Hüseyin Deniz
Köşe Yazarı
Hüseyin Deniz
 

GERÇEK,SAMİMİ BİR MÜSLÜMAN NASIL OLUNUR.

GERÇEK,SAMİMİ BİR  MÜSLÜMAN NASIL OLUNUR Kur’ân-ı Kerîm’de beyân buyurulduğuna göre hakîki bir Müslümanın başlıca evsâfı şu şekilde sıralanmıştır. 1- Allah (c.c)’ın birliğine ve Allah’tan başka tanrı olmadığına, meleklere, Allah’ın gönderdiği kitaplara, Peygambere, âhiret gününe, hayır ve şer her şeyi Allah’ın yaratmasıyla olduğu­ na, kalbi ile inanır ve inandığını dili ile ikrar eder. 2- Allah (c.c)’ın emrettiği ve Peygamberin gösterdiği şekilde namazını kılar, orucunu tutar, zekâtını verir, yetimlere, yoksulla­ra, muhtaçlara, hısım ve akrabalarına, yolda kalmışlara mal ile seve seve yardımda bulunur. 3- Mühim ve tehlikeli vaziyetlerde katiyen sarsılmaz, gevşeklik ve telaş göstermez. 4- Felâketleri metanetle karşılar, muvaffak olmak için bütün kudretini sarf eder ve nihayet çaresizliğe karşı tahammül gösterir. 5- Ana ve babaya itaat eder. Onlara karşı gelmez, onların kalbi­ni kıracak sözlerde, işlerde bulunmaz. 6- Sözünde durur, ahdinde yaptığı mukavele ve muahedelerin­de sâdık kalır. 7- Emânete hıyanet etmez. 8- Bütün vazifelerini en iyi yapmaya çalışır. 9- Üstünü, başını, oturup, yattığı yeri, kabını kaçağını kirden, pastan; kafasını ve kalbini kötü fikirlerden ve fena huylardan cismen ve ruhen temizliğiyle herkese örnek olmaya çalışır. 10- Allah (c.c)’a ve Peygambere itaat eder ve ahlâkî vazifelerini tamamen yapar. 11- İnsanlar arasında fesâd çıkarmaz. İnsanları birbirine düşüre­cek sözlerden ve işlerden sakınır. 12- Kimsenin ayıplarını ve gizli hallerini araştırmaz ortaya dökmez. 13- Bilmediği bir şey hakkında hüküm vermez. 14- Başkalarına karşı kibirli olmaz, büyüklük satmaz. 15- Kötülüğün ve hayâsızlığın her türlüsünden, gizlisinden ve açı­ğından, büyüğünden ve küçüğünden sakınır. 16- Özü sözüne, içi dışına uygun olur. 17- Her nerede olursa olsun velev ki aleyhinde bile olsa hak ve adaletten ayrılmaz. 18- Düşmanlarına karşı da adaleti gözetir, onların düşmanlıkları dolayısıyla adaleti çiğnemez. 19- Yalan yere yemin etmez. Yalan şâhidliği yapmaz. Haksızlığa karşı nefret duyar. 20- Alçak ve süflî azrulara uyarak doğru yoldan sapmaz. 21- İsraftan ve cimrilikten sakınır. 22- Ne eli ile, ne dili ile kimseyi incitmez. 23- Komşularını çok sayar ve onları asla gücendirmez. 24- Varlık zamanında da, darlık zamanında da başkalarına yar­dımda bulunur. 25- Öfkelerini yenerek kusur ve kabahatleri afv eder. 26- Bir kötülük işleyecek veya bir haksızlık yapacak olursa he­men Allah (c.c)’ı hatırlayarak ondan afv ve mağfiret diler. Yaptığına pişman olur. 27- Her iyi işe arka çıkar, fenalığa asla yardımcı olmaz, kötüleri 28- Dargınları barıştırır, kin tutmaz, umûma faydalı bir insan ol­mağa çalışır. 29- Başka milletlerin nasıl yükseldiğini, nasıl gerilediğini ve nasıl düştüğünü tedkîk ve tetebbu ederek ibret alır. Ve başkalarının düştükleri hatâlara düşmemeğe çalışır. 30- İlim ve hüneri, hikmet ve hakikati nerede bulursa oradan al­makta kusur etmez. 31- Dünyâ ve âhiret işlerinde ilmi kendisine rehber yapar. 32- Dünyâ için hiç ölmeyecekmiş gibi çalışır. Yarın ölecekmiş gi­bi de âhiret için hazırlanır. 33- Allah yolunda, millet ve memleket uğrunda fedâkârlıktan, yerine göre canını feda etmekten çekinmez. 34- Bir Müslüman için en büyük gaye, hakîki bir Müslüman ol­maya çalışmak, Müslümanlığın ta’lîm ve telkîn eylediği faziletleri yaşamak ve yaşatmak ve bu suretle bütün insanla­ra örnek olmaktır.    Bir hadîs-i şerîfte bildirildiği üzere, insanları Cennet’e en fazla nâil edecek vasıflar da, “takvâ ve güzel ahlâktır.” (Bkz. Tirmizî, Birr, 62) Güzel ahlâkın temeli ise her hususta “edeb”e riâyettir. Edep, insanlığımızın tescilidir. Gönülleri ferahlatan bir gül râyihası gibidir. İnsani ilişkilerimizin vazgeçilmez ilk şartıdır.  Bu husus üzerine kur’an-ı Kerim Hucurat suresinde insani ilişkiler konusundan uyaran dokuz önemli kural vardır. 1-Size gelen bir haberin doğruluğunu araştırın (Hucurât,6) 2-Adaletli davranın (Hucurât,9) 3-insanların arasını düzeltin( Hucurât,10) 4-Birbirinizle alay etmeyin(Hucurât,11) 5- Birbirinizi ayıplamayın(Hucurârat,11) 6-birbirinizi kötü lakaplarla kagirmayız(Hucurât,11) 7-Zanım bir çoğundan çakınınız(Hucurât,11) 8-kusurları ve mahrumiyetleri araştırmayınınız(Hucurât,12) 9-birbirinizin gıybetini yapmayınız(Hucurât,12) İşte hakîki Müslümanın vasıfları bunlardır. Cenâb-ı Hak cümle­mizi tevfîkât-ı Sübhâniyyesine mazhar buyursun. Âmîn. Araştırmacı ve ilahiyatçı yazar Hüseyin DENİZ
Ekleme Tarihi: 02 Nisan 2026 -Perşembe
Hüseyin Deniz

