Hüseyin Deniz
Köşe Yazarı
Hüseyin Deniz
 

BURASI MÜSLÜMAN TÜRKIYE CUMHURIYETIDIR

BURASI MÜSLÜMAN TÜRKİYE CUMHURİYETİ’DİR Ebu Cehil öldü ancak ebu cehil gibiler aramızda hâlâ cirit atıyorlar Müslüman pazarında salyangoz satmaya çalışıyorlar. Son günlerde milletimizin inanç değerlerini hedef alan, kutsallarımızla alay etmeyi “mizah” adı altında meşrulaştırmaya çalışan bazı söylemler kamuoyunun haklı tepkisine neden olmuştur.  Eleştiri başka bir şey sanat başka bir şey, hiç kimse bu milletin inancına ve değerine aşağılama hakkı yoktur. Bu millet inancına uzanan ele de dile de gerekeni yapar. Düşünce özgürlüğü, hiç kimseye bir milletin inancını, mukaddesatını ve manevi değerlerini aşağılamanın ruhsatını vermez. Eleştiri başka, hakaret başkadır. Mizah başka, nefret dili başkadır. Kur’an-ı Kerim de şöyle geçmektedir: Eğer onlara soracak olsan, "Biz sadece lafa dalmış şakalaşıyorduk." derler. De ki: "Allah ile mi, O'nun ayetleri ve Resul'ü ile mi alay ediyordunuz?"(Tevbe,65) Hiç kimse asla ve asla Kur’an‘la kutsallarımızla mizah ve sanat adına dalga geçme hakkına sahip değildirler. Yine de ne varmış bunda diyenlere gelin 5816 altıyla dara geçin bakalım sonuç ne olacak Bu topraklar bin yıldır ezanla yoğrulmuş, Kur’an’ın rehberliğinde medeniyet kurmuş bir millettir. Türkiye Cumhuriyeti, Anayasası ile bütün vatandaşlarının inanç özgürlüğünü güvence altına alırken, aynı zamanda toplumun huzurunu ve kamu düzenini korumayı da devletin asli görevleri arasında saymaktadır.   Kim olursa olsun; Allah’a, Peygamber Efendimiz’e (s.a.v.) ve Kur’an-ı Kerim’e yönelik hakaret ve aşağılayıcı ifadeler, milyonlarca insanın vicdanını yaralar. Bu tür davranışlar toplumsal barışı güçlendirmez; aksine ayrışmayı ve gerilimi artırır. Onlar şöyle diyeceklerdir: ne olmuş canım biz de Müslümanız Diyecekler ama dinden çıkmış olacaklar Allah Kur’an-ı Kerim de şöyle buyuruyor: Boşuna) özür dilemeyin; çünkü siz iman ettikten sonra tekrar kâfir oldunuz. Sizden (tevbe eden) bir gurubu bağışlasak bile, bir guruba da suçlu olduklarından dolayı azap edeceğiz. Kutsallarla alay edenlerin mizah malzemesi yapanlar dinden çıkmış olurlar Allahın kanununda bu ama burası bir  hukuk devletidir. Suç işlendiği iddiası varsa bunun değerlendirmesini bağımsız yargı yapar. Hiç kimse yaptığı eylemi “sanat” ya da “mizah” kisvesi altında dokunulmaz hâle getiremez. Hukukun verdiği kararlar herkes için bağlayıcıdır.   Toplum olarak bize düşen ise öfkeyle değil, vakar ve sağduyu ile hareket etmektir. İnancımıza sahip çıkarken hukukun dışına çıkmadan, birlik ve kardeşliğimizi muhafaza ederek tepkimizi ortaya koymalıyız. Çünkü Müslüman’ın en güçlü cevabı; güzel ahlakı, sağlam duruşu ve hakkı savunurken adaletten ayrılmamasıdır.   Unutmamalıyız ki, kutsallarına sahip çıkmayan toplumlar zamanla kimliklerini de kaybederler. Ancak kutsalları savunmanın yolu, hukuku ve adaleti esas almaktan geçer. Birliğimizi, beraberliğimizi ve manevi değerlerimizi korumak; gelecek nesillere bırakacağımız en kıymetli mirastır.   Allah, bu aziz milleti dinine, vatanına ve mukaddesatına sahip çıkanlardan eylesin. Birliğimizi bozmak isteyenlere fırsat vermesin. Âmin. Hüseyin DENİZ Araştırmacı ve ilahiyatçı yazar
Ekleme Tarihi: 05 Temmuz 2026 -Pazar
Hüseyin Deniz

BURASI MÜSLÜMAN TÜRKIYE CUMHURIYETIDIR

BURASI MÜSLÜMAN TÜRKİYE CUMHURİYETİ’DİR

Ebu Cehil öldü ancak ebu cehil gibiler aramızda hâlâ cirit atıyorlar Müslüman pazarında salyangoz satmaya çalışıyorlar.

