İSLAMDA ZEKAT İBADETİNİN ÖNEMİ
İslam'ın en önemli emirlerinden olan zekat gerçekten üzerinde durulması gereken görevlerden birisidir. Zekâtın özelliği, Allah için toplum yararına yapılan çok önemli bir ibadet çeşididir.
Yüce Allah bazı kullarına maddi zenginlikler lütfeder ve onlarıda başkaları ile paylaşmakla mükellef kılar.Hediye edilen bu zenginlik sayesinde kişinin zekâtlarla muhtaç olanlara İslam’ın belirlediği şekilde ihtiyaç sahiplerine o varlıktan hediye edilir.
İslam dininde bu bir yardımlaşma çeşididir.
Sahip olduğumuz malın Zekâtı kalbimizi temizler. Sadaka gönül işidir. Sadakadan farklı olarak zekâtın verilmesi dini bir vecibedir.
Peki Kimler zekât vermekle yükümlüdürler?
Bu konu hakkında Kur’an’ın bir çok ayetleri vardır.
Zekatla ilgili bahis Kur’an’da 37 yerde namaz ile birlikte zikredilir: Konu hakkında en can alıcı Ayette söyledir; “Namazı dosdoğru kılın ve zekâtı verin. Kendiniz için önceden her ne iyilik yaparsanız, mükâfatını Allah’ın yanında bulacaksınız. Çünkü Allah, bütün yaptıklarınızı görmektedir.” Bakara, ayet 110.)
Peygamber (sav) efendimiz Zekât vermeyi İslam’ın esasları olan beş temel birisi olarak nitelendirmiştir. Kur’an’da zekâtın namazla birlikte zikredilmesi zekâta verilen önemin büyüklüğünü göstermektedir.
Zekât’ın dindeki ve hükmü nedir?
Mali bir ibadet olan zekât, Kitap, Sünnet ve İcma ile sabittir.
Bir başka önemli husus da zekâtın sadece maddi bir hak olmayıp, aynı zamanda mümin olmanın şartlarından sayılan bir ibadet olduğu gerçeğidir. (Tevbe, 9/11.)
Dolayısıyla etkenliği hem yasal ve hem de vicdani bir zorunluluğa dayanır.
Bu yüzden modern anlamda sosyal güvenlik müesseselerinden daha etkindir.
Kimler Zekat vermekle mükelleftir.
Akıl baliğ olmuş, rüştüne ulaşmış her Müslümanın mal varlığı nisap miktarına ulaşınca zekât vermek zorundadır. Şartlarından birisi de üzerinden bir Ameri yıl geçmesi gerekir
Bir kameri yıl süresince nisap miktarından fazla mal varlığınız varsa bu mal varlığınızdan yüzde 2,5 zekât olarak ihtiyaç sahiplerine vermek zorundadır.
Zekat verecek kişinin Müslüman ve hür olması
Akıllı ve ergenlik çağına gelmiş olması
Temel ihtiyaçları ve varsa borçları dışında nisap miktarı mala sahip olması şarttır.
Zekat verilecek ürün, mal ve paraya tam malik olunması ve malda tasarruf yetkisinin bulunması, zekatı verirken mutlaka niyet etmesi gerekir.
Yukarda belirtildiği üzere zengin olan herkes için geçerlidir. Yılda bir defa mallarımızın belirli bir miktarını fakirlere, muhtaçlara mutlaka bağışlamamız gerekmektedir.
-Kimler zekat (sadaka) alabilirler.? Kimin zekât alabileceği Allah tarafından belirlenmiştir.
“Sadakalar (zekâtlar), Allah’tan bir farz olarak ancak fakirlere, düşkünlere, zekat toplayanlara, kalpleri İslam'a ısındıralacak olanlara, köleler, borçlulara, Allah yolunda yolda kalmış olanlar içindir. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.“(Tevbe Ayet 60)
-Peki zekat miktarı nasıl hesap edilir.? Toplum için bağışladığımız zekâtının miktarını mal varlığımızın büyüklüğü belirler. Bu miktarı hesaplarken iki önemli nokta esas alınır:
Nisap bu konuda çok önemlidir. Nisap miktarı 80.18 gram altın veya buna mukabil mala sahip olmak gerekir. Hesaplama altının o günkü anlık değeri esas alınır.
