vebal olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
İnsanların dokunulmaz hakları vardır. Büyük-küçük, kadın-erkek, zengin-fakir ayrımı yapılmaksızın herkesin canı, malı, onuru ve haysiyeti korunmalıdır. Aynı şekilde dilsiz hayvanlara karşı bile merhametli olmak dinimizin emridir. Merhametin olmadığı yerde vicdan kurur, vicdanın kuruduğu yerde ise zulüm baş gösterir.
Ancak insanın yüreğini en çok yaralayan zulüm, anne ve babanın kendi evladına uyguladığı zulümdür. Evlat, anne ve babaya verilmiş en kıymetli emanetlerden biridir. O, candır; insanın yüreğinden kopmuş bir parçadır. Evlat sevgiyle büyütülür, şefkatle korunur, merhametle yetiştirilir. Ona zarar vermek, korkutmak, incitmek ve şiddet uygulamak hiçbir gerekçeyle izah edilemez.
Ne yazık ki zaman zaman vicdanları sarsan görüntü ve haberlere şahit oluyoruz. Bir babanın kendi öz evladına karşı böylesine acımasız davranabilmesi, merhametin nasıl kaybolduğunu göstermektedir. Çocuğunu koruması gereken kişinin ona zarar vermesi, insanlığın kabul edebileceği bir durum değildir.
Çocuklar Allah’ın emanetidir. Onların gözyaşına sebep olmak, bedenlerine ve ruhlarına zarar vermek büyük bir vebaldir. Güçlü olmak, güçsüze hükmetmek değil; güçsüzü koruyup kollayabilmektir. Gerçek insanlık da, gerçek anne-babalık da burada ortaya çıkar.
Unutmayalım ki zulüm ile abad olanın sonu berbat olur. Mazlumun ahı ise yerde kalmaz. Rabbimiz bizleri adaletten, merhametten ve vicdandan ayırmasın; zulmedenlerden de zulme sessiz kalanlardan da eylemesin.
Hüseyin DENİZ
Araştırmacı ve ilahiyatçı yazarlar