KURBAN KESENLERİN DİKKAT
ETMESI GEREKİR.
Kurban ibadeti, Allah’a yakınlaşmanın ve teslimiyetin en güzel göstergelerinden biridir. Ancak toplumumuzda zaman zaman dinî dayanağı olmayan bazı uygulamalar da gelenek hâline gelebilmektedir. Bunlardan biri de kesilen kurbanın veya adak kurbanının kanını araba, ev, alın ya da çeşitli eşyalara sürme âdetidir.
Dinimizde kurban kanını arabaya, eve veya herhangi bir eşyaya sürmenin dinî bir hükmü ve sevabı yoktur. Böyle bir uygulama ne Kur’an-ı Kerim’de ne de Peygamber Efendimiz’in sünnetinde bulunmaktadır. Bu nedenle kurban kanını “korusun”, “kazadan beladan muhafaza etsin” düşüncesiyle sürmek doğru görülmemiştir. Koruyan yalnız Allah’tır. Müslümanın yapması gereken; dua etmek, sadaka vermek ve Allah’a tevekkül etmektir.
Kur’an-ı Kerim’de Rabbimiz şöyle buyurur:
“Onların ne etleri Allah’a ulaşır ne de kanları; Allah’a ulaşan yalnız sizin takvanızdır.”
(Hac Suresi, 37. Ayet)
Demek ki Allah katında değerli olan; kanın akması değil, samimiyet, ihlas ve takvadır.
Ayrıca kurbanlık hayvanın bazı organlarının yenilmesi de dinimizde hoş görülmemiştir. Fakihlerin çoğuna göre şu kısımların yenilmesi mekruh kabul edilmiştir:
- Akan kan
- İdrar torbası
- Safra kesesi
- Cinsiyet organları
- Hayalar (yumurtalar)
- Bezeler
- Anüs ve çevresi
- Pislik bulunan bağırsak bölümleri
Bunların temizlenmeden tüketilmesi uygun değildir. Kurban eti hazırlanırken hijyen ve dinî hassasiyet birlikte gözetilmelidir.
Kurban; gösteriş değil teslimiyettir. Kanı eşyalara sürmek değil, gönüllere merhamet sürmek önemlidir. Kurbanın bereketi; ihtiyaç sahiplerini sevindirmekte, sofraları paylaşmakta ve Allah’ın rızasını aramakta gizlidir.
Hüseyin DENİZ
Araştırmacı ve ilahiyatçı yazar