Hüseyin Deniz
Köşe Yazarı
Hüseyin Deniz
 

TAVAZU,MERHAMET VE GÜZEL AHLAK!!

TEVAZU, MERHAMET VE GÜZEL AHLAK   Hayatta her şey, Allah’ın takdiri ve hikmetiyle bir imtihandır. Kimi zenginlikle, kimi yoksullukla; kimi sağlıkla, kimi hastalıkla; kimi ilimle, kimi cehaletle sınanır. Her insanın nasibi ve imtihanı farklıdır. Ancak unutulmamalıdır ki insanın gerçek değeri malıyla, makamıyla veya sahip olduğu imkânlarla değil; ahlakı, takvası ve gönül güzelliğiyle ölçülür.   Öyleyse sen sen ol; kendinden güçsüz gördüğün insanları küçümseme, yoksulu hor görme, mazluma sırtını dönme! Bugün imkân sahibi olan sen, yarın bir başkasının yardımına muhtaç olabilirsin. Hayatın ne getireceğini, yarının hangi kapıları açıp hangilerini kapatacağını yalnızca Allah bilir.   Yoksullarla dost ol, ihtiyaç sahiplerine merhametle yaklaş, kimsenin kalbini kırma. Çünkü insanın büyüklüğü, başkalarını küçültmesinde değil; kimseyi kendinden aşağı görmemesindedir. İnsanlık vakarını ve İslâm ahlakını koru; zira huzurun yolu kibirden değil, tevazu ve merhametten geçer.   Karşına çıkan her insana, “Belki de Allah katında benden daha değerlidir.” düşüncesiyle yaklaş. Bir âlim gördüğünde ilminden istifade et; bilmeyene tepeden bakmak yerine bildiklerini öğret. Günah işleyeni gördüğünde kendini ondan üstün sayma. Belki o tövbe eder, Allah’ın rahmetine kavuşur ve senin ulaşamadığın bir mertebeye erişir. İnancı senden farklı olan biri hakkında dahi kesin hükümler verme. Çünkü hidayet Allah’tandır ve hiç kimse son nefesinin nasıl olacağını bilemez.   Başkalarının sonunu yargılamak yerine kendi sonunu düşün; başkalarının kusurlarıyla oyalanmak yerine kendi nefsini hesaba çek.   İmam Gazzâlî’ye atfedilen hikmetli öğütlerin özünde de insanı tevazuya ve güzel ahlaka çağıran bu anlayış vardır. Kendini övmek yerine eksiklerini gör; bilgin arttıkça edebin, imkânların çoğaldıkça merhametin artsın. Zira insanı yücelten, kendisini anlatması değil, ahlakıyla örnek olmasıdır.   Sahip olduğun sağlığın, malın, ailenin ve bütün nimetlerin kıymetini bil. Şükür, yalnızca dille hamdetmek değil; verilen nimetleri hayır yolunda kullanmak, ihtiyaç sahibine el uzatmak ve Allah’ın rızasına uygun yaşamaktır.   Kibirden sakın! Çünkü kibir, insanı hakikatten uzaklaştırır, kalbini merhamete kapatır. Şeytanın düşüşüne sebep olan da kendini üstün görmesiydi. Müminin yolu ise tevazu, samimiyet ve güzel ahlaktır.   Unutma ki insanların seni takdir etmesi de kıymetini bilmemesi de geçicidir. Yüreğin güzelse, bulunduğun yere güzellik taşırsın. Asıl mesele insanların gözünde büyümek değil, Allah katında güzel bir kul olabilmektir.   Ömrümüz sınırlı, nefeslerimiz sayılıdır. Öyleyse zamanımızı kinle, hasetle ve boş tartışmalarla tüketmeyelim. Dilimizi yalandan, elimizi haksızlıktan, gözümüzü haramdan, kalbimizi kötü niyetlerden koruyalım. Takvayı hayatımıza rehber edinelim; hem dünyadaki sorumluluklarımızı yerine getirelim hem de ahiretimizi unutmayalım.   Dünya bir konak, ömür bir yolculuk, ölüm ise kaçınılmaz bir hakikattir. Bu yolculuğun sonunda geriye bırakacağımız en kıymetli miras; servetimiz değil, güzel ahlakımız, iyiliklerimiz ve gönüllerde bıraktığımız hoş sedadır.   Öyleyse ey insan! Kendini büyük görme, gönülleri incitme. Kibir yerine tevazuyu, öfke yerine merhameti, gösteriş yerine samimiyeti seç. Dünyada insanlığını, hayatında kulluğunu, her işinde vicdanını koru. Çünkü gerçek zenginlik gönül zenginliği, gerçek büyüklük tevazu, gerçek kazanç ise Allah’ın rızasıdır.   Allah bizleri nimetlerine şükreden, kullarına merhamet eden, kibirden uzak duran, takvayı hayatına rehber edinen ve son nefesini imanla veren kullarından eylesin. Âmin.   Araştırmacı ve İlahiyatçı Yazar Hüseyin DENİZ
Ekleme Tarihi: 23 Ekim 2026 -Cuma
Hüseyin Deniz

TAVAZU,MERHAMET VE GÜZEL AHLAK!!

