SÜNNET NAMAZLARINI KILMALI MIYIZ?
Cevap: Evet, kılmalıyız.
Çünkü Peygamber Efendimiz ﷺ kılmış, ümmetine tavsiye etmiş ve namazın hayatımızdaki yerini bizlere yaşayarak göstermiştir.
Bugün bazı insanlar, “Farzları kılıyorum, sünnetlere gerek yok.” diyebiliyor.
Elbette farz namazlar, ibadetlerin temelidir. Beş vakit namaz, Allah’ın kullarına emridir ve Müslümanın hayatındaki en büyük sorumluluklardan biridir. Ancak sünnet namazlar da Peygamber Efendimiz’in ﷺ bize bıraktığı büyük bir mirastır.
Farzlar borcumuzdur; sünnetler ise o borcu güzelleştiren, tamamlayan ve bizi Allah’a daha fazla yaklaştıran ibadetlerdir.
Resûlullah ﷺ bir ibadeti nasıl yapmışsa, o ibadeti nasıl yaşamışsa, ümmeti olarak bizim için en güzel örnek odur.
Sünnet namazlar, farzların alternatifi değildir.
Farzın yerine sünnet geçmez.
Ancak sünnetleri küçümsemek, onları gereksiz görmek de doğru değildir.
Çünkü kulun kıyamet günündeki hesabı kolay değildir.
Rabbimiz bizlere önce farz ibadetlerimizi soracaktır. Farz namazlarımızı hakkıyla eda etmişsek ne mutlu bize…
Fakat insanız…
Dalgınlık olabilir.
Unutkanlık olabilir.
Eksiklik olabilir.
Hușûda noksanlık olabilir.
Namazın içinde farkına varmadığımız kusurlar olabilir.
İşte nafile ve sünnet ibadetler, kulun amel defterindeki eksikliklerin tamamlanmasına vesile olabilir.
Bu sebeple sünnet namazlarını kılmak, Müslümanın kendi menfaatinedir.
Düşünün…
Bir insan, borcunu eksiksiz ödemeye çalışırken neden fazladan iyilik yapmaktan kaçınsın?
Bir insan, Allah’ın rızasını kazanmak için neden Peygamber Efendimiz’in ﷺ sünnetini hayatından uzaklaştırsın?
Sünnet namazlar, Allah’a yaklaşmak için bir fırsattır.
Sabah namazının sünneti…
Öğle namazının sünnetleri…
Akşam namazının sünneti…
Yatsı namazının sünneti…
Bunların her biri, müminin Rabbine yönelişinin, Peygamber Efendimiz’e ﷺ bağlılığının ve ibadete olan sevgisinin bir göstergesidir.
Üstelik sünnet sadece namazdan ibaret değildir.
Sünnet; güzel ahlaktır.
Sünnet; merhamettir.
Sünnet; doğruluktur.
Sünnet; emanete riayettir.
Sünnet; kul hakkından sakınmaktır.
Sünnet; insanlara eziyet etmemektir.
Sünnet; Peygamber Efendimiz’in ﷺ hayatını örnek almaktır.
Ancak namaz sünnetleri de bu büyük sünnet zincirinin önemli bir parçasıdır.
Bir Müslüman, “Farzı yaptım, gerisi önemli değil.” dememelidir.
Çünkü Allah’a kulluk sadece yapılması zorunlu olanı yapmakla sınırlı değildir. Mümin, Rabbine sevgisini artırmak, Peygamber Efendimiz’in ﷺ izinden yürümek ve ahiret azığını çoğaltmak için nafile ibadetlere de sarılır.
Bugün dünyada birçok şey için vakit buluyoruz.
Telefonumuza vakit ayırıyoruz.
Televizyona vakit ayırıyoruz.
Sosyal medyaya saatlerimizi veriyoruz.
Peki Allah için birkaç dakika ayırmak bize neden ağır geliyor?
Unutmayalım:
Dünyada birkaç dakikayı çok görerek terk ettiğimiz sünnetler, ahirette büyük bir kazanca dönüşebilir.
Kıyamet günü insan, dünyada yaptığı her iyiliğe muhtaç olacaktır.
O gün bir rekât namazın, bir secdenin, bir tesbihin, bir sünnetin değerini anlayacağız.
Ama o gün amel zamanı değil, hesap zamanıdır.
Öyleyse bugün elimizde fırsat varken…
Farz namazlarımızı titizlikle kılalım.
Sünnet namazlarımızı ihmal etmeyelim.
Nafile ibadetlerle Rabbimize yaklaşalım.
Peygamber Efendimiz’in ﷺ sünnetini hayatımızın her alanında yaşatmaya çalışalım.
Farzlar temelimiz, sünnetler ise o temeli güzelleştiren ve tamamlayan büyük bir rahmettir.
Rabbim bizleri namazlarını hakkıyla kılan, sünnet-i seniyyeye sımsıkı sarılan ve kıyamet gününde yüzü ak olan kullarından eylesin.
Selam ve hürmetlerimle.
Hüseyin DENİZ
Araştırmacı ve ilahiyatçı yazar