SAĞLAM TARİKATI YOK ETMEK İÇİN SAHTE TARİKATLAR MI ÜRETİLİYOR?
Bir yapıyı yıkmanın en kolay yolu, onun karşısına doğrudan çıkmak değildir. Bazen daha tehlikeli bir yöntem seçilir: Gerçeğin yanına sahtesini koymak…
Sağlam olanı itibarsızlaştırmak için yüzlerce sahte örnek gösterilir.
İşte bugün tarikat ve cemaat meselesinde de tartışılması gereken asıl noktalardan biri budur.
Bir yerde din adına yapılan yanlış varsa elbette üzerine gidilmelidir. İnsanların dini duygularını istismar eden, insanların parasına göz diken, makam ve nüfuz peşinde koşan, kendisini dinin sahibi gibi gören kim varsa hukuk önünde hesap vermelidir.
Ama birkaç kötü örnek üzerinden bütün dinî yapıları aynı kefeye koymak da adalet değildir.
Çünkü sahte olanın hesabını gerçek olana ödetmek, adalet değil haksızlıktır.
Asıl mesele tarikatın, cemaatin veya herhangi bir dinî oluşumun adı değildir.
Asıl mesele ahlaktır, samimiyettir, şeffaflıktır ve hukuka bağlılıktır.
Kur’an ve sünnet ölçülerine aykırı davranan, insanları sömüren, dini ticarete ve nüfuza alet eden kim olursa olsun karşısında durulmalıdır.
Fakat aynı zamanda gerçekten Allah rızası için çalışan, insan yetiştiren, ahlakı ve güzel kulluğu öğreten insanları da birkaç sahte örnek üzerinden mahkûm etmemek gerekir.
Bir yanlışı düzeltmenin yolu, başka bir yanlış üretmek değildir.
Eğer gerçekten yüzlerce sahte yapı ortaya çıkıyorsa, yapılması gereken bütün dinî yapıları töhmet altında bırakmak değil; sahtesiyle gerçeğini birbirinden ayıracak adil, şeffaf ve hukukî bir denetim mekanizması kurmaktır.
Çünkü din istismar edilmesin.
Ama din düşmanlığı da istismar edilmesin.
Tarikat sahteyse sahte denilsin.
Cemaat yanlış yapıyorsa yanlış olduğu ortaya konulsun.
Suç varsa suçlu cezalandırılsın.
Fakat suçsuzun günahı suçluya, suçlunun günahı da masuma yüklenmesin.
Unutmayalım:
Bir topluluğu yok etmenin en sinsi yolu, onun gerçeklerini değil, sahte örneklerini çoğaltmaktır.
Adalet ise tam burada başlar:
Kim olursa olsun, ne adına hareket ederse etsin; doğru yapanın hakkı teslim edilmeli, yanlış yapanın hesabı sorulmalıdır.
Hüseyin DENİZ
Araştırmacı ve ilahiyatçı yazar