MİLLÎ TAKIMIN CAMİDE İZLENMESİ DOĞRU MU?
Son günlerde bazı camilerde ve cami müştemilatlarında millî maçların toplu olarak izletilmesi konusu kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor. Kimileri bunu gençleri camiye çekmek adına faydalı bir çalışma olarak görürken, kimileri de camilerin asli fonksiyonuyla bağdaşmadığını düşünmektedir.
Öncelikle şunu ifade etmek gerekir ki; camiler Allah’ın evidir. Camilerin temel görevi ibadet, ilim, irfan, Kur’an tilaveti ve manevi eğitim merkezleri olmaktır. Müslümanların huzur bulduğu, gönüllerini Allah’a yönelttiği bu mekânların saygınlığı ve manevi atmosferi korunmalıdır.
Futbol ise günümüzde sadece bir spor faaliyeti olmaktan çıkmış, büyük ekonomik boyutları olan bir sektör haline gelmiştir. Bahis ve kumar şirketlerinin reklamları, forma sponsorlukları ve çeşitli ticari faaliyetler futbolun ayrılmaz parçaları haline gelmiştir. Böyle bir ortamın cami atmosferiyle ne kadar uyumlu olduğu ciddi şekilde düşünülmelidir.
Bir diğer önemli husus ise maç esnasında ortaya çıkan kontrolsüz tepkilerdir. Gol sevinçleri, hakem kararlarına gösterilen sert reaksiyonlar, zaman zaman ağızlardan çıkan uygunsuz sözler ve küfürler caminin vakarına zarar verebilecek davranışlardır. Her ne kadar herkes dikkatli olmaya çalışsa da, heyecanın yükseldiği anlarda istenmeyen durumların yaşanması ihtimali her zaman vardır.
Ayrıca maç yayınları sırasında gösterilen bazı reklamlar, ticari tanıtımlar ve toplumun hassasiyetleriyle örtüşmeyen görüntüler de cami ortamına uygun düşmeyebilir. Cami, reklamların ve ticari mesajların gölgesinde kalacak bir mekân değildir.
Bazıları, “Gençleri camiye çekmek için bu tür faaliyetler yapılmalıdır” görüşünü savunmaktadır. Elbette gençlerin camiye gelmesi son derece önemlidir. Ancak gençleri camiye bağlamanın yolu futbol ekranları kurmak değil; güzel ahlak, samimi sohbetler, ilmî faaliyetler, Kur’an dersleri ve örnek davranışlarla gönüllerine dokunabilmektir. İnsanlar camiyi maç izlemek için değil, Allah’ın rızasını kazanmak için sevmelidir.
Şunu da unutmamak gerekir ki, camiler birlik ve kardeşlik mekânlarıdır. Maç heyecanı sırasında yaşanabilecek tartışmaların, kırgınlıkların hatta kavga ihtimallerinin bile cami ortamında bulunması arzu edilen bir durum değildir. Cami kapısından içeri giren herkes huzur, sükûnet ve kardeşlik iklimiyle karşılaşmalıdır.
Millî takım hepimizin ortak değeridir. Başarılarıyla gurur duyar, dualarımızı eksik etmeyiz. Ancak millî takım sevgisiyle camilerin manevi kimliğini birbirine karıştırmamak gerekir. Her şeyin bir yeri ve zamanı vardır. Maçlar stadyumlarda, evlerde veya uygun sosyal alanlarda izlenebilir; camiler ise asli vazifesi olan ibadet ve irşad hizmetlerini sürdürmelidir.
Sonuç olarak; millî takımı desteklemek güzel bir duygudur. Fakat camilerin saygınlığı, manevi havası ve asli görevi her türlü dünyevî faaliyetin üzerinde tutulmalıdır. Çünkü camiler, yalnızca bugünün değil, nesiller boyu sürecek manevi mirasımızdır.
Bu yüzden camilerin adabına uygun olmayan bu tür hareketlerden kaçınılması gerekir diye düşünenlerdenim
Bununu önü alımmazsa yarın milli bayan futbol takımı da camide izlesin denecektir.
Bütün sosyal alanlar bitti de kala kala her şey camiye mi kaldılar.
Hüseyin DENİZ
Araştırmacı ve ilahiyatçı yazar