Hüseyin Deniz
Köşe Yazarı
Hüseyin Deniz
 

AİLE VE ÇOCUKLAR!!

AİLE VE ÇOCUKLAR. Bugünün yazısını çok anlamlı bir atasözü ile başlamak istiyorum: Kargaya nispeten söylenmiş bir sözdür “Çocuklar büyüyeli atın gübresine hasret kaldık!’”   Anadolu irfanı, bazen uzun nutuklarla anlatılamayacak hakikatleri kısa bir sözle dile getirir. İlk duyulduğunda tebessüm ettiren bu sözün ardında ise aile hayatına dair çok derin bir gerçek gizlidir.   Anne ve baba olmak, sadece bir çocuğu dünyaya getirmek değildir. Asıl anne babalık, o çocuğun geleceği için kendi rahatından, zamanından, hatta çoğu zaman kendi isteklerinden vazgeçebilmektir.   Eskiden insanlar geçimlerini çoğunlukla hayvancılıkla sağlardı. Atın gübresi bile tarlaya bereket, eve kazanç demekti. Fakat yavrular büyüyüp çoğalınca anne ve baba kendi menfaatlerini düşünemez hâle gelir, bütün emeklerini çocuklarının ihtiyaçlarına ayırırlardı. İşte bu söz, fedakârlığın mizahi ama anlamlı bir ifadesidir.   Gerçekten de evlat sahibi olmak, insanın hayatını değiştiren en büyük nimettir. Anne uykusundan vazgeçer, baba alın terini çoğaltır. Çocuk üşümesin diye anne üşür, çocuk aç kalmasın diye baba kendi arzusunu erteler. Nice anne babalar, çocuklarının iyi bir eğitim alabilmesi için yıllarca kendi ihtiyaçlarını ikinci plana bırakmıştır.   Ne var ki günümüzde bazı ailelerde fedakârlığın yerini aşırı rahatlık, sorumluluğun yerini ise ilgisizlik almaya başlamıştır. Çocuğa her istediğini vermek, onu mutlu etmek değildir. Gerçek mutluluk; sevgiyle birlikte edep, saygı, merhamet ve sorumluluk duygusunu kazandırmaktır.   Evlatlarımızı sadece diploma sahibi insanlar olarak değil; vicdan sahibi, ahlaklı, Allah’tan korkan, kul hakkına riayet eden, anne babasına hürmet eden bireyler olarak yetiştirmek zorundayız. Çünkü güçlü toplumlar, sağlam ailelerin eseridir. Sağlam aileler ise fedakârlık, sevgi ve güzel örneklikle ayakta durur.   Bugün anne babalar kendilerine şu soruyu sormalıdır: Çocuklarımıza sadece mal mı bırakıyoruz, yoksa güzel ahlak da bırakabiliyor muyuz? Çünkü servet tükenebilir, makam bitebilir; fakat güzel terbiye, insanın hem dünyasını hem de ahiretini aydınlatan en büyük mirastır.   Unutmayalım ki çocuklar, anne ve babalarının söylediklerinden çok, yaşadıklarını örnek alırlar. Onlara bırakılacak en kıymetli miras; iman, güzel ahlak, dürüstlük ve helal lokmadır.   Rabbimiz, ailelerimize huzur, çocuklarımıza salih bir ömür, anne ve babalara da evlatlarını hakkıyla yetiştirebilecek hikmet ve sabır nasip eylesin. Çünkü güçlü bir toplumun temeli, sevgiyle yoğrulmuş, ahlakla inşa edilmiş sağlam ailelerdir. Hüseyin DENİZ İlahiyatçı:şair ve Yazar
Ekleme Tarihi: 05 Kasım 2026 -Perşembe
Hüseyin Deniz

AİLE VE ÇOCUKLAR!!

AİLE VE ÇOCUKLAR.

Bugünün yazısını çok anlamlı bir atasözü ile başlamak istiyorum: Kargaya nispeten söylenmiş bir sözdür “Çocuklar büyüyeli atın gübresine hasret kaldık!’”

 

Anadolu irfanı, bazen uzun nutuklarla anlatılamayacak hakikatleri kısa bir sözle dile getirir. İlk duyulduğunda tebessüm ettiren bu sözün ardında ise aile hayatına dair çok derin bir gerçek gizlidir.

 

Anne ve baba olmak, sadece bir çocuğu dünyaya getirmek değildir. Asıl anne babalık, o çocuğun geleceği için kendi rahatından, zamanından, hatta çoğu zaman kendi isteklerinden vazgeçebilmektir.

 

Eskiden insanlar geçimlerini çoğunlukla hayvancılıkla sağlardı. Atın gübresi bile tarlaya bereket, eve kazanç demekti. Fakat yavrular büyüyüp çoğalınca anne ve baba kendi menfaatlerini düşünemez hâle gelir, bütün emeklerini çocuklarının ihtiyaçlarına ayırırlardı. İşte bu söz, fedakârlığın mizahi ama anlamlı bir ifadesidir.

 

Gerçekten de evlat sahibi olmak, insanın hayatını değiştiren en büyük nimettir. Anne uykusundan vazgeçer, baba alın terini çoğaltır. Çocuk üşümesin diye anne üşür, çocuk aç kalmasın diye baba kendi arzusunu erteler. Nice anne babalar, çocuklarının iyi bir eğitim alabilmesi için yıllarca kendi ihtiyaçlarını ikinci plana bırakmıştır.

 

Ne var ki günümüzde bazı ailelerde fedakârlığın yerini aşırı rahatlık, sorumluluğun yerini ise ilgisizlik almaya başlamıştır. Çocuğa her istediğini vermek, onu mutlu etmek değildir. Gerçek mutluluk; sevgiyle birlikte edep, saygı, merhamet ve sorumluluk duygusunu kazandırmaktır.

 

Evlatlarımızı sadece diploma sahibi insanlar olarak değil; vicdan sahibi, ahlaklı, Allah’tan korkan, kul hakkına riayet eden, anne babasına hürmet eden bireyler olarak yetiştirmek zorundayız. Çünkü güçlü toplumlar, sağlam ailelerin eseridir. Sağlam aileler ise fedakârlık, sevgi ve güzel örneklikle ayakta durur.

 

Bugün anne babalar kendilerine şu soruyu sormalıdır: Çocuklarımıza sadece mal mı bırakıyoruz, yoksa güzel ahlak da bırakabiliyor muyuz? Çünkü servet tükenebilir, makam bitebilir; fakat güzel terbiye, insanın hem dünyasını hem de ahiretini aydınlatan en büyük mirastır.

 

Unutmayalım ki çocuklar, anne ve babalarının söylediklerinden çok, yaşadıklarını örnek alırlar. Onlara bırakılacak en kıymetli miras; iman, güzel ahlak, dürüstlük ve helal lokmadır.

 

Rabbimiz, ailelerimize huzur, çocuklarımıza salih bir ömür, anne ve babalara da evlatlarını hakkıyla yetiştirebilecek hikmet ve sabır nasip eylesin. Çünkü güçlü bir toplumun temeli, sevgiyle yoğrulmuş, ahlakla inşa edilmiş sağlam ailelerdir.

Hüseyin DENİZ

İlahiyatçı:şair ve Yazar

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ordumanset.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.