Hüseyin Deniz
Köşe Yazarı
Hüseyin Deniz
 

HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ ADALETIN TEMINATIDIR

HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ, ADALETİN TEMİNATIDIR   Bir devleti güçlü yapan yalnızca ordusu, ekonomisi veya teknolojisi değildir. Bir milleti ayakta tutan en büyük güç, adaletle işleyen bir hukuk düzenidir. Çünkü hukukun olmadığı yerde güçlü olan haklı sayılır; adaletin olmadığı yerde ise vicdanlar susar, toplumun huzuru bozulur.   Hukuk, insanların hak ve özgürlüklerini koruyan, toplum düzenini sağlayan ve herkesin uyması gereken ortak kurallar bütünüdür. Ancak hukuk, adaletle birleştiği zaman gerçek anlamını bulur. Kanunlar ne kadar mükemmel olursa olsun, adalet duygusu yoksa toplumda güven tesis edilemez.   Yüce dinimiz de adaleti en yüce değerlerden biri olarak kabul etmiştir. Kur’an-ı Kerim’de Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:   “Şüphesiz Allah adaleti, iyiliği ve yakınlara yardım etmeyi emreder…” (Nahl, 16/90)   Bu ayet, yalnız hâkimlere değil; anne babaya, öğretmene, yöneticiye, esnafa, işçiye, kısacası toplumun her ferdine hitap etmektedir. Çünkü adalet sadece mahkeme salonlarında değil; evde, okulda, iş yerinde ve insan ilişkilerinin her alanında yaşanmalıdır.   Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) de adalet konusunda ümmetine en güzel örnek olmuştur. O, zengin-fakir, güçlü-zayıf ayrımı yapmadan hakkı sahibine teslim etmiş, hiçbir zaman şahsî menfaatini hukukun önüne koymamıştır. Onun hayatı, adaletin en güzel uygulamalarından biridir.   Bugün dünyanın en büyük ihtiyacı, daha fazla güç değil; daha fazla adalettir. İnsanların hakkının korunduğu, mazlumun sesinin duyulduğu, suçlunun kim olduğuna değil ne yaptığına bakılarak hüküm verildiği bir düzen, hem devletin hem de milletin güvencesidir.   Hukuka saygı, yalnız mahkemelerin görevi değildir. Trafikte kurallara uymaktan kul hakkına riayet etmeye, sözleşmeye sadık kalmaktan kamu malını korumaya kadar her davranış, hukuka olan bağlılığımızın bir göstergesidir. Hukuku sadece başkalarından bekleyen değil, önce kendi hayatında uygulayan bireyler, güçlü toplumların temelini oluşturur.   Unutmayalım ki adalet, bir medeniyetin vicdanıdır. Hukukun üstünlüğü ise o vicdanın hayata yansımasıdır. Hukukun güven verdiği yerde yatırım olur, üretim olur, huzur olur. Hukukun zayıfladığı yerde ise korku, güvensizlik ve kargaşa büyür.   Temennimiz odur ki; hakkın üstün tutulduğu, hukukun tarafsız uygulandığı, kimsenin inancından, düşüncesinden veya kimliğinden dolayı haksızlığa uğramadığı bir toplumda yaşayabilelim. Çünkü adalet, sadece mahkemelerin değil, insanlığın ortak nefesidir.   Ne mutlu hakkı gözetenlere, adaleti ayakta tutanlara ve hukuku vicdanla buluşturanlara… Hüseyin DENİZ Araştırmacı ilahiyatçı yazar
Ekleme Tarihi: 09 Temmuz 2026 -Perşembe
Hüseyin Deniz

HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ ADALETIN TEMINATIDIR

HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ, ADALETİN TEMİNATIDIR

 

Bir devleti güçlü yapan yalnızca ordusu, ekonomisi veya teknolojisi değildir. Bir milleti ayakta tutan en büyük güç, adaletle işleyen bir hukuk düzenidir. Çünkü hukukun olmadığı yerde güçlü olan haklı sayılır; adaletin olmadığı yerde ise vicdanlar susar, toplumun huzuru bozulur.

 

Hukuk, insanların hak ve özgürlüklerini koruyan, toplum düzenini sağlayan ve herkesin uyması gereken ortak kurallar bütünüdür. Ancak hukuk, adaletle birleştiği zaman gerçek anlamını bulur. Kanunlar ne kadar mükemmel olursa olsun, adalet duygusu yoksa toplumda güven tesis edilemez.

 

Yüce dinimiz de adaleti en yüce değerlerden biri olarak kabul etmiştir. Kur’an-ı Kerim’de Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

 

“Şüphesiz Allah adaleti, iyiliği ve yakınlara yardım etmeyi emreder…” (Nahl, 16/90)

 

Bu ayet, yalnız hâkimlere değil; anne babaya, öğretmene, yöneticiye, esnafa, işçiye, kısacası toplumun her ferdine hitap etmektedir. Çünkü adalet sadece mahkeme salonlarında değil; evde, okulda, iş yerinde ve insan ilişkilerinin her alanında yaşanmalıdır.

 

Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) de adalet konusunda ümmetine en güzel örnek olmuştur. O, zengin-fakir, güçlü-zayıf ayrımı yapmadan hakkı sahibine teslim etmiş, hiçbir zaman şahsî menfaatini hukukun önüne koymamıştır. Onun hayatı, adaletin en güzel uygulamalarından biridir.

 

Bugün dünyanın en büyük ihtiyacı, daha fazla güç değil; daha fazla adalettir. İnsanların hakkının korunduğu, mazlumun sesinin duyulduğu, suçlunun kim olduğuna değil ne yaptığına bakılarak hüküm verildiği bir düzen, hem devletin hem de milletin güvencesidir.

 

Hukuka saygı, yalnız mahkemelerin görevi değildir. Trafikte kurallara uymaktan kul hakkına riayet etmeye, sözleşmeye sadık kalmaktan kamu malını korumaya kadar her davranış, hukuka olan bağlılığımızın bir göstergesidir. Hukuku sadece başkalarından bekleyen değil, önce kendi hayatında uygulayan bireyler, güçlü toplumların temelini oluşturur.

 

Unutmayalım ki adalet, bir medeniyetin vicdanıdır. Hukukun üstünlüğü ise o vicdanın hayata yansımasıdır. Hukukun güven verdiği yerde yatırım olur, üretim olur, huzur olur. Hukukun zayıfladığı yerde ise korku, güvensizlik ve kargaşa büyür.

 

Temennimiz odur ki; hakkın üstün tutulduğu, hukukun tarafsız uygulandığı, kimsenin inancından, düşüncesinden veya kimliğinden dolayı haksızlığa uğramadığı bir toplumda yaşayabilelim. Çünkü adalet, sadece mahkemelerin değil, insanlığın ortak nefesidir.

 

Ne mutlu hakkı gözetenlere, adaleti ayakta tutanlara ve hukuku vicdanla buluşturanlara…

Hüseyin DENİZ

Araştırmacı ilahiyatçı yazar

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ordumanset.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.