Hüseyin Deniz
Köşe Yazarı
Hüseyin Deniz
 

SONUMUZ ÖLÜMDÜR,ONDAN KAÇIŞ YOK!!!

SONUMUZ ÖLÜM ONDAN  KAÇIŞ YOK!!! Kıyâme Suresi ve ek olarak alıntılanan Müddessir Suresi'nin 48–56. ayetleri, Kur’an’da ahiret inancı, insanın bireysel sorumluluğu ve ilahi hesap bilinci üzerine odaklanan, çarpıcı metaforlarla yüklü ayetlerdir. Bu bölümler, özellikle modern insanın sorgulayıcı, inkâra eğilimli, konfor odaklı ve sorumluluktan kaçan eğilimlerine karşı çok yönlü uyarılar içerir. Surenin başında kıyamet gününe yemin edilerek konuya giriş yapılır: “Kıyamet gününe yemin ederim. Kendini kınayan nefse yemin ederim” (Kıyâme, 1–2). Bu yeminler, hem olayın önemine hem de insanın iç dünyasında var olan vicdanın tanıklığına dikkat çeker. Devam eden ayetlerde insanın ölüm sonrası yeniden diriltilmesine dair şüphelerine cevap verilir: “İnsan, kendisinin kemiklerini bir araya toplayamayacağımızı mı sanır? Evet, bizim onun parmak uçlarını bile aynen eski haline getirmeye gücümüz yeter” (3–4). Bu vurgu, yaratmanın detayındaki kudreti ifade eder ve modern genetik bilimiyle kurulan ilişki açısından da dikkat çekicidir. Günümüz insanı teknoloji, yapay zekâ ve tıbbın sunduğu imkânlarla ölümün sınırlarını zorlamaya çalışırken, ölüm sonrası hayatı ve yeniden yaratılışı inkâr etmektedir. Ayetler bu inkârın boşluğunu ortaya koyar: “Parmak uçlarını bile…” yaratmaya kadir bir kudret karşısında inkâr, sadece bir irade problemidir.   İnsanın inkârı, çoğunlukla bilimsel gerekçelerle değil, psikolojik ve iradî bir tercihle ortaya çıkar. “İnsan önündekini yalanlamak ister” (5). Bu, gelecekte karşılaşacağı kıyamet gününü zihninden silmek istemesidir. Günümüz insanı da benzer şekilde ölüm gerçeğiyle yüzleşmemek için anlık hazlara yönelmekte, kaçınılmaz olanı görmezden gelmeye çalışmaktadır. Modern hayatın hız ve haz odaklı yapısı, kıyameti unutturmakta ve insanı köksüz bir yaşama sürüklemektedir. Kıyametin tasviri, hem metafizik hem de kozmolojik bir düzlemde verilir: “Göz kamaştığı, ay tutulduğu, güneşle ay bir araya getirildiği zaman” (7–9). Bu ifadeler, kozmik ölçekte olağanüstü olayları bildirir. İlahi kudretin tabiat üzerindeki hâkimiyetine işaret eder. Bugünlerde insanlık, iklim krizi, güneş fırtınaları ve yapay zekâ kaynaklı “kıyamet senaryoları” üretirken, bu ayetler “Gerçek kıyamet, sizin tahayyül ettiğinizden bambaşka ve kaçışı olmayan bir andır” mesajını verir.   İnsan, o gün geldiğinde şu sözleri söyleyecektir: “Kaçacak yer neresi!” (10). Ancak ayet devam eder: “Hayır, sığınacak hiçbir yer yoktur. O gün varıp durulacak tek yer, Rabbinin huzurudur” (11–12). Bu, inkâr eden insanın her türlü kaçış arzusuna karşı kesin ve mutlak bir cevaptır. Günümüz insanı da gerçeklikten sosyal medyaya, dinden psikoterapiye, yüzleşmeden kaçan pek çok araca sığınmaya çalışmaktadır. Oysa nihayetinde varılacak yer bellidir: Allah’ın huzuru. Araştırmacı ve ilahiyatçı yazar Hüseyin DENİZ
Ekleme Tarihi: 10 Nisan 2026 -Cuma
Hüseyin Deniz

SONUMUZ ÖLÜMDÜR,ONDAN KAÇIŞ YOK!!!

