Hüseyin Deniz
Köşe Yazarı
Hüseyin Deniz
 

DÜĞÜNLERI DE GÖSTERiŞ,EVLiLiKTE ÇiLE…

DÜĞÜNLERDE GÖSTERİŞ, EVLİLİKTE ÇİLE!”   Bir yuva kurmak bu kadar zor, bir evliliğe adım atmak bu kadar pahalı olmamalı!   Evlilik, iki insanın bir ömür boyu aynı yastığa baş koymaya, sevinci ve kederi paylaşmaya, iyi günde de kötü günde de birbirine yoldaş olmaya söz vermesidir. Bir yuva kurmak; sevginin, sadakatin, merhametin ve karşılıklı anlayışın üzerine hayat inşa etmektir. Ne var ki günümüzde evliliğin kapısına öyle ağır şartlar, öyle yüksek beklentiler konuluyor ki nice gencimiz o kapıdan içeri girmeye cesaret edemiyor.   Bir zamanlar iki gönlün birleşmesiyle başlayan evlilikler, bugün altınların, takıların, pahalı ev eşyalarının, gösterişli nişanların, şaşaalı kına gecelerinin ve yüksek düğün masraflarının gölgesinde kalıyor. Gönüller birbirini buluyor ama imkânlar beklentilere yetişemiyor. Birbirini seven gençler, yuva kurmanın hayalini kurarken borçların, hesapların ve bitmek bilmeyen taleplerin altında eziliyor.   Peki, biz ne zaman evliliği bir mutluluk vesilesi olmaktan çıkarıp ağır bir ekonomik imtihana dönüştürdük?   Bir tarafta evladının mürüvvetini görmek isteyen anne babalar, diğer tarafta iş bulmakta, ev kiralamakta, geçimini sağlamakta zorlanan gençler… Birikimi olmayan, maaşı ev kirasına ve temel ihtiyaçlarına ancak yeten gençlerden, daha evliliğin ilk adımında servet değerinde masrafların altına girmelerini bekliyoruz.   Sonra da soruyoruz: “Gençler neden evlenmiyor? Neden yuva kurmayı erteliyor? Neden evlilik yaşı yükseliyor?”   Hiç düşündük mü, bu soruların cevabında bizim bitmek bilmeyen beklentilerimizin de payı olabilir mi?   PEYGAMBERİMİZİN ÖLÇÜSÜ: KOLAYLAŞTIRIN!   Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyuruyor:   “Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız. Müjdeleyiniz, ürkütmeyiniz.”   (Buhârî, İlim, 11; Müslim, Cihâd, 6-7.)   Bu mübarek söz, yalnızca dilimizde taşıyacağımız bir öğüt değil, hayatımıza yön vermesi gereken bir ölçüdür.   Peki, evlilik yolunu gençlerimize kolaylaştırıyor muyuz, yoksa kendi ellerimizle aşılması güç engeller mi kuruyoruz?   İslam, evliliği teşvik eder; aileyi, iffeti ve neslin korunmasını önemser. Evliliğin bereketini gösterişte, israfta ve insanların birbirine üstünlük taslamasında değil; helal dairede, huzurda ve güzel ahlakta arar.   Rabbimiz şöyle buyurur:   “İçinizden bekâr olanları evlendirin…” (Nûr, 24/32).   Bu ilahî çağrı, ailelerin gençlerin yuva kurmasına destek olmasının ne kadar kıymetli olduğunu hatırlatır.   Unutmayalım ki altının gramı artabilir, mobilyanın fiyatı yükselebilir, düğün salonlarının ücretleri katlanabilir. Fakat insanın değeri takılan bileziklerin sayısıyla, kurulan yuvanın kıymeti davetlilerin çokluğuyla ölçülmez.   Bir evin duvarlarını mobilyalar süsleyebilir ama o evin içini sevgi, saygı, sabır ve merhamet güzelleştirir. En pahalı eşyalarla döşenmiş bir evde huzur olmayabilir; fakat imkânları sınırlı iki insan, birbirlerine gönülden bağlıysa küçücük bir haneyi cennetten bir köşeye çevirebilir. Mutluluk gösterişli ve şatafatlı eşyalarda değil, iki kişinin kalbinde yeşeren ve yaşanması gereken karşılıklı sevgi ve saygıda dır. Hüseyin DENİZ İlahiyatçı:şair ve Yazar
Ekleme Tarihi: 29 Ekim 2026 -Perşembe
Hüseyin Deniz

DÜĞÜNLERI DE GÖSTERiŞ,EVLiLiKTE ÇiLE…

DÜĞÜNLERDE GÖSTERİŞ, EVLİLİKTE ÇİLE!”

