MAHABBET BESLEMEK,KALBİ KATI OLMAMAK,
Muhabbet etmek,karşılıklı, dostça ve samimi bir şekilde konuşmak, söyleşi yapmak veya yârenlik etmek anlamına gelir. İletişim kurarak hal hatır sormayı, keyifli vakit geçirmeyi ve sevgi/dostluk bağlarını güçlendiren içten sohbetleri ifade eder.Aksisi ise katı kalplilik ve mahabbetsizliktir.
Katı kalpli olan kişiler aynen taşa benzerler.rahmet az veya çok yağsın taşın içerisine su girmediği gibi taşı asla yumuşatmaz
Yaman dedenin şu dizeleri bize çok şey anlatıyor
Gönül hûn oldu şevkinden boyardım yâ Rasûlallah
Nasıl bilmem bu nîrâne
dayandım yâ Rasûlallah.
Yok ise kalbinde muhabbet sevgi,Yıkıktır gönlünde
Allah’ın evi,Özünden haberi olmıyan dîvi,Salıver yabana yorulsun. gitsin
Gönül”, kalpte saklı ancak o kalbin “gönül” olabilmesi için arı, duru ve pak olması gerekiyor. Sonuçta kalp vücuda kan pompalayan bir organ… Yani bu yumruk kadar et parçasıdır … Nefes alan insan ve hayvanların hepsinde var…
Gönül” muhabbeti bazen sevgili ile aşikar, bazen de “gönülden “gönüle” yol gizli gizli” denilerek sırlı bir şekilde yapılır.
Kadim zamanlardan beri “gönül” kapısı, hak kapısı sayılarak kutsanmıştır. Ozanlar, aşıklar, şairler çok sayıda eserler üretmiş, “gönül” demişler de başka bir şey dememişler.
Milli şairimiz bizim Yunus bizlere ne güzel ifade etmişler:”
Bir kez gönül yıktın ise,
bu kıldığın namaz değil,
Yetmiş iki millet bile,
elin yüzün yumaz değil”
Yüce yaratıcı yarattığı ve muhtaç kullarının rızkının karşılanması için havaya suya toprağa verdiği emir Cemredir. O havaya toprağa suya düştüğünde tabiat uyanır.
Lakin; Bunca güzel kelam, güzel sözler, güzel dostluklar ve güzel muhabbetlerin karşılığında, ısınmayan yumuşamayan kalplere ne demeli? Allah tarafından yaratılan bütün alem ve içindeki varlık yüce Allah’a muhtaçtır ve ona kulluk yapmak mecburiyetindedir, bir de Allah’ın yarattığı ve aynı ortamı paylaştığı konularla iyi geçinmek,birbirlerine muhabbet beslemek zorundadır.
Kâf suresi ayet 28’de şöyle buyurmaktadır:”kalp ancak! Allah'ı anmakla yatışır ve huzur bulur. biz hem Allah’ı anacağız ona muhabbet besleceğiz, hem de onun yarattığı bütün varlığı seveceğiz.kilitli kapıyı açan çilingir misali..
Yunus’un dediği gibi:”Yaratılanı severim yaratandan ötürü.’ Yüce Allah‘ın bir hatırı olmalı kulun yanında onu sevmeli bağrına basmalı, hatasını kabahatlarını görmezlikten gelmemeli elinden geliyorsa varsa kabahate kusurları Allah Resul’ünün dediği gibi: “Bir kötülük görüyorsanız, onu elinizle değiştirin. ona gücünüz yetmiyorsa diliniz de söyleyiniz. Buna da gücünüz yetmiyorsa, buğzediniz.’
Buradaki “buğuz” kelimesi her ne kadar,karaz kinde olsa, bile bizler O kişiden ilgi ve alakayı kesmeceğiz O’na karşı mesafeli olacağız.
Ey Kalbleri Hâlden Hâle Çeviren Allâh’ım! Benim Kalbimi bütün kardeşlerimin kalplerinide Dînin üzere Sâbit Kıl!”
Araştırmacı ve İlahiyatçı yazar Hüseyin DENİZ