Hüseyin Deniz
Köşe Yazarı
Hüseyin Deniz
 

BU VATAN ASLA SAHIPSIZ DEĞILDIR

BU VATAN ASLA SAHiPSiZ DEĞiLDiR!!    Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin, Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin! (Tevfik Fikret) Devletin malını deniz görüp soyanlar bir gün ımığından tutup sıkılacaktır. Sofrada bal varsa Bağdat’tan adlı gelir! Devletin kasasına göz dikenlerin hesabı mutlaka sorulmalıdır!   “Sofranda bal var ise, Bağdat’tan atlı gelir. Tezgâhın sağlam ise, ipekler katlı gelir.”   Ama mesele devletin sofrasına gelince iş değişiyor!   Milletin sofrasında ekmek küçülürken, mutfakta yangın büyürken; kamu malına göz dikenlerin, devletin imkânlarını şahsi menfaat kapısı görenlerin hesabı artık daha yüksek sesle sorulmalıdır.   Türkiye’de ekonomik şartların vatandaş üzerindeki baskısı ortada. TÜİK’in Ağustos 2026 verilerine göre yıllık tüketici enflasyonu %31,51 seviyesinde. (TÜİK)   Peki vatandaş kemer sıkarken, kamu kaynakları nasıl korunuyor?   Sayıştay’ın 2025 denetimleri kapsamında TBMM’ye 248 kamu idaresine ilişkin denetim raporu ile birlikte çok sayıda genel değerlendirme raporu sunuldu. (Sayıştay)   Şimdi soruyorum: -,Devletin malı sahipsiz mi?   “Devletin malı deniz, yemeyen keriz” anlayışı bu milletin ahlakı olamaz!   Devletin malı; yetimin hakkıdır. Devletin malı; emeklinin alın teridir. Devletin malı; işçinin vergisidir. Devletin malı; çiftçinin, esnafın, memurun ödediği vergidir. Devletin malı, 83 milyonun değil, bütün milletin emanetidir.   Haramı helal göstermenin, kamu malını kişisel menfaate çevirmenin adı ne olursa olsun, bunun vicdandaki karşılığı bellidir: KUL HAKKI!   “Ateş düştüğü yeri yakar” derler.   Başkasının canı yandığında seyredenler, sıra kendi kapılarına geldiğinde ateşin ne demek olduğunu anlarlar.   Ölü senin değilse helvası tatlı gelir!   Ama unutulmasın:   Milletin hakkı yeniyorsa, o helva kimsenin boğazından kolay geçmez!   Bir ülkede ekonomik sıkıntılar yaşanabilir. Krizler aşılabilir. Borçlar ödenebilir. Ekonomi yeniden ayağa kaldırılabilir.   Ama ahlak çökerse, güven yıkılırsa ve kamu malı talan edilecek bir ganimet gibi görülürse, işte asıl tehlike budur!   Devletin kasası yağma sofrası değildir.   Kamu görevi, zenginleşme kapısı değil; emanet makamıdır.   Kim devletin malına el uzatıyorsa, kim kamu kaynağını kişisel çıkarına kullanıyorsa, kim yetimin hakkını kendi menfaatine çeviriyorsa; Kim olursa olsun hesap vermelidir!   Çünkü devlet güçlü olmak istiyorsa önce adalet güçlü olmalıdır.   Denetim güçlü olmalıdır. Şeffaflık güçlü olmalıdır. Hesap verebilirlik güçlü olmalıdır. Ve en önemlisi, HARÂM HELÂL SINIRI GÜÇLÜ OLMALIDIR.   Yoksa…   “Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete” demekten başka söz kalmaz!   Unutmayalım: -,Devletin malı deniz değil milletin emanetidir!   O emaneti el uzatanın makamı değil hesabı konuşulmalıdır! Ülkede haksızlık,yolsuzluk,hırsızlık karşısında susanların şeytandan farkı olmadığını dinimiz emreder. Hüseyin DENİZ Araştırmacı ve ilahiyatçı yazar
Ekleme Tarihi: 30 Eylül 2026 -Çarşamba
Hüseyin Deniz

BU VATAN ASLA SAHIPSIZ DEĞILDIR

BU VATAN ASLA SAHiPSiZ DEĞiLDiR!! 