 

Bir yuva kurmak bu kadar zor, bir evliliğe adım atmak bu kadar pahalı olmamalı!

 

Evlilik, iki insanın bir ömür boyu aynı yastığa baş koymaya, sevinci ve kederi paylaşmaya, iyi günde de kötü günde de birbirine yoldaş olmaya söz vermesidir. Bir yuva kurmak; sevginin, sadakatin, merhametin ve karşılıklı anlayışın üzerine hayat inşa etmektir. Ne var ki günümüzde evliliğin kapısına öyle ağır şartlar, öyle yüksek beklentiler konuluyor ki nice gencimiz o kapıdan içeri girmeye cesaret edemiyor.

 

Bir zamanlar iki gönlün birleşmesiyle başlayan evlilikler, bugün altınların, takıların, pahalı ev eşyalarının, gösterişli nişanların, şaşaalı kına gecelerinin ve yüksek düğün masraflarının gölgesinde kalıyor. Gönüller birbirini buluyor ama imkânlar beklentilere yetişemiyor. Birbirini seven gençler, yuva kurmanın hayalini kurarken borçların, hesapların ve bitmek bilmeyen taleplerin altında eziliyor.

 

Peki, biz ne zaman evliliği bir mutluluk vesilesi olmaktan çıkarıp ağır bir ekonomik imtihana dönüştürdük?

 

Bir tarafta evladının mürüvvetini görmek isteyen anne babalar, diğer tarafta iş bulmakta, ev kiralamakta, geçimini sağlamakta zorlanan gençler… Birikimi olmayan, maaşı ev kirasına ve temel ihtiyaçlarına ancak yeten gençlerden, daha evliliğin ilk adımında servet değerinde masrafların altına girmelerini bekliyoruz.

 

Sonra da soruyoruz: “Gençler neden evlenmiyor? Neden yuva kurmayı erteliyor? Neden evlilik yaşı yükseliyor?”

 

Hiç düşündük mü, bu soruların cevabında bizim bitmek bilmeyen beklentilerimizin de payı olabilir mi?

 

PEYGAMBERİMİZİN ÖLÇÜSÜ: KOLAYLAŞTIRIN!

 

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyuruyor:

 

“Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız. Müjdeleyiniz, ürkütmeyiniz.”

 

(Buhârî, İlim, 11; Müslim, Cihâd, 6-7.)

 

Bu mübarek söz, yalnızca dilimizde taşıyacağımız bir öğüt değil, hayatımıza yön vermesi gereken bir ölçüdür.

 

Peki, evlilik yolunu gençlerimize kolaylaştırıyor muyuz, yoksa kendi ellerimizle aşılması güç engeller mi kuruyoruz?

 

İslam, evliliği teşvik eder; aileyi, iffeti ve neslin korunmasını önemser. Evliliğin bereketini gösterişte, israfta ve insanların birbirine üstünlük taslamasında değil; helal dairede, huzurda ve güzel ahlakta arar.

 

Rabbimiz şöyle buyurur:

 

“İçinizden bekâr olanları evlendirin…” (Nûr, 24/32).

 

Bu ilahî çağrı, ailelerin gençlerin yuva kurmasına destek olmasının ne kadar kıymetli olduğunu hatırlatır.

 

Unutmayalım ki altının gramı artabilir, mobilyanın fiyatı yükselebilir, düğün salonlarının ücretleri katlanabilir. Fakat insanın değeri takılan bileziklerin sayısıyla, kurulan yuvanın kıymeti davetlilerin çokluğuyla ölçülmez.

 

Bir evin duvarlarını mobilyalar süsleyebilir ama o evin içini sevgi, saygı, sabır ve merhamet güzelleştirir. En pahalı eşyalarla döşenmiş bir evde huzur olmayabilir; fakat imkânları sınırlı iki insan, birbirlerine gönülden bağlıysa küçücük bir haneyi cennetten bir köşeye çevirebilir.

Mutluluk gösterişli ve şatafatlı eşyalarda değil, iki kişinin kalbinde yeşeren ve yaşanması gereken karşılıklı sevgi ve saygıda dır.

Hüseyin DENİZ

İlahiyatçı:şair ve Yazar

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ordumanset.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.