ŞEHRÜL-EMİN(ŞEHRİ EMİN)
31 Mart 2024 ülkemiz genelinde beş yılda bir yapılan Mahalli İdareler Seçimlerinin üzerinden tam tamına 2 yıllık bir süre doldu.
Günler su gibi hızlı bir şekilde akıp geçiyor Atalarımız:”Seçimle, Çekin zamanı tez gelir demişler.
Hiç kimse anasından sonsuz bir şekilde başkan meclis Üyesi ve muhtar doğmuyor, bugün başkan olan yarın halktan birileri oluyorlar
Bu seçimde daha iyi bir hizmet alabilmek amacıyla yaşadığımız kentlerin mahallerin liyakatlı idarecileri olan Belediye Başkanlarını, İl ve İlçe Meclis üyelerinin yanı sıra Köy ve Mahalle Muhtarlarımızı da seçtik.
Kazanan ve kaybedenlere elbette biz seçmenler de dahiliz.
Tabiki oy vererek seçtiğimiz yerel yöneticiler iyi icraatlara imza atarlarlarsa tabiki o zaman elbette bizlerde yaşadığımız kentlerin kazanan tarafı olacağız.
Şayet bu hizmeti yaparken kötü icraatlarda bulunurlarsa veya hizmet yapmayarak bir süreliğine emaneten işgal ettikleri mevki makamları babalarının çiftliği gibi yönetip umduğumuz gibi çıkmayan velev ki oy bile vermiş bile olsak hiç kusura kalmayın bu sefer kentin kaybedenleri elbetteki bizler olacağız.
Beyler belediye başkanı diyip de geçmeyin;
Belediye Başkanı demek o şehrin emini,ev sahibidir;Şehrül-Emin, Şehri Emin veya Şehr-i Emein… kentin En Güvenilir İnsanıdır.
Belediye Başkanları, kendilerine güvenilerek emanet edilen o ili, ilçeyi ve beldeyi temsil etmeleri nedeniyle şehrin güvenilir insanı olarak anılmaktadır.
Haliyle bir kentin Belediye Başkanı demek o şehrin (kentin) veya o beldenin eminidir veya emini olmalı, o koltuğun hakkını vermeli, milletin güvenini boşa çıkarmamalıdır.
Eskiden kim Belediye Başkanı seçildiyse kentin anahtarı Şehri Emin olarak ona teslim edilirmiş.
Hazreti peygamber sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz de Kabe’nin anahtarını güvenilir emin olun liyakatlı gayri müşrik birine vermiştir.
Bugün ise resmi seçim sonuçlarına göre seçilen adayların seçildikleri yerdeki Yüksek Seçim Kurulundan mazbatalarını alarak göreve başlıyorlar.
Belediye Başkanı; o kentin kamusal hizmetlerinden sorumlu, seçilmiş en başta gelen kişisidir.
Kentleri Belediye Başkanları ve Meclis üyeleri alınan meclis kararları ile birlikte yönetirler.
Gelelim Bu yazıda da halkın teveccühü ile bu göreve seçilen Belediye Başkanlarına, Meclis üyelerine ve Muhtarlara tavsiye niteliğinde bir şeyler yazmanın gerektiğini düşünüyorum.
Bu yazının milletin teveccühü ile seçilenlere faydalı olacağı kanaatindeyim. Birkaç kezdir seçimi kazanan Mahalli İdareciler okumasa da olur. :
Onlar zaten bu işi layık ı ile yapmış olmalılar ki tekrar görev başındalar.
Belediye Başkanları (Meclis Üyeleri ve Muhtarlar)
Kanaatimce; seçildikten sonra artık o kentte yaşayan herkesin belediye başkanı olduğu için parti rozetini çıkarıp tarafsız olmak zorundalar ve buna mecburdurlar.
Gerçekte bu yoksa adil olunmaz, hizmet hiçbir şekilde yürümez, kaldı ki hiç kimsede bu kişiden memnuniyet duymayarak saygıda göstermezler.
Halk tarafından seçilmek suretiyle iş başına gelen belediye başkanları Belediyenin bütçesini halkın yararına Beytü'l-mal hassasiyeti ile kılı kırk yararak kullanmak zorundadır.
Mecliste hizmete destek ve aracı olan meclis üyeleri İyi ve kötü günlerde halkın yararına ek kaldırmalı ve hakkaniyet içinde kalmaya özen göstermeliler
Seçilerek iş başına gelenlerin günün 24 saati telefonla veya sosyal medya hesapları ile mutlaka kendilerine ulaşılmalı ve ulaşabilecek birileri olmalıdır.
Hizmet ederken şeffaf, dürüst, çalışkan ve cesur olmalılar
Başkalarının etkisi altında kalarak kişisel menfaatlere izin vermemeliler
İyi bir kentleşme ve hizmet akışı iyi bir yönetimden geçer. Bunun için liyakatli bir ekip kurup ekip ruhu ile çalışılmalıdır.
Seçilenler mutlaka vizyon sahibi olmalılar ve bunların hizmet için hayalleri olmalıdır.
Kurumlarının temsil görevlerini her ortamda en iyi şekilde yerine getirmeliler, aynı zamanda halka karşı sözüne sadık ve güvenilir olmalıdırlar.
Çalışkan,aynı zamanda vizyonlu ve kaynak üreten İmkânsızlık bahanelerine sığınmadan hizmet yapmalıdır.
Veballi bir görevleri olduklarını asla unutmamalılar
Peki Başkan, Meclis Üyesi, Muhtar olunur da bunların yalakaları, şakşakçıları, yağcıları olmaz mı?
Elbette olur ve bunlara çok ama çok dikkat edilmelidir.
Seçilmişler olarak o mevki ve makamların geçici bir (emanet) olduğunun ve bir gün kendi görev sürelerinin de dolacağının şuuru hiç unutulmayarak çalışmalıdırlar.
Bu dünya hiç kimseye yar olmaz,o makamlarda geldi ve geçiçi olduğunun farkına varması gerekir
Hiç kimse kendisini asla bulunmaz Hint kumaşı olmadığını ve mezarlıkların yerlerinin doldurulamayacağına inanan insanlarla dolu olduğunu hatırından çıkarmamalıdır.
Araştırmacı ve ilahiyatçı yazar Hüseyin DENİZ