Hüseyin Deniz
Köşe Yazarı
Hüseyin Deniz
 

GUSÜLE MANI OLAN HALLER.

GUSLE MANİ OLAN HALLER!   Temizlikte ölçü, ibadette hassasiyet…   İslam dini temizlik dinidir. Ancak ibadetlerde temizlik yalnızca bedenin temiz olmasıyla sınırlı değildir. Abdest ve gusülde suyun, yıkanması gereken beden ve tırnak bölgelerine ulaşması da önemlidir.   Rabbimiz şöyle buyurur:   “Eğer cünüp iseniz iyice temizlenin.” (Mâide, 5/6)   Öyleyse gusül ve abdest konusunda küçük gördüğümüz bazı ayrıntılar, ibadetimizin sıhhati açısından büyük önem taşıyabilir.   OJE GUSLE MANİ MİDİR?   Tırnağın üzerine sürülen normal oje, tırnak üzerinde su geçirmeyen bir tabaka oluşturuyorsa, suyun tırnağa ulaşmasına engel olur. Bu durumda oje çıkarılmadan alınan abdest veya yapılan gusül sahih olmaz.   Çünkü mesele ojenin renkli veya renksiz olması değil; suyun tırnağa ulaşıp ulaşmamasıdır.   Bu sebeple gusül veya abdest öncesinde suyun ulaşmasına engel olan oje temizlenmelidir.   RUJ GUSLE MANİ MİDİR?   Dudağa sürülen ruj konusunda da aynı ölçü geçerlidir.   Ruj yalnızca renk bırakıyor, fakat dudak üzerinde suyun ulaşmasına engel olmayan bir iz bırakıyorsa gusle mani değildir.   Fakat dudak üzerinde su geçirmeyen, kalın ve tabaka oluşturan bir madde varsa, gusül veya abdestten önce temizlenmesi gerekir.   Demek ki ölçü şudur:   “Renk mi bıraktı, tabaka mı oluşturdu?”   DÖVME GUSLE MANİ MİDİR?   Dövme konusunda da önemli bir ayrım vardır.   Dövme derinin altına işlenmişse, derinin üzerinde suyun geçmesine engel olan bir tabaka bulunmaz. Bu nedenle mevcut dövmenin kendisi, suyun deriye ulaşmasına engel olmadığı için gusle mani değildir.   Ancak dövmenin yapılmasının dinî hükmü ayrı bir meseledir. Guslün geçerliliği ile dövme yaptırmanın hükmünü birbirine karıştırmamak gerekir.   ELDE KALAN KAN, BOYA, HAMUR VE BENZERİ MADDELER!   Bazen insanın elinde veya tırnağında boya, hamur, yapıştırıcı, mum, oje kalıntısı, kurumuş kan veya benzeri bir madde bulunabilir.   Burada da ölçü açıktır:   Eğer bu madde, suyun altındaki bölgeye ulaşmasına engel olacak bir tabaka oluşturuyorsa temizlenmelidir.   Fakat yalnızca renk veya leke kalmış ve ortada suyun deriye ulaşmasını engelleyen bir tabaka yoksa, bu durum ayrı değerlendirilir.   Mesela saç boyasının veya kınanın yalnızca renginin kalması ile tırnağın üzerinde su geçirmeyen kalın bir tabakanın bulunması aynı şey değildir.   İBADETTE “NASIL OLSA OLUR” YOKTUR!   Kıymetli okuyucular,   Abdest ve gusül, Müslümanın günlük hayatında tekrar tekrar yaptığı ibadet hazırlıklarıdır. Bu nedenle bu konulardaki hükümleri bilmek büyük önem taşır.   Peygamber Efendimiz ﷺ şöyle buyurmuştur:   “Ameller niyetlere göredir.” (Buhârî, Bed’ü’l-Vahy, 1; Müslim, İmâre, 155)   Niyet elbette önemlidir. Fakat doğru niyetin yanında ibadetin şartlarını da yerine getirmek gerekir.   Bir Müslüman, “Ben temizlendim.” demekle yetinmemeli; suyun ulaşması gereken yerlere gerçekten ulaşıp ulaşmadığına da dikkat etmelidir.   Çünkü ibadet, sadece şekilden ibaret olmadığı gibi, şekil de ihmal edilecek bir ayrıntı değildir.   SON SÖZ   Oje, ruj, boya, hamur veya başka bir madde…   Mesele maddenin adı değil, suyun bedene ulaşmasına engel olup olmadığıdır.   Öyleyse abdestte ve gusülde ölçümüz belli olsun:   Suyun ulaşması gereken yere su ulaşacak!   Ne vesveseye düşelim, ne de ibadetlerimizi hafife alalım.   Din, hassasiyettir. İbadet, emanettir. Temizlik ise imanın güzelliklerindendir.   Unutmayalım:   “Temizliğe dikkat eden, ibadetine de dikkat eder.” Hüseyin DENİZ Araştırmacı ve ilahiyatçı yazar
Ekleme Tarihi: 05 Ekim 2026 -Pazartesi
Hüseyin Deniz

GUSÜLE MANI OLAN HALLER.