GERÇEK,SAMİMİ BİR MÜSLÜMAN NASIL OLUNUR.

GERÇEK,SAMİMİ BİR  MÜSLÜMAN NASIL OLUNUR

Kur’ân-ı Kerîm’de beyân buyurulduğuna göre hakîki bir Müslümanın başlıca evsâfı şu şekilde sıralanmıştır.

1- Allah (c.c)’ın birliğine ve Allah’tan başka tanrı olmadığına, meleklere, Allah’ın gönderdiği kitaplara, Peygambere, âhiret gününe, hayır ve şer her şeyi Allah’ın yaratmasıyla olduğu­ na, kalbi ile inanır ve inandığını dili ile ikrar eder.

2- Allah (c.c)’ın emrettiği ve Peygamberin gösterdiği şekilde namazını kılar, orucunu tutar, zekâtını verir, yetimlere, yoksulla­ra, muhtaçlara, hısım ve akrabalarına, yolda kalmışlara mal ile seve seve yardımda bulunur.

3- Mühim ve tehlikeli vaziyetlerde katiyen sarsılmaz, gevşeklik ve telaş göstermez.

4- Felâketleri metanetle karşılar, muvaffak olmak için bütün kudretini sarf eder ve nihayet çaresizliğe karşı tahammül gösterir.

5- Ana ve babaya itaat eder. Onlara karşı gelmez, onların kalbi­ni kıracak sözlerde, işlerde bulunmaz.

6- Sözünde durur, ahdinde yaptığı mukavele ve muahedelerin­de sâdık kalır.

7- Emânete hıyanet etmez.

8- Bütün vazifelerini en iyi yapmaya çalışır.

9- Üstünü, başını, oturup, yattığı yeri, kabını kaçağını kirden, pastan; kafasını ve kalbini kötü fikirlerden ve fena huylardan cismen ve ruhen temizliğiyle herkese örnek olmaya çalışır.

10- Allah (c.c)’a ve Peygambere itaat eder ve ahlâkî vazifelerini tamamen yapar.

