DÜNYA HAYVANLARINI KORUMALIYIZ.
Onlar bizim dilsiz dostlarımızdır.
Onların ağzı ve dilleri var ancak konuşamıyor diye haksızlığa uğramalarına sessiz kalmayalım
Dilleri yok belki…
Ama canları var.
Konuşamıyorlar belki…
Ama acıyı, korkuyu, sevgiyi ve merhameti hissediyorlar.
Bugün 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü.
Bugün sadece hayvanları hatırlama günü değil; insanlığımızı, vicdanımızı ve merhametimizi yeniden hatırlama günüdür.
Bir kentin medeniyeti yalnızca yüksek binalarıyla, geniş yollarıyla, modern meydanlarıyla ölçülmez.
Asıl medeniyet; insanın kendisinden güçsüz olana nasıl davrandığında ortaya çıkar.
Sokakta üşüyen bir köpeğe, aç kalan bir kediye, yaralı bir kuşa, susuz kalmış bir canlıya uzanan el; aslında insanlığın elidir.
Çünkü onlar bizden hiçbir şey istemiyor.
Ne makam, ne para, ne şöhret…
Sadece yaşamak istiyorlar.
Kur’an-ı Kerim’de, “Yeryüzünde yürüyen hiçbir hayvan ve iki kanadıyla uçan hiçbir kuş yoktur ki sizin gibi birer ümmet olmasın.” (En’âm, 6/38) buyruluyor.
Peygamber Efendimiz ﷺ ise hayvanlara merhameti insanın sorumluluğu olarak öğretmiştir. Susuzluktan ölmek üzere olan bir köpeğe su veren kişinin bağışlandığını bildiren hadis, merhametin küçümsenecek bir davranış olmadığını açıkça ortaya koymaktadır.
Öyleyse soralım:
Bir canlının dili yok diye onun hakkı da mı yok?
Elbette hayır!
Hayvanlara eziyet etmek, aç ve susuz bırakmak, onları terk etmek, kötü muamele etmek yalnızca bir canlıya yapılan zulüm değildir.
Vicdana vurulmuş bir darbedir.
Bugün bir kap su koymak…
Bir kap mama bırakmak…
Yaralı bir hayvanı veterinere ulaştırmak…
Kışın önüne sıcak bir yuva yapmak…
Bazen küçücük görünen bu davranışlar, bir canlının bütün hayatını değiştirebilir.
Unutmayalım:
Merhamet paylaşıldıkça azalmaz, çoğalır.
Çocuklarımıza hayvan sevgisini öğretelim. Onlara, gücümüz yettiği için güçsüz olana zulmetme hakkımız olmadığını anlatalım.
Çünkü hayvana merhamet eden insan, merhameti öğrenir.
Merhameti öğrenen insan, insana da merhamet eder.
Bir şehrin sokaklarında yalnızca insanlar değil, Allah’ın yarattığı nice canlılar da yaşamaktadır.
Öyleyse şehirlerimizi onların da güven içinde yaşayabileceği yerler hâline getirelim.
Ekim ayinin ilk haftası ve bir günlüğüne değil, 365 gün boyunca can dostlarımızı hatırlayalım.
Onlar bize emanet.
Ve unutmayalım:
Gülcan’ı korumak,bazen bütün insanlığımızı korumaktır.
Dünya Hayvanları Koruma Günü kutlu olsun.
Merhametin, sevginin ve vicdanın hâkim olduğu bir dünya dileğiyle…
Hüseyin DENİZ
Araştırmacı ve ilahiyatçı yazar