O BİR DUAYEN ŞAİR VE YAZARDIR
Bazı insanlar vardır; ömürlerini yalnızca kendileri için değil, yaşadıkları şehir ve toplum için harcarlar.
Onlar bir meslek sahibi olmanın ötesinde, bir kültürün taşıyıcısı, bir neslin hafızası, bir şehrin vicdanı olurlar.
İşte Tevfik Karabulut böyle değerli bir şahsiyettir.
Ordu’da başlayan eğitim hayatı, Trabzon ve Erzurum’da devam eden lise tahsiliyle şekillenen Karabulut, Erzurum Yüksek İslam Enstitüsünü başarıyla tamamladıktan sonra bir süre öğretmenlik yaptı. Ancak onun eğitim, hukuk, kültür ve sanat yolculuğu burada bitmedi.
Daha sonra Ankara Hukuk Fakültesini bitirerek hukuk dünyasına adım atan Tevfik Karabulut, serbest avukat olarak meslek hayatını sürdürdü. Bir dönem Ordu Barosu Başkanlığı görevini de üstlenen Karabulut, bugün de avukatlık mesleğini aynı azim ve titizlikle devam ettirmektedir.
Fakat onu yalnızca hukukçu kimliğiyle anlatmak, Tevfik Karabulut’u eksik anlatmak olur.
Çünkü o aynı zamanda kültürün, sanatın, şiirin ve edebiyatın gönül işçisidir.
Bir şehrin gelişmişliği yalnızca yollarıyla, binalarıyla, ekonomisiyle ölçülmez. O şehrin yetiştirdiği fikir, sanat ve kültür insanları da o şehrin gerçek zenginliğidir.
Tevfik Karabulut, işte bu zenginliğin yaşayan temsilcilerinden biridir.
Bugün Ordu Aydınlar Ocağı Derneği ile Ordu Şairler Yazarlar ve Sanatseverler Birliği Kültür Derneği (ORŞAYAB) Başkanlığını yürüten Karabulut, yıllardır kültür ve sanat dünyamızın içerisinde önemli bir görev üstlenmektedir.
Onun kalemi güçlüdür.
Sözü ölçülüdür.
Şiiri ise gönülden gelir.
Kafiyeleriyle, ahengiyle ve mısralarındaki duygu yoğunluğuyla şiire ayrı bir renk katan Tevfik Karabulut, yalnızca şiir yazan değil, şiiri yaşayan ve yaşatan bir üstattır.
Bir tarafta hukuk gibi ciddi ve disiplinli bir meslek…
Diğer tarafta şiirin naif dünyası…
Bir tarafta kanunların dili…
Diğer tarafta gönlün ve kalemin dili…
İşte Tevfik Karabulut’u farklı kılan da bu iki dünyayı aynı şahsiyette buluşturabilmesidir.
Hukuk onun mesleği, edebiyat ise gönül dünyasıdır.
Üstelik sivil toplum alanındaki gayreti de takdire şayandır. Yıllardır kültür ve sanat insanlarını bir araya getirmek, şair ve yazarların eserlerini yaşatmak, düşünce ve sanat hayatına katkı sunmak için mücadele etmektedir.
Böyle insanlar kolay yetişmez.
Çünkü sanat insanı olmak yalnızca şiir yazmak değildir.
Yazar olmak yalnızca kalemi kâğıda değdirmek değildir.
Aydın olmak ise yalnızca çok okumak hiç değildir.
Aydın insan; bildiğini paylaşan, kültüre sahip çıkan, gençlere yol gösteren, yaşadığı şehrin değerlerine sahip çıkan insandır.
Tevfik Karabulut’un yıllardır yaptığı da budur.
Onun hayatına baktığımızda karşımıza bir öğretmen, hukukçu, avukat, baro başkanı, şair, yazar ve sivil toplum gönüllüsü çıkmaktadır.
Fakat bütün bu sıfatların üzerinde bir başka vasıf vardır:
Bir dönem siyasete soyunmuş olsa bile gerçekten kendileri
gönül insanıdır.
Kalemini yalnızca kendisi için değil, kültür ve sanat için kullanan; şiiriyle gönüllere dokunan; düşünceleriyle insanlara ışık tutan bir kültür adamıdır.
Bizler böyle değerleri yaşarken takdir etmeli, emeklerini görmeli ve kıymetlerini bilmeliyiz.
Çünkü bazı insanlar öldükten sonra hatırlanmak için değil, yaşarken hatırlanmak için yazılmalı, anlatılmalı ve vefa gösterilmelidir.
Tevfik Karabulut da Ordu’nun kültür ve sanat hayatında iz bırakan, kalemiyle, şiiriyle, hukukçuluğuyla ve sivil toplum çalışmalarındaki gayretiyle saygıyı ve vefayı fazlasıyla hak eden bir duayendir.
Kaleminiz daim olsun Sayın Tevfik Karabulut…
Mısralarınız gönüllere, fikirleriniz nesillere, eserleriniz geleceğe ışık olsun.
İyi ki varsınız.
İyi ki şair ve yazarsınız kaleminizle Yüreğinizden cikani kağıda aktarıp yazıyorsunuz.
İyi ki şiir dünyamıza değer katıyorsunuz.
Ve iyi ki Ordu’nun kültür ve sanat hafızasında böylesine güzel bir iz bırakıyorsunuz.
Hürmetle, muhabbetle ve vefayla…
Hüseyin DENİZ
Araştırmacı ve ilahiyatçı yazar