Hüseyin Deniz
Köşe Yazarı
Hüseyin Deniz
 

ÜÇ CUMA‘YI TERK EDENIN KALBI MÜHÜRLENIR

ÜÇ CUMAYI TERK EDENLERİN KALBİ MÜHÜRLENİR   Cuma günü, müminlerin haftalık bayramıdır. O gün sadece bir tatil günü değil; rahmetin, mağfiretin ve kardeşliğin yeniden canlandığı mübarek bir vakittir. Minarelerden yükselen ezanlar, müminleri Allah’ın huzuruna davet eder. Bu davete icabet edenler hem Rabbinin emrine uyar hem de ümmet olmanın huzurunu yaşar.   Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) Cuma namazının önemini şu hadis-i şerifle ifade etmiştir:   “Kim önemsemediği için peş peşe üç cuma namazını terk ederse, Allah onun kalbini mühürler.” (Ebû Dâvûd, Salât 204; Tirmizî, Cum’a 7; Nesâî, Cum’a 2)   Burada kastedilen, mazeretsiz ve önemsemeyerek Cuma namazını terk etmektir. Hastalık, yolculuk veya dinen geçerli bir mazeret bunun dışındadır. Hadisin verdiği mesaj son derece açıktır: İbadetlere karşı ilgisizlik zamanla kalbi katılaştırır, manevî duyarlılığı zayıflatır ve insanı Allah’tan uzaklaştırır.   Kalbin mühürlenmesi, kişinin artık hakikate karşı duyarsız hâle gelmesi, nasihatlerden etkilenmemesi ve günahları sıradan görmeye başlamasıdır. Bu, bir mümin için en büyük tehlikelerden biridir. Çünkü bedenin ölümü ne kadar acıysa, kalbin ölümü ondan daha acıdır.   Cuma namazı sadece iki rekât farzdan ibaret değildir. O; hutbeyi dinlemek, müminlerle omuz omuza saf tutmak, kardeşliği pekiştirmek ve haftalık manevî muhasebe yapmaktır. Camiye atılan her adım rahmete, affa ve berekete açılan bir kapıdır.   Ne yazık ki günümüzde dünya meşguliyetleri, alışveriş, iş hayatı veya çeşitli bahaneler, bazı insanları Cuma namazından uzaklaştırmaktadır. Oysa dünya işleri hiçbir zaman Allah’ın davetinden daha önemli değildir. Kazanç Allah’ın elindedir. Allah için işini kısa bir süre bırakan kimsenin rızkını eksiltecek olan da artıracak olan da O’dur.   Öyleyse geliniz, Cuma gününü hayatımızın merkezi yapalım. Ezan okunduğunda gönlümüz de bedenimiz de camiye yönelsin. Çocuklarımıza Cuma sevgisini aşılayalım, gençlerimizi camilerle buluşturalım ve bu mübarek günü hakkıyla değerlendirelim.   Unutmayalım ki mühürlenen kapılar anahtarla açılabilir; fakat mühürlenen kalpler ancak samimi bir tövbe, ihlaslı ibadet ve Allah’ın rahmetiyle yeniden dirilir.   Rabbimiz bizleri Cuma namazını ihmal etmeyen, camileri sevgiyle dolduran, kalbi iman, secde ve takva ile diri kullarından eylesin. Cuma’nın bereketini hayatımıza, hanelerimize ve nesillerimize nasip etsin. Âmin. Hüseyin DENİZ Araştırmacı ve ilahiyatçı yazar
Ekleme Tarihi: 03 Temmuz 2026 -Cuma
Hüseyin Deniz

ÜÇ CUMA‘YI TERK EDENIN KALBI MÜHÜRLENIR

ÜÇ CUMAYI TERK EDENLERİN KALBİ MÜHÜRLENİR

 

Cuma günü, müminlerin haftalık bayramıdır. O gün sadece bir tatil günü değil; rahmetin, mağfiretin ve kardeşliğin yeniden canlandığı mübarek bir vakittir. Minarelerden yükselen ezanlar, müminleri Allah’ın huzuruna davet eder. Bu davete icabet edenler hem Rabbinin emrine uyar hem de ümmet olmanın huzurunu yaşar.

 

Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) Cuma namazının önemini şu hadis-i şerifle ifade etmiştir:

 

“Kim önemsemediği için peş peşe üç cuma namazını terk ederse, Allah onun kalbini mühürler.”

(Ebû Dâvûd, Salât 204; Tirmizî, Cum’a 7; Nesâî, Cum’a 2)

 

Burada kastedilen, mazeretsiz ve önemsemeyerek Cuma namazını terk etmektir. Hastalık, yolculuk veya dinen geçerli bir mazeret bunun dışındadır. Hadisin verdiği mesaj son derece açıktır: İbadetlere karşı ilgisizlik zamanla kalbi katılaştırır, manevî duyarlılığı zayıflatır ve insanı Allah’tan uzaklaştırır.

 

Kalbin mühürlenmesi, kişinin artık hakikate karşı duyarsız hâle gelmesi, nasihatlerden etkilenmemesi ve günahları sıradan görmeye başlamasıdır. Bu, bir mümin için en büyük tehlikelerden biridir. Çünkü bedenin ölümü ne kadar acıysa, kalbin ölümü ondan daha acıdır.

 

Cuma namazı sadece iki rekât farzdan ibaret değildir. O; hutbeyi dinlemek, müminlerle omuz omuza saf tutmak, kardeşliği pekiştirmek ve haftalık manevî muhasebe yapmaktır. Camiye atılan her adım rahmete, affa ve berekete açılan bir kapıdır.

 

Ne yazık ki günümüzde dünya meşguliyetleri, alışveriş, iş hayatı veya çeşitli bahaneler, bazı insanları Cuma namazından uzaklaştırmaktadır. Oysa dünya işleri hiçbir zaman Allah’ın davetinden daha önemli değildir. Kazanç Allah’ın elindedir. Allah için işini kısa bir süre bırakan kimsenin rızkını eksiltecek olan da artıracak olan da O’dur.

 

Öyleyse geliniz, Cuma gününü hayatımızın merkezi yapalım. Ezan okunduğunda gönlümüz de bedenimiz de camiye yönelsin. Çocuklarımıza Cuma sevgisini aşılayalım, gençlerimizi camilerle buluşturalım ve bu mübarek günü hakkıyla değerlendirelim.

 

Unutmayalım ki mühürlenen kapılar anahtarla açılabilir; fakat mühürlenen kalpler ancak samimi bir tövbe, ihlaslı ibadet ve Allah’ın rahmetiyle yeniden dirilir.

 

Rabbimiz bizleri Cuma namazını ihmal etmeyen, camileri sevgiyle dolduran, kalbi iman, secde ve takva ile diri kullarından eylesin. Cuma’nın bereketini hayatımıza, hanelerimize ve nesillerimize nasip etsin. Âmin.

Hüseyin DENİZ

Araştırmacı ve ilahiyatçı yazar

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ordumanset.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.