Son günlerde milletimizin inanç değerlerini hedef alan, kutsallarımızla alay etmeyi “mizah” adı altında meşrulaştırmaya çalışan bazı söylemler kamuoyunun haklı tepkisine neden olmuştur. 

Eleştiri başka bir şey sanat başka bir şey, hiç kimse bu milletin inancına ve değerine aşağılama hakkı yoktur.

Bu millet inancına uzanan ele de dile de gerekeni yapar.

Düşünce özgürlüğü, hiç kimseye bir milletin inancını, mukaddesatını ve manevi değerlerini aşağılamanın ruhsatını vermez. Eleştiri başka, hakaret başkadır. Mizah başka, nefret dili başkadır.

Kur’an-ı Kerim de şöyle geçmektedir: Eğer onlara soracak olsan, "Biz sadece lafa dalmış şakalaşıyorduk." derler. De ki: "Allah ile mi, O'nun ayetleri ve Resul'ü ile mi alay ediyordunuz?"(Tevbe,65)

Hiç kimse asla ve asla Kur’an‘la kutsallarımızla mizah ve sanat adına dalga geçme hakkına sahip değildirler.

Yine de ne varmış bunda diyenlere gelin 5816 altıyla dara geçin bakalım sonuç ne olacak

Bu topraklar bin yıldır ezanla yoğrulmuş, Kur’an’ın rehberliğinde medeniyet kurmuş bir millettir. Türkiye Cumhuriyeti, Anayasası ile bütün vatandaşlarının inanç özgürlüğünü güvence altına alırken, aynı zamanda toplumun huzurunu ve kamu düzenini korumayı da devletin asli görevleri arasında saymaktadır.

 

Kim olursa olsun; Allah’a, Peygamber Efendimiz’e (s.a.v.) ve Kur’an-ı Kerim’e yönelik hakaret ve aşağılayıcı ifadeler, milyonlarca insanın vicdanını yaralar. Bu tür davranışlar toplumsal barışı güçlendirmez; aksine ayrışmayı ve gerilimi artırır.

Onlar şöyle diyeceklerdir: ne olmuş canım biz de Müslümanız

Diyecekler ama dinden çıkmış olacaklar Allah Kur’an-ı Kerim de şöyle buyuruyor: Boşuna) özür dilemeyin; çünkü siz iman ettikten sonra tekrar kâfir oldunuz. Sizden (tevbe eden) bir gurubu bağışlasak bile, bir guruba da suçlu olduklarından dolayı azap edeceğiz.

Kutsallarla alay edenlerin mizah malzemesi yapanlar dinden çıkmış olurlar Allahın kanununda bu ama burası bir  hukuk devletidir. Suç işlendiği iddiası varsa bunun değerlendirmesini bağımsız yargı yapar. Hiç kimse yaptığı eylemi “sanat” ya da “mizah” kisvesi altında dokunulmaz hâle getiremez. Hukukun verdiği kararlar herkes için bağlayıcıdır.

 

Toplum olarak bize düşen ise öfkeyle değil, vakar ve sağduyu ile hareket etmektir. İnancımıza sahip çıkarken hukukun dışına çıkmadan, birlik ve kardeşliğimizi muhafaza ederek tepkimizi ortaya koymalıyız. Çünkü Müslüman’ın en güçlü cevabı; güzel ahlakı, sağlam duruşu ve hakkı savunurken adaletten ayrılmamasıdır.

 

Unutmamalıyız ki, kutsallarına sahip çıkmayan toplumlar zamanla kimliklerini de kaybederler. Ancak kutsalları savunmanın yolu, hukuku ve adaleti esas almaktan geçer. Birliğimizi, beraberliğimizi ve manevi değerlerimizi korumak; gelecek nesillere bırakacağımız en kıymetli mirastır.

 

Allah, bu aziz milleti dinine, vatanına ve mukaddesatına sahip çıkanlardan eylesin. Birliğimizi bozmak isteyenlere fırsat vermesin. Âmin.

Hüseyin DENİZ

Araştırmacı ve ilahiyatçı yazar

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ordumanset.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.