Hüseyin Deniz
Köşe Yazarı
Hüseyin Deniz
 

MASALARI ÖRTÜLÜ, HAYA AÇIKTA.

MASALAR ÖRTÜLÜ, HAYA AÇIKTA! El-hayâü Minel îmân!   Haya imandandır!   Bu gidişle nereye? Akıbetimiz hüsran olmasın!   Bugün kendimize sormamız gereken en ağır soru budur:   Biz nereye gidiyoruz?   Kur’an’ın ölçülerinden, İslam’ın edep ve haya anlayışından uzaklaştıkça; bize ait olmayan yaşam tarzlarını sorgulamadan taklit etmeye başladık.   Düğün salonlarına bakıyorsunuz…   Masalar örtülü, sandalyeler giydirilmiş; fakat insanın mahremiyeti aynı hassasiyetle korunmuyor.   Sokaklara çıkıyorsunuz…   Mahremiyet sınırlarının zorlandığı kıyafetlerle karşılaşıyorsunuz.   Mesele bir insanı kıyafeti üzerinden yargılamak değildir.   Mesele, haya duygusunun toplumdan çekilip çekilmediğidir.   Çünkü haya kaybolursa, sınırlar da kaybolur.   Peygamber Efendimiz ﷺ şöyle buyurmuştur:   “Haya imandandır.” (Buhârî, Îmân, 16; Müslim, Îmân, 57)   Haya; insanın utanması değil sadece…   Kendisini bilmesi, haddini bilmesi, mahremiyeti bilmesi ve Allah’ın koyduğu ölçülere karşı sorumluluk taşımasıdır.   Bugün “özgürlük” adına her sınırı kaldırırsak, yarın çocuklarımıza hangi ölçüyü öğreteceğiz?   Her gördüğümüzü “modernlik” diye alkışlarsak, edebi ve ahlakı kim koruyacak?   İslam bize dünyadan kopmayı değil, ölçülü yaşamayı öğretir.   Kur’an şöyle buyurur:   “Ey Âdemoğulları! Size avret yerlerinizi örtecek giysi ve süslenecek elbise indirdik. Takvâ elbisesi ise daha hayırlıdır.” (A‘râf, 7/26)   Öyleyse artık kendimize gelelim.   Beden teşhirini özgürlük, mahremiyeti ise gericilik olarak görmeyelim.   Çocuklarımıza yalnızca diploma değil, edep de verelim.   Çünkü diploma insanı meslek sahibi yapabilir;   AMA EDEP, İNSANI İNSAN YAPAR.   Unutmayalım:   Haya giderse edep gider. Edep giderse ahlak yara alır. Ahlak yara alırsa aile sarsılır. Aile sarsılırsa toplum çözülür.   Son söz:   Giydirdiğimiz masalardan önce, Giydirdiğimiz çocukların ruhunu düşünelim.   Çünkü mesele kumaş değil; mesele KİMLİK, MAHREMİYET VE HAYADIR.   EL-HAYÂÜ MİNEL ÎMÂN!   Peki biz, imanın bu ölçüsünü hayatımızda ne kadar taşıyoruz? Hüseyin DENİZ İlahiyatçı şair ve Yazar
Ekleme Tarihi: 08 Ekim 2026 -Perşembe
Hüseyin Deniz

MASALARI ÖRTÜLÜ, HAYA AÇIKTA.

MASALAR ÖRTÜLÜ, HAYA AÇIKTA!

El-hayâü Minel îmân!

 

Haya imandandır!

 

Bu gidişle nereye?

Akıbetimiz hüsran olmasın!

 

Bugün kendimize sormamız gereken en ağır soru budur:

 

Biz nereye gidiyoruz?

 

Kur’an’ın ölçülerinden, İslam’ın edep ve haya anlayışından uzaklaştıkça; bize ait olmayan yaşam tarzlarını sorgulamadan taklit etmeye başladık.

 

Düğün salonlarına bakıyorsunuz…

 

Masalar örtülü, sandalyeler giydirilmiş; fakat insanın mahremiyeti aynı hassasiyetle korunmuyor.

 

Sokaklara çıkıyorsunuz…

 

Mahremiyet sınırlarının zorlandığı kıyafetlerle karşılaşıyorsunuz.

 

Mesele bir insanı kıyafeti üzerinden yargılamak değildir.

 

Mesele, haya duygusunun toplumdan çekilip çekilmediğidir.

 

Çünkü haya kaybolursa, sınırlar da kaybolur.

 

Peygamber Efendimiz ﷺ şöyle buyurmuştur:

 

“Haya imandandır.”

(Buhârî, Îmân, 16; Müslim, Îmân, 57)

 

Haya; insanın utanması değil sadece…

 

Kendisini bilmesi, haddini bilmesi, mahremiyeti bilmesi ve Allah’ın koyduğu ölçülere karşı sorumluluk taşımasıdır.

 

Bugün “özgürlük” adına her sınırı kaldırırsak, yarın çocuklarımıza hangi ölçüyü öğreteceğiz?

 

Her gördüğümüzü “modernlik” diye alkışlarsak, edebi ve ahlakı kim koruyacak?

 

İslam bize dünyadan kopmayı değil, ölçülü yaşamayı öğretir.

 

Kur’an şöyle buyurur:

 

“Ey Âdemoğulları! Size avret yerlerinizi örtecek giysi ve süslenecek elbise indirdik. Takvâ elbisesi ise daha hayırlıdır.”

(A‘râf, 7/26)

 

Öyleyse artık kendimize gelelim.

 

Beden teşhirini özgürlük, mahremiyeti ise gericilik olarak görmeyelim.

 

Çocuklarımıza yalnızca diploma değil, edep de verelim.

 

Çünkü diploma insanı meslek sahibi yapabilir;

 

AMA EDEP, İNSANI İNSAN YAPAR.

 

Unutmayalım:

 

Haya giderse edep gider.

Edep giderse ahlak yara alır.

Ahlak yara alırsa aile sarsılır.

Aile sarsılırsa toplum çözülür.

 

Son söz:

 

Giydirdiğimiz masalardan önce,

Giydirdiğimiz çocukların ruhunu düşünelim.

 

Çünkü mesele kumaş değil;

mesele KİMLİK, MAHREMİYET VE HAYADIR.

 

EL-HAYÂÜ MİNEL ÎMÂN!

 

Peki biz, imanın bu ölçüsünü hayatımızda ne kadar taşıyoruz?

Hüseyin DENİZ

İlahiyatçı şair ve Yazar

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ordumanset.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.