SONUMUZ ÖLÜM ONDAN  KAÇIŞ YOK!!!

Kıyâme Suresi ve ek olarak alıntılanan Müddessir Suresi'nin 48–56. ayetleri, Kur’an’da ahiret inancı, insanın bireysel sorumluluğu ve ilahi hesap bilinci üzerine odaklanan, çarpıcı metaforlarla yüklü ayetlerdir. Bu bölümler, özellikle modern insanın sorgulayıcı, inkâra eğilimli, konfor odaklı ve sorumluluktan kaçan eğilimlerine karşı çok yönlü uyarılar içerir.

Surenin başında kıyamet gününe yemin edilerek konuya giriş yapılır: “Kıyamet gününe yemin ederim. Kendini kınayan nefse yemin ederim” (Kıyâme, 1–2). Bu yeminler, hem olayın önemine hem de insanın iç dünyasında var olan vicdanın tanıklığına dikkat çeker. Devam eden ayetlerde insanın ölüm sonrası yeniden diriltilmesine dair şüphelerine cevap verilir: “İnsan, kendisinin kemiklerini bir araya toplayamayacağımızı mı sanır? Evet, bizim onun parmak uçlarını bile aynen eski haline getirmeye gücümüz yeter” (3–4). Bu vurgu, yaratmanın detayındaki kudreti ifade eder ve modern genetik bilimiyle kurulan ilişki açısından da dikkat çekicidir. Günümüz insanı teknoloji, yapay zekâ ve tıbbın sunduğu imkânlarla ölümün sınırlarını zorlamaya çalışırken, ölüm sonrası hayatı ve yeniden yaratılışı inkâr etmektedir. Ayetler bu inkârın boşluğunu ortaya koyar: “Parmak uçlarını bile…” yaratmaya kadir bir kudret karşısında inkâr, sadece bir irade problemidir.

 

İnsanın inkârı, çoğunlukla bilimsel gerekçelerle değil, psikolojik ve iradî bir tercihle ortaya çıkar. “İnsan önündekini yalanlamak ister” (5). Bu, gelecekte karşılaşacağı kıyamet gününü zihninden silmek istemesidir. Günümüz insanı da benzer şekilde ölüm gerçeğiyle yüzleşmemek için anlık hazlara yönelmekte, kaçınılmaz olanı görmezden gelmeye çalışmaktadır. Modern hayatın hız ve haz odaklı yapısı, kıyameti unutturmakta ve insanı köksüz bir yaşama sürüklemektedir. Kıyametin tasviri, hem metafizik hem de kozmolojik bir düzlemde verilir: “Göz kamaştığı, ay tutulduğu, güneşle ay bir araya getirildiği zaman” (7–9). Bu ifadeler, kozmik ölçekte olağanüstü olayları bildirir. İlahi kudretin tabiat üzerindeki hâkimiyetine işaret eder. Bugünlerde insanlık, iklim krizi, güneş fırtınaları ve yapay zekâ kaynaklı “kıyamet senaryoları” üretirken, bu ayetler “Gerçek kıyamet, sizin tahayyül ettiğinizden bambaşka ve kaçışı olmayan bir andır” mesajını verir.

 

İnsan, o gün geldiğinde şu sözleri söyleyecektir: “Kaçacak yer neresi!” (10). Ancak ayet devam eder: “Hayır, sığınacak hiçbir yer yoktur. O gün varıp durulacak tek yer, Rabbinin huzurudur” (11–12). Bu, inkâr eden insanın her türlü kaçış arzusuna karşı kesin ve mutlak bir cevaptır. Günümüz insanı da gerçeklikten sosyal medyaya, dinden psikoterapiye, yüzleşmeden kaçan pek çok araca sığınmaya çalışmaktadır. Oysa nihayetinde varılacak yer bellidir: Allah’ın huzuru.

Araştırmacı ve ilahiyatçı yazar Hüseyin DENİZ

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ordumanset.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.