GUSLE MANİ OLAN HALLER!

 

Temizlikte ölçü, ibadette hassasiyet…

 

İslam dini temizlik dinidir. Ancak ibadetlerde temizlik yalnızca bedenin temiz olmasıyla sınırlı değildir. Abdest ve gusülde suyun, yıkanması gereken beden ve tırnak bölgelerine ulaşması da önemlidir.

 

Rabbimiz şöyle buyurur:

 

“Eğer cünüp iseniz iyice temizlenin.”

(Mâide, 5/6)

 

Öyleyse gusül ve abdest konusunda küçük gördüğümüz bazı ayrıntılar, ibadetimizin sıhhati açısından büyük önem taşıyabilir.

 

OJE GUSLE MANİ MİDİR?

 

Tırnağın üzerine sürülen normal oje, tırnak üzerinde su geçirmeyen bir tabaka oluşturuyorsa, suyun tırnağa ulaşmasına engel olur. Bu durumda oje çıkarılmadan alınan abdest veya yapılan gusül sahih olmaz.

 

Çünkü mesele ojenin renkli veya renksiz olması değil; suyun tırnağa ulaşıp ulaşmamasıdır.

 

Bu sebeple gusül veya abdest öncesinde suyun ulaşmasına engel olan oje temizlenmelidir.

 

RUJ GUSLE MANİ MİDİR?

 

Dudağa sürülen ruj konusunda da aynı ölçü geçerlidir.

 

Ruj yalnızca renk bırakıyor, fakat dudak üzerinde suyun ulaşmasına engel olmayan bir iz bırakıyorsa gusle mani değildir.

 

Fakat dudak üzerinde su geçirmeyen, kalın ve tabaka oluşturan bir madde varsa, gusül veya abdestten önce temizlenmesi gerekir.

 

Demek ki ölçü şudur:

 

“Renk mi bıraktı, tabaka mı oluşturdu?”

 

DÖVME GUSLE MANİ MİDİR?

 

Dövme konusunda da önemli bir ayrım vardır.

 

Dövme derinin altına işlenmişse, derinin üzerinde suyun geçmesine engel olan bir tabaka bulunmaz. Bu nedenle mevcut dövmenin kendisi, suyun deriye ulaşmasına engel olmadığı için gusle mani değildir.

 

Ancak dövmenin yapılmasının dinî hükmü ayrı bir meseledir. Guslün geçerliliği ile dövme yaptırmanın hükmünü birbirine karıştırmamak gerekir.

 

ELDE KALAN KAN, BOYA, HAMUR VE BENZERİ MADDELER!

 

Bazen insanın elinde veya tırnağında boya, hamur, yapıştırıcı, mum, oje kalıntısı, kurumuş kan veya benzeri bir madde bulunabilir.

 

Burada da ölçü açıktır:

 

Eğer bu madde, suyun altındaki bölgeye ulaşmasına engel olacak bir tabaka oluşturuyorsa temizlenmelidir.

 

Fakat yalnızca renk veya leke kalmış ve ortada suyun deriye ulaşmasını engelleyen bir tabaka yoksa, bu durum ayrı değerlendirilir.

 

Mesela saç boyasının veya kınanın yalnızca renginin kalması ile tırnağın üzerinde su geçirmeyen kalın bir tabakanın bulunması aynı şey değildir.

 

İBADETTE “NASIL OLSA OLUR” YOKTUR!

 

Kıymetli okuyucular,

 

Abdest ve gusül, Müslümanın günlük hayatında tekrar tekrar yaptığı ibadet hazırlıklarıdır. Bu nedenle bu konulardaki hükümleri bilmek büyük önem taşır.

 

Peygamber Efendimiz ﷺ şöyle buyurmuştur:

 

“Ameller niyetlere göredir.”

(Buhârî, Bed’ü’l-Vahy, 1; Müslim, İmâre, 155)

 

Niyet elbette önemlidir. Fakat doğru niyetin yanında ibadetin şartlarını da yerine getirmek gerekir.

 

Bir Müslüman, “Ben temizlendim.” demekle yetinmemeli; suyun ulaşması gereken yerlere gerçekten ulaşıp ulaşmadığına da dikkat etmelidir.

 

Çünkü ibadet, sadece şekilden ibaret olmadığı gibi, şekil de ihmal edilecek bir ayrıntı değildir.

 

SON SÖZ

 

Oje, ruj, boya, hamur veya başka bir madde…

 

Mesele maddenin adı değil, suyun bedene ulaşmasına engel olup olmadığıdır.

 

Öyleyse abdestte ve gusülde ölçümüz belli olsun:

 

Suyun ulaşması gereken yere su ulaşacak!

 

Ne vesveseye düşelim, ne de ibadetlerimizi hafife alalım.

 

Din, hassasiyettir.

İbadet, emanettir.

Temizlik ise imanın güzelliklerindendir.

 

Unutmayalım:

 

“Temizliğe dikkat eden, ibadetine de dikkat eder.”

Hüseyin DENİZ

Araştırmacı ve ilahiyatçı yazar

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ordumanset.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.