Birde canlı hayvanların zekâtı vardır. Devenin nisabı 5 devede bir koyun, 40 koyunda bir koyun, Sığırın nisabı da 30 sığırda bir yaşını gelmiş erkek dişi farketmez bir düve olarak tesbit edilmiştir. İslâm âlimleri ayrıca keçilerin koyun, mandaların da sığır nisab ve nisbetleri içinde zekâta tâbi olacakları hususunda görüş birliğindedir.
-Peki zekâta tabi olan taşınır taşınmaz mallarımız nelerdir? Nakit para, yatırımlar, altın, gümüş ya da gayrimenkuller. Hisse senetleri yatırım için alınan arsa (v.b) gibi şeyler bunlar zekata tabidirler.
-Hangileri zekâta tabi değildir.?
Kendi oturduğunuz eviniz, arabanız, mobilyalarınız ya da ofisiniz bulunur. Borçlarınızı zekât miktarından düşebilirsiniz.
Başkalarının elinde olan alacaklarınız vardır. Bunların alma şansınız varsa zekâta dahil edilir, yoksa dahil edilmez.
-Zekat ne zaman verilmelidir.?
Zekâtların verilmesi noktası üzerinde bir kameri ayın geçmesidir. Bu hesabında esas olan kameri senedir ki, bu da 354 gündür. Üzerinden bir yıl geçen malın zekâtı günü dolması ile hemen verilmelidir.
Bazı kardeşlerimiz geciktirmek suretiyle ben Ramazanda veririm gibi hesap yapanlara tavsiyem hemen vermeleri, ya ömür kifayet etmezse borçlu giderlerler.
-Zekatı verenlere zekatın faydaları nelerdir.?
Her şeyin bir şükrü vardır. Şükür sadece, dille yapılan bir teşekkür değildir. Burda asıl şükür, fiili olarak yapılan şükürdür. Mesela, ilmin şükrü, bilgiyi başkalarıyla paylaşmaktır. Zamanın şükrü, zamanı iyi değerlendirmektir. Malın şükrü, kırkta birini ihtiyaç sahiplerine zekât olarak vermektir. konuyla ilgili Kur’an’da şöyle geçer: “Eğer siz şükrederseniz ben de size olan nimetimi artırırım.” (İbrahim, 14/7.)
O hâlde, malın şükrü olan zekâtı hakkıyla verirsek, malımız artacak, bilgimizi karşılıksız bir şekilde toplumla paylaşırsak, cehalet azalacak ilmimiz çoğalacaktır. Mesela, ilmin şükrü, bilgiyi başkalarıyla paylaşmaktır. Zamanın şükrü, zamanı iyi değerlendirmektir. Malın şükrü, kırkta birini ihtiyaç sahiplerine zekât olarak vermektir. Konu ile alakalı ayet Kur’an’da şöyle geçmektedir: “Eğer siz şükrederseniz ben de size olan nimetimi artırırım.” (İbrahim, 14/7.) O hâlde, malın şükrü olan zekâtı hakkıyla verirsek, malımız artacak, bilgimizi karşılıksız bir şekilde toplumla paylaşırsak, cehalet azalacaktır.
Zekâtını veren bir Müslüman ruhen arındığı gibi, bu durum malının artmasına da vesile olur. Yani, zekât, beden ve ruh arasında dengeyi sağlar. Peygamberimiz bir hadislerinde: “Mallarınızı zekât ile koruyunuz; hastalıklarınızı sadaka ile tedavi ediniz, bela dalgalarını dua ve niyaz ile karşılayınız.” buyurmuşlardır. (Münâvî, Şemseddîn )
Zekâtını hakkıyla veren bir kimse, iç huzuruna erer, mutlu olur. Yardım etmiş olma hazzı, içini ve dışını kaplar. Aynı zamanda yardım görenler tarafından saygı ve sevgisini görür. Ve böyleliklede toplumsal yapıda barış ve birlik ruhu hayat bulur. Zekât vermek, fertleri eşyanın kulu ve kölesi olmaktan kurtarır.
Araştırmacı ve ilahiyat yazarlar Hüseyin DENİZ