 

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,

Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

(Tevfik Fikret)

Devletin malını deniz görüp soyanlar bir gün ımığından tutup sıkılacaktır.

Sofrada bal varsa Bağdat’tan adlı gelir!

Devletin kasasına göz dikenlerin hesabı mutlaka sorulmalıdır!

 

“Sofranda bal var ise, Bağdat’tan atlı gelir.

Tezgâhın sağlam ise, ipekler katlı gelir.”

 

Ama mesele devletin sofrasına gelince iş değişiyor!

 

Milletin sofrasında ekmek küçülürken, mutfakta yangın büyürken; kamu malına göz dikenlerin, devletin imkânlarını şahsi menfaat kapısı görenlerin hesabı artık daha yüksek sesle sorulmalıdır.

 

Türkiye’de ekonomik şartların vatandaş üzerindeki baskısı ortada. TÜİK’in Ağustos 2026 verilerine göre yıllık tüketici enflasyonu %31,51 seviyesinde. (TÜİK)

 

Peki vatandaş kemer sıkarken, kamu kaynakları nasıl korunuyor?

 

Sayıştay’ın 2025 denetimleri kapsamında TBMM’ye 248 kamu idaresine ilişkin denetim raporu ile birlikte çok sayıda genel değerlendirme raporu sunuldu. (Sayıştay)

 

Şimdi soruyorum:

-,Devletin malı sahipsiz mi?

 

“Devletin malı deniz, yemeyen keriz” anlayışı bu milletin ahlakı olamaz!

 

Devletin malı; yetimin hakkıdır.

Devletin malı; emeklinin alın teridir.

Devletin malı; işçinin vergisidir.

Devletin malı; çiftçinin, esnafın, memurun ödediği vergidir.

Devletin malı, 83 milyonun değil, bütün milletin emanetidir.

 

Haramı helal göstermenin, kamu malını kişisel menfaate çevirmenin adı ne olursa olsun, bunun vicdandaki karşılığı bellidir: KUL HAKKI!

 

“Ateş düştüğü yeri yakar” derler.

 

Başkasının canı yandığında seyredenler, sıra kendi kapılarına geldiğinde ateşin ne demek olduğunu anlarlar.

 

Ölü senin değilse helvası tatlı gelir!

 

Ama unutulmasın:

 

Milletin hakkı yeniyorsa, o helva kimsenin boğazından kolay geçmez!

 

Bir ülkede ekonomik sıkıntılar yaşanabilir. Krizler aşılabilir. Borçlar ödenebilir. Ekonomi yeniden ayağa kaldırılabilir.

 

Ama ahlak çökerse, güven yıkılırsa ve kamu malı talan edilecek bir ganimet gibi görülürse, işte asıl tehlike budur!

 

Devletin kasası yağma sofrası değildir.

 

Kamu görevi, zenginleşme kapısı değil; emanet makamıdır.

 

Kim devletin malına el uzatıyorsa, kim kamu kaynağını kişisel çıkarına kullanıyorsa, kim yetimin hakkını kendi menfaatine çeviriyorsa;

Kim olursa olsun hesap vermelidir!

 

Çünkü devlet güçlü olmak istiyorsa önce adalet güçlü olmalıdır.

 

Denetim güçlü olmalıdır.

Şeffaflık güçlü olmalıdır.

Hesap verebilirlik güçlü olmalıdır.

Ve en önemlisi, HARÂM HELÂL SINIRI GÜÇLÜ OLMALIDIR.

 

Yoksa…

 

“Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete” demekten başka söz kalmaz!

 

Unutmayalım:

-,Devletin malı deniz değil milletin emanetidir!

 

O emaneti el uzatanın makamı değil hesabı konuşulmalıdır!

Ülkede haksızlık,yolsuzluk,hırsızlık karşısında susanların şeytandan farkı olmadığını dinimiz emreder.

Hüseyin DENİZ

Araştırmacı ve ilahiyatçı yazar

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ordumanset.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.