Hüseyin Deniz
Köşe Yazarı
Hüseyin Deniz
 

ALINAN KURBANLIKLARDA SONRADAN OLAN BEKLENMEDIK DURUMLAR

ALINAN KURBANLIKLARDA SONRADAN OLAN BEKLENMEDIK DURUMLAR.! Kurban ibadeti; niyet, samimiyet ve Allah’a teslimiyetin en güzel göstergelerinden biridir.  Ancak bazen alınan  kurbanlık hayvanla ilgili beklenmedik durumlar yaşanabilir. Böyle anlarda dinimizin ölçülerini bilmek gerekir.   Kurban olarak alınmış bir hayvan daha sonra ölürse veya kurban olmaya engel bir kusur meydana gelirse izlenecek yol, kişinin maddi durumuna göre değişir.   Maddi durumu iyi olan yani kurban kesmekle yükümlü bulunan kişi, aldığı hayvan ölürse yerine yeniden bir kurban almak durumundadır. Çünkü onun üzerine vacip olan ibadet hâlâ devam etmektedir. İlk hayvanın telef olması bu sorumluluğu düşürmez.   Fakat fakir bir kimse, dinen kurban kesmekle yükümlü olmadığı hâlde sevap kazanmak niyetiyle bir kurbanlık almışsa, bu hayvan ölür veya kaybolursa yeniden almak zorunda değildir. Çünkü kurban zaten ona vacip değildi. Ancak imkân bulursa tekrar alıp kesmesi güzel bir davranış olur.   Burada önemli olan husus şudur: Fakir kimsenin kurban alıp kesmesi son derece güzel ve sevaplı bir davranıştır. Bu, Allah’a yakınlaşma arzusunun bir göstergesidir. Dinen mecbur olmadığı hâlde ibadet aşkıyla kurban kesmek büyük bir fedakârlıktır. Ancak böyle bir kişinin gücünün üstünde borca girerek ailesini sıkıntıya sokması doğru görülmemiştir.   Günümüzde sıkça sorulan konulardan biri de şudur: Çok zengin bir kişinin tek başına bir büyükbaş hayvan kesebilecek imkânı varken yedi kişi ortak olması veya kurbanını yurt dışında kestirmesi uygun mudur?   Dinimize göre büyükbaş hayvana yedi kişiye kadar ortak olunabilir. Ortakların hepsinin ibadet niyeti taşıması gerekir. Zengin bir kişinin tek başına kesmek yerine ortak olması dinen caizdir. Çünkü burada ölçü gösteriş değil, ibadetin sahih olmasıdır.   Ancak kişinin maddi imkânı genişse, daha fazla ihtiyaç sahibine ulaşacak şekilde davranması da güzel bir ahlaktır. Bir kurban yerine birkaç kurban kesmek, et dağıtımını çoğaltmak, yoksulları sevindirmek elbette daha faziletli bir davranış olur.   Kurbanın yurt dışında kesilmesine gelince; eğer gerçekten ihtiyaç bölgelerine ulaştırılıyor, aç ve mazlum insanlara yardım ediliyorsa bu da caiz ve sevaplıdır. Özellikle savaş, kıtlık ve yoksulluğun yaşandığı bölgelerde yapılan kurban organizasyonları büyük hayırlara vesile olmaktadır.   Fakat burada dikkat edilmesi gereken konu, “daha ucuz oluyor” düşüncesinin ibadetin ruhunun önüne geçmemesidir. Kurban sadece ekonomik bir işlem değildir; paylaşmanın, fedakârlığın ve Allah’a teslimiyetin sembolüdür. İnsan kendi çevresindeki fakirleri de unutmamalıdır.   Sonuç olarak;   Kurbanlık hayvan ölürse zengin olan yeniden alır, fakir olan almak zorunda değildir. Fakirin gönüllü olarak kurban kesmesi çok kıymetli bir ibadettir. Büyükbaşta ortaklık caizdir. Yurt dışında kurban kestirmek de uygundur; yeter ki güvenilir şekilde ihtiyaç sahiplerine ulaştırılsın ve ibadetin manevi ruhu kaybolmasın.   Rabbim yapılan ibadetleri kabul eylesin, kurbanlarımızı ihlasla eda etmeyi nasip etsin. Araştırmacı ve ilahiyatçı yazar Hüseyin DENİZ
Ekleme Tarihi: 22 Mayıs 2026 -Cuma
Hüseyin Deniz

ALINAN KURBANLIKLARDA SONRADAN OLAN BEKLENMEDIK DURUMLAR

ALINAN KURBANLIKLARDA SONRADAN OLAN BEKLENMEDIK DURUMLAR.!

