%30, %40, hatta %50 indirimler duyuruluyor.
Amaç belli:
İnsanlar bayramını daha rahat yaşasın.
Bizde ise Ramazan yaklaşınca bambaşka bir tablo ortaya çıkıyor.
Aynı pide, Aynı tatlı, Aynı yemek…
Ramazan’dan önce bir fiyat.
Ramazan gelince bir bakıyorsunuz ki %100, hatta %200’e varan zamlar.
Sonra da aynı cümle: “Maliyetler arttı.”
Peki soralım…
Maliyetler neden sadece Ramazan ayında artıyor?
Un Ramazan’da mı pahalanıyor? Şeker Ramazan’da mı zamlanıyor?, Elektrik Ramazan’da mı yükseliyor?.
Ramazan’dan önce maliyet yok… Ramazan bitince maliyet yok… Ama Ramazan gelince fiyatlar uçuyor. Bunun adı ticaret değildir. ‘’Bunun adı fırsatçılıktır’’.
Üstelik mesele sadece ekonomi de değildir.
Ramazan; paylaşmanın, dayanışmanın, sofraların büyüdüğü bir aydır.
Ama ne yazık ki bazıları için Ramazan artık kazancı katlama ayına dönüşmüş durumda.
O yüzden mesele dönüp dolaşıp aynı yere geliyor:
Din başka, Ahlak başka…
Çünkü gerçekten inancın gereği yaşansa…
İnsanların ibadet ettiği, paylaşmaya çalıştığı bir ayda onların cebine göz dikilmez.
‘OSKİ NEYİN PEŞİNDESİN .
Bugün Ordu halkı Karadeniz’in en pahalı suyunu kullanıyor.
Soruyoruz:
Suyun maliyetine ne zammı geldi?
Yağmur mu azaldı?
Baraj mı kurudu?
Yoksa su altın mı oldu?
Ama cevap hazır:
“Personel giderleri arttı.”
Peki o zaman şu sorunun da cevabını verin.
Kendi ücretsiz binanız dururken
OSKİ Genel Müdürlüğü’nü Fatsa Dolunay’da yüksek kira ödenen bir binaya taşımak kimin kararıydı?
Her gün Fatsa – Ordu arasında araçlar gidip geliyor, yakıt yakılıyor, masraf büyüyor.
Sonra bu masraflar ne oluyor?
Vatandaşın faturasına yansıyor.
Faturalara bakıyorsunuz:
Sayaç bakım bedeli, Atık su bedeli, Çevre temizlik bedeli. Bir sürü kalem. Üstelik bunun üzerine
%1, %10 ve %20 olmak üzere üç ayrı KDV.
Her ay kimin sayacının bakımını yapıyorsunuz?
Şimdi Ordu halkı şu sorunun cevabını merak ediyor:
Büyükşehir statüsünde olan uzak şehirlere gerek yok. Trabzon’da su ne kadar?, Samsun’da ne kadar?
Bunun açıklamasını yapmak kamuoyunu aydınlatmak zorundasınız ki vatandaş da gerçeği görsün bilsin. Ama ne yazık ki bugün ülkede de, Ordu’da da güçlü bir muhalefet yok.
‘’At da sizin, Meydan da sizin’’.
Ama unutulmaması gereken bir gerçek var:
İster esnaf olun…
İster yönetici…
İnsanların cebine uzanan her haksız el kul hakkıdır.
Ve kul hakkının hesabı…
Ne bu dünyada kolay verilir
Ne de öbür dünyada.