KURBANLIK HAYVANLARDA OLAĞAN OLAN ŞEYLER
Kurban ibadeti; teslimiyetin, sadakatin ve Allah’a yakınlaşmanın en güzel nişanelerinden biridir. Ancak bazen insanın elinde olmayan durumlar yaşanabilir. Kurbanlık hayvanın ölmesi, kaybolması ya da kesim sırasında beklenmedik hadiselerin ortaya çıkması gibi durumlar, vatandaşlarımızın zihninde çeşitli sorular oluşturmaktadır. Dinimiz ise bu konularda kolaylık ve hikmet ölçüsünü esas almıştır.
Kurbanlık olarak alınan hayvan, kişinin ihmali olmadan ölür veya kaybolursa, maddi durumu iyi olmayan kimse için yeniden kurban alma mecburiyeti yoktur. Çünkü kişi elinden gelen gayreti göstermiştir. Ancak maddi imkânı yerinde olan kimsenin yeniden bir kurban alıp kesmesi uygun görülmüştür. Zira vacip olan ibadetin yerine getirilmesi esastır. Burada önemli olan, kulun samimiyeti ve Allah’a karşı taşıdığı niyettir.
Bazen de kurbanlık hayvan kaybolduktan sonra bayram namazı sonrasında yeniden bulunabilir. Eğer kişi kaybolan hayvanın yerine başka bir kurban kesmişse, sonradan bulunan hayvanı tekrar kesmesi gerekmez. Çünkü vacip olan ibadet yerine getirilmiştir. Ancak dilerse nafile olarak kesebilir. Eğer yerine başka kurban almamış ve kurban vakti devam ediyorsa, bulunan hayvan kurban edilir. Çünkü kurban ibadeti henüz yerine getirilmemiştir.
Kurban kesimi sırasında karşılaşılan dikkat çekici durumlardan biri de hayvanın karnından yavru çıkmasıdır. Eğer kesilen hayvanın karnından canlı bir buzağı çıkarsa, o yavru da usulüne uygun şekilde kesilir ve eti yenir. Şayet yavru ölü çıkarsa, bazı alimlere göre tüyleri oluşmuşsa yenilebilir, oluşmamışsa yenilmez görüşü bulunmaktadır. Ancak ihtiyatlı davranmak ve dini hassasiyeti gözetmek en güzelidir.
Kurban ibadeti sadece et dağıtmak değildir. O, aynı zamanda teslimiyet imtihanıdır. Hz. İbrahim’in sadakati, Hz. İsmail’in teslimiyeti bu ibadetin ruhunda yaşamaktadır. Kul bazen malıyla, bazen sabrıyla, bazen de karşılaştığı imtihanlarla Rabbine yakınlaşır. Önemli olan; ibadeti gösterişten uzak, ihlas ve samimiyet içerisinde yerine getirebilmektir.
Unutmamalıyız ki Allah Teâlâ kurbanların ne etine ne de kanına muhtaçtır. Ona ulaşacak olan yalnızca takvamız, yani gönlümüzdeki samimi kulluktur. Kurban; paylaşmanın, yardımlaşmanın ve kardeşliğin bayramıdır. Rabbim yapılan ibadetleri kabul eylesin, gönüllerimize huzur ve bereket nasip etsin.
Araştırmacı ve ilahiyatçı yazar Hüseyin DENİZ