KUR’AN’İ MÜSLÜMANLIK!!!
Bugün Müslümanlığı konuşan çok, yaşayan ise ne yazık ki azdır. Oysa Kur’ân-ı Kerîm, Müslümanın nasıl olması gerektiğini son derece açık ve net bir şekilde tarif etmektedir. Müslümanlık sadece bir kimlik, bir isim veya nüfus cüzdanındaki bir kayıt değildir. Müslümanlık; imanla başlayıp ahlâkla olgunlaşan, ibadetle güçlenen ve güzel davranışlarla hayat bulan bir yaşam biçimidir.
Kur’ân’a göre Müslüman, öncelikle Rabbini çok anar. Kalbi Allah sevgisi ve Allah korkusuyla doludur. Yalnızca zorluk anlarında değil, bollukta da darlıkta da Rabbini hatırlar. Çünkü bilir ki insanı ayakta tutan güç, Allah’a olan bağlılığıdır.
Müslüman, kendisine emanet edilen her şeye riayet eder. Malı, makamı, görevi, ailesi ve hatta dili bile onun için bir emanettir. Emanete ihanet etmez, güvenilir bir insan olur. İnsanlar onun sözünden ve davranışlarından emin olur.
Kur’ân’ın tarif ettiği Müslüman, namazını huşû içinde kılar. Namazı sadece bir görev olarak değil, Rabbi ile buluşma olarak görür. Namaz onun hayatını disipline eder, kötülüklerden uzaklaştırır ve kalbine huzur verir.
Müslüman haya ve edep sahibidir. Davranışlarında ölçülü, konuşmalarında nezaketli ve ilişkilerinde saygılıdır. Sözünün eridir, doğruluktan ayrılmaz. Yalanı, hileyi ve aldatmayı kendisine yakıştırmaz. Çünkü bilir ki müminin en önemli vasıflarından biri doğruluktur.
İffetini ve sınırlarını korur. Kadın da erkek de Allah’ın koyduğu ölçülere riayet eder. Tesettür sadece bir kıyafet meselesi değil, aynı zamanda bir şahsiyet ve vakar meselesidir. Müslüman, hayatının her alanında Allah’ın çizdiği sınırları muhafaza etmeye gayret eder.
Fakat bütün bunların da üzerinde çok önemli bir hakikat vardır: Samimiyet. Kur’ân’a göre gerçek Müslüman, yaptığı hiçbir ibadeti, hiçbir iyiliği gösteriş için yapmaz. Onun hedefi insanların takdiri değil, Allah’ın rızasıdır. Gizlide de açıkta da aynı dürüstlüğü ve aynı kulluk bilincini taşır.
Bugün kendimize şu soruyu sormamız gerekir: Müslümanlığı anlatıyor muyuz, yoksa yaşıyor muyuz? Çünkü Kur’ân’ın istediği Müslüman; diliyle değil, hâliyle İslam’ı temsil eden insandır. İnsanların baktığında dürüstlüğü, merhameti, adaleti ve güzel ahlâkı gördüğü kişidir.
Rabbimiz bizleri Kur’ân’ın tarif ettiği, imanda sadık, ibadette samimi, ahlâkta örnek ve hayatıyla İslam’ı temsil eden kullarından eylesin. Âmin.
Hüseyin DENİZ
Araştırmacı ilahiyatçı yazar