11- İnsanlar arasında fesâd çıkarmaz. İnsanları birbirine düşüre­cek sözlerden ve işlerden sakınır.

12- Kimsenin ayıplarını ve gizli hallerini araştırmaz ortaya dökmez.

13- Bilmediği bir şey hakkında hüküm vermez.

14- Başkalarına karşı kibirli olmaz, büyüklük satmaz.

15- Kötülüğün ve hayâsızlığın her türlüsünden, gizlisinden ve açı­ğından, büyüğünden ve küçüğünden sakınır.

16- Özü sözüne, içi dışına uygun olur.

17- Her nerede olursa olsun velev ki aleyhinde bile olsa hak ve adaletten ayrılmaz.

18- Düşmanlarına karşı da adaleti gözetir, onların düşmanlıkları dolayısıyla adaleti çiğnemez.

19- Yalan yere yemin etmez. Yalan şâhidliği yapmaz. Haksızlığa karşı nefret duyar.

20- Alçak ve süflî azrulara uyarak doğru yoldan sapmaz.

21- İsraftan ve cimrilikten sakınır.

22- Ne eli ile, ne dili ile kimseyi incitmez.

23- Komşularını çok sayar ve onları asla gücendirmez.

24- Varlık zamanında da, darlık zamanında da başkalarına yar­dımda bulunur.

25- Öfkelerini yenerek kusur ve kabahatleri afv eder.

26- Bir kötülük işleyecek veya bir haksızlık yapacak olursa he­men Allah (c.c)’ı hatırlayarak ondan afv ve mağfiret diler. Yaptığına pişman olur.

27- Her iyi işe arka çıkar, fenalığa asla yardımcı olmaz, kötüleri

28- Dargınları barıştırır, kin tutmaz, umûma faydalı bir insan ol­mağa çalışır.

29- Başka milletlerin nasıl yükseldiğini, nasıl gerilediğini ve nasıl düştüğünü tedkîk ve tetebbu ederek ibret alır. Ve başkalarının düştükleri hatâlara düşmemeğe çalışır.

30- İlim ve hüneri, hikmet ve hakikati nerede bulursa oradan al­makta kusur etmez.

31- Dünyâ ve âhiret işlerinde ilmi kendisine rehber yapar.

32- Dünyâ için hiç ölmeyecekmiş gibi çalışır. Yarın ölecekmiş gi­bi de âhiret için hazırlanır.

33- Allah yolunda, millet ve memleket uğrunda fedâkârlıktan, yerine göre canını feda etmekten çekinmez.

34- Bir Müslüman için en büyük gaye, hakîki bir Müslüman ol­maya çalışmak, Müslümanlığın ta’lîm ve telkîn eylediği faziletleri yaşamak ve yaşatmak ve bu suretle bütün insanla­ra örnek olmaktır.

 

 Bir hadîs-i şerîfte bildirildiği üzere, insanları Cennet’e en fazla nâil edecek vasıflar da, “takvâ ve güzel ahlâktır.” (Bkz. Tirmizî, Birr, 62)

Güzel ahlâkın temeli ise her hususta “edeb”e riâyettir. Edep, insanlığımızın tescilidir. Gönülleri ferahlatan bir gül râyihası gibidir. İnsani ilişkilerimizin vazgeçilmez ilk şartıdır. 

Bu husus üzerine kur’an-ı Kerim Hucurat suresinde insani ilişkiler konusundan uyaran dokuz önemli kural vardır.

1-Size gelen bir haberin doğruluğunu araştırın (Hucurât,6)

2-Adaletli davranın (Hucurât,9)

3-insanların arasını düzeltin( Hucurât,10)

4-Birbirinizle alay etmeyin(Hucurât,11)

5- Birbirinizi ayıplamayın(Hucurârat,11)

6-birbirinizi kötü lakaplarla kagirmayız(Hucurât,11)

7-Zanım bir çoğundan çakınınız(Hucurât,11)

8-kusurları ve mahrumiyetleri araştırmayınınız(Hucurât,12)

9-birbirinizin gıybetini yapmayınız(Hucurât,12)

İşte hakîki Müslümanın vasıfları bunlardır. Cenâb-ı Hak cümle­mizi tevfîkât-ı Sübhâniyyesine mazhar buyursun. Âmîn.

Araştırmacı ve ilahiyatçı yazar Hüseyin DENİZ

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ordumanset.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.