KURBANLIK HAYVANLARDA DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR
Kurban, sözlükte "yaklaşmak" ve "Allah'a yakınlaşmaya vesile olan şey" anlamına gelir. Dini bir terim olarak ise; Allah'ın rızasını kazanmak amacıyla, belirli şartları taşıyan hayvanı (koyun, keçi, sığır, manda, deve) usulüne uygun olarak kesmek ve bu amaçla kesilen hayvana denir.
Kurban ibadeti; sadece bir hayvan kesmek değil, teslimiyetin, paylaşmanın ve Allah’a yakınlaşmanın en güzel nişanelerinden biridir. Bu ibadetin kabulü için hem niyetin samimi olması hem de kurbanlık hayvanın dinimizin belirlediği şartları taşıması gerekir. Günümüzde halk arasında sıkça konuşulan “kapak atma” meselesi de bu şartlardan biridir.
“Kapak atma” denilen olay, büyükbaş hayvanlarda alt çenedeki süt dişlerinin düşüp yerine kalıcı dişlerin çıkmasıdır. Bu durum hayvanın belli bir yaşa ulaştığını gösterir. Çünkü İslam’da kurbanlık büyükbaş hayvanların en az iki yaşını doldurmuş olması gerekir. Sığır ve manda iki yaşını tamamlamadan kurban edilemez. Ancak bazı hayvanlar iki yaşını doldurmaya çok yakın olur ve diş değişimi başlamışsa, halk arasında “kapak attı” denilerek yaşını doldurduğu anlaşılır.
Kurban Bayramı’na on gün kala iki yaşını tamamlayacak bir büyükbaş hayvanın, bayram günleri içerisinde yaşını doldurmuş olması yeterlidir. Yani kurban kesileceği gün itibarıyla iki yaşını tamamlamışsa kurban edilmesi caiz olur. Burada esas olan satın alma tarihi değil, kesim anındaki yaştır.
Küçükbaş hayvanlarda ise koyun ve keçinin en az bir yaşını doldurmuş olması gerekir. Ancak koyunda ayrı bir kolaylık vardır. Eğer altı aylık bir kuzu; gelişmiş, gösterişli ve bir yaşındaki koyun kadar iri görünüyorsa kurban edilebilir. Bu durum Peygamber Efendimiz’in kolaylaştırıcı sünnetlerinden biridir.
Fakat keçide bu ruhsat yoktur; mutlaka bir yaşını doldurmalıdır.
Bugün kurbanlık seçerken sadece kilosuna, etine veya fiyatına bakmak yeterli değildir. Çünkü kurban bir ticaret değil, ibadettir. İbadetin özü ise Allah’ın rızasını aramaktır. Eksik, kusurlu, yaş şartını taşımayan hayvanlarla yapılan kurbanlar, vicdanları da huzursuz eder.
Unutmamak gerekir ki Allah Teâlâ’nın istediği ne etlerdir ne de kanlar… O’nun katına ulaşan yalnızca takvamız, samimiyetimiz ve teslimiyetimizdir. Kurbanlık seçerken gösterilecek hassasiyet de işte bu teslimiyetin bir parçasıdır.
Araştırmacı ve ilahiyatçı yazar Hüseyin DENİZ