Hüseyin Deniz
Köşe Yazarı
Hüseyin Deniz
 

DİNİMİZİ TAHRİF ETMEK İSTEYENLER VAR!!

DİNİMİZİ TAHRİF ETMEK İSTEYENLER VAR!! İslam dini 14 asırdır dimdik ayakta duruyorsa, bunun bir sebebi vardır. Çünkü bu dini Allah koruyor. Ama bir de bu dini içeriden yıkmak isteyen bir akıl var. Dün vardı, bugün de var. Bu tahrif hareketi birdenbire başlamadı. Adım adım ilerledi. En başta "mezhebe ne gerek var" dediler. Bin yıllık fıkıh birikimini, imamlarımızın gece gündüz çalışarak ortaya koyduğu usulü, sanki lüzumsuz bir yük gibi göstermeye çalıştılar. Maksatları neydi? Müslümanı başıboş bırakmak, herkes kendi kafasına göre din yaşasın istemek. Bu tutmayınca ikinci perdeyi açtılar: "Sünnete ne gerek var."  Allah Kur'an'da eksik bir yer mi bırakmış da Peygamberin hadisi onu tamamlıyor, dediler. "Bize Kur'an yeter" sloganıyla ortaya çıktılar. Oysa Yüce Allah Haşr Suresinde "Peygamber size ne verdiyse onu alın, neyi yasakladıysa ondan sakının" buyuruyor. Hicr Suresinde "Şüphesiz Zikri Biz indirdik, onu koruyacak olan da Biziz" buyuruyor. Sünneti devre dışı bırakmak, Kur'an'ı da anlaşılmaz hale getirmek demektir. Çünkü Kur'an'ı bize taşıyan, yaşayan ve açıklayan bizzat Hz. Muhammed Mustafa'dır. Bugün ise işi daha da ileri götürdüler. Artık perdesiz konuşuyorlar: "Kur'an-ı Kerim Peygamberden sonra yazıldı" diyorlar. Böylece en kutsal kitabımıza, onun Allah kelamı oluşuna doğrudan saldırıyorlar.  Halbuki her Müslüman bilir ki Kur'an, vahiy katipleri tarafından Peygamber Efendimiz hayattayken yazıldı, ezberlendi, satır satır korundu. Hz. Ebubekir döneminde cem edildi, Hz. Osman döneminde çoğaltıldı. Bu zincir, sabah namazının farzı kadar kesindir. Şu bir gerçektir ki, mezhebi, sünneti ve Kur'an'ın muhafazasını hedef alan bu kişiler asla imanlı bir Müslüman