Kurban ibadeti; niyet, samimiyet ve Allah’a teslimiyetin en güzel göstergelerinden biridir. 

Ancak bazen alınan 

kurbanlık hayvanla ilgili beklenmedik durumlar yaşanabilir. Böyle anlarda dinimizin ölçülerini bilmek gerekir.

 

Kurban olarak alınmış bir hayvan daha sonra ölürse veya kurban olmaya engel bir kusur meydana gelirse izlenecek yol, kişinin maddi durumuna göre değişir.

 

Maddi durumu iyi olan yani kurban kesmekle yükümlü bulunan kişi, aldığı hayvan ölürse yerine yeniden bir kurban almak durumundadır. Çünkü onun üzerine vacip olan ibadet hâlâ devam etmektedir. İlk hayvanın telef olması bu sorumluluğu düşürmez.

 

Fakat fakir bir kimse, dinen kurban kesmekle yükümlü olmadığı hâlde sevap kazanmak niyetiyle bir kurbanlık almışsa, bu hayvan ölür veya kaybolursa yeniden almak zorunda değildir. Çünkü kurban zaten ona vacip değildi. Ancak imkân bulursa tekrar alıp kesmesi güzel bir davranış olur.

 

Burada önemli olan husus şudur: Fakir kimsenin kurban alıp kesmesi son derece güzel ve sevaplı bir davranıştır. Bu, Allah’a yakınlaşma arzusunun bir göstergesidir. Dinen mecbur olmadığı hâlde ibadet aşkıyla kurban kesmek büyük bir fedakârlıktır. Ancak böyle bir kişinin gücünün üstünde borca girerek ailesini sıkıntıya sokması doğru görülmemiştir.

 

Günümüzde sıkça sorulan konulardan biri de şudur: Çok zengin bir kişinin tek başına bir büyükbaş hayvan kesebilecek imkânı varken yedi kişi ortak olması veya kurbanını yurt dışında kestirmesi uygun mudur?

 

Dinimize göre büyükbaş hayvana yedi kişiye kadar ortak olunabilir. Ortakların hepsinin ibadet niyeti taşıması gerekir. Zengin bir kişinin tek başına kesmek yerine ortak olması dinen caizdir. Çünkü burada ölçü gösteriş değil, ibadetin sahih olmasıdır.

 

Ancak kişinin maddi imkânı genişse, daha fazla ihtiyaç sahibine ulaşacak şekilde davranması da güzel bir ahlaktır. Bir kurban yerine birkaç kurban kesmek, et dağıtımını çoğaltmak, yoksulları sevindirmek elbette daha faziletli bir davranış olur.

 

Kurbanın yurt dışında kesilmesine gelince; eğer gerçekten ihtiyaç bölgelerine ulaştırılıyor, aç ve mazlum insanlara yardım ediliyorsa bu da caiz ve sevaplıdır. Özellikle savaş, kıtlık ve yoksulluğun yaşandığı bölgelerde yapılan kurban organizasyonları büyük hayırlara vesile olmaktadır.

 

Fakat burada dikkat edilmesi gereken konu, “daha ucuz oluyor” düşüncesinin ibadetin ruhunun önüne geçmemesidir. Kurban sadece ekonomik bir işlem değildir; paylaşmanın, fedakârlığın ve Allah’a teslimiyetin sembolüdür. İnsan kendi çevresindeki fakirleri de unutmamalıdır.

 

Sonuç olarak;

 

  • Kurbanlık hayvan ölürse zengin olan yeniden alır, fakir olan almak zorunda değildir.
  • Fakirin gönüllü olarak kurban kesmesi çok kıymetli bir ibadettir.
  • Büyükbaşta ortaklık caizdir.
  • Yurt dışında kurban kestirmek de uygundur; yeter ki güvenilir şekilde ihtiyaç sahiplerine ulaştırılsın ve ibadetin manevi ruhu kaybolmasın.

 

Rabbim yapılan ibadetleri kabul eylesin, kurbanlarımızı ihlasla eda etmeyi nasip etsin.

Araştırmacı ve ilahiyatçı yazar Hüseyin DENİZ

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ordumanset.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.