TEVAZU, MERHAMET VE GÜZEL AHLAK

 

Hayatta her şey, Allah’ın takdiri ve hikmetiyle bir imtihandır. Kimi zenginlikle, kimi yoksullukla; kimi sağlıkla, kimi hastalıkla; kimi ilimle, kimi cehaletle sınanır. Her insanın nasibi ve imtihanı farklıdır. Ancak unutulmamalıdır ki insanın gerçek değeri malıyla, makamıyla veya sahip olduğu imkânlarla değil; ahlakı, takvası ve gönül güzelliğiyle ölçülür.

 

Öyleyse sen sen ol; kendinden güçsüz gördüğün insanları küçümseme, yoksulu hor görme, mazluma sırtını dönme! Bugün imkân sahibi olan sen, yarın bir başkasının yardımına muhtaç olabilirsin. Hayatın ne getireceğini, yarının hangi kapıları açıp hangilerini kapatacağını yalnızca Allah bilir.

 

Yoksullarla dost ol, ihtiyaç sahiplerine merhametle yaklaş, kimsenin kalbini kırma. Çünkü insanın büyüklüğü, başkalarını küçültmesinde değil; kimseyi kendinden aşağı görmemesindedir. İnsanlık vakarını ve İslâm ahlakını koru; zira huzurun yolu kibirden değil, tevazu ve merhametten geçer.

 

Karşına çıkan her insana, “Belki de Allah katında benden daha değerlidir.” düşüncesiyle yaklaş. Bir âlim gördüğünde ilminden istifade et; bilmeyene tepeden bakmak yerine bildiklerini öğret. Günah işleyeni gördüğünde kendini ondan üstün sayma. Belki o tövbe eder, Allah’ın rahmetine kavuşur ve senin ulaşamadığın bir mertebeye erişir. İnancı senden farklı olan biri hakkında dahi kesin hükümler verme. Çünkü hidayet Allah’tandır ve hiç kimse son nefesinin nasıl olacağını bilemez.

 

Başkalarının sonunu yargılamak yerine kendi sonunu düşün; başkalarının kusurlarıyla oyalanmak yerine kendi nefsini hesaba çek.

 

İmam Gazzâlî’ye atfedilen hikmetli öğütlerin özünde de insanı tevazuya ve güzel ahlaka çağıran bu anlayış vardır. Kendini övmek yerine eksiklerini gör; bilgin arttıkça edebin, imkânların çoğaldıkça merhametin artsın. Zira insanı yücelten, kendisini anlatması değil, ahlakıyla örnek olmasıdır.

 

Sahip olduğun sağlığın, malın, ailenin ve bütün nimetlerin kıymetini bil. Şükür, yalnızca dille hamdetmek değil; verilen nimetleri hayır yolunda kullanmak, ihtiyaç sahibine el uzatmak ve Allah’ın rızasına uygun yaşamaktır.

 

Kibirden sakın! Çünkü kibir, insanı hakikatten uzaklaştırır, kalbini merhamete kapatır. Şeytanın düşüşüne sebep olan da kendini üstün görmesiydi. Müminin yolu ise tevazu, samimiyet ve güzel ahlaktır.

 

Unutma ki insanların seni takdir etmesi de kıymetini bilmemesi de geçicidir. Yüreğin güzelse, bulunduğun yere güzellik taşırsın. Asıl mesele insanların gözünde büyümek değil, Allah katında güzel bir kul olabilmektir.

 

Ömrümüz sınırlı, nefeslerimiz sayılıdır. Öyleyse zamanımızı kinle, hasetle ve boş tartışmalarla tüketmeyelim. Dilimizi yalandan, elimizi haksızlıktan, gözümüzü haramdan, kalbimizi kötü niyetlerden koruyalım. Takvayı hayatımıza rehber edinelim; hem dünyadaki sorumluluklarımızı yerine getirelim hem de ahiretimizi unutmayalım.

 

Dünya bir konak, ömür bir yolculuk, ölüm ise kaçınılmaz bir hakikattir. Bu yolculuğun sonunda geriye bırakacağımız en kıymetli miras; servetimiz değil, güzel ahlakımız, iyiliklerimiz ve gönüllerde bıraktığımız hoş sedadır.

 

Öyleyse ey insan! Kendini büyük görme, gönülleri incitme. Kibir yerine tevazuyu, öfke yerine merhameti, gösteriş yerine samimiyeti seç. Dünyada insanlığını, hayatında kulluğunu, her işinde vicdanını koru. Çünkü gerçek zenginlik gönül zenginliği, gerçek büyüklük tevazu, gerçek kazanç ise Allah’ın rızasıdır.

 

Allah bizleri nimetlerine şükreden, kullarına merhamet eden, kibirden uzak duran, takvayı hayatına rehber edinen ve son nefesini imanla veren kullarından eylesin. Âmin.

 

Araştırmacı ve İlahiyatçı Yazar Hüseyin DENİZ

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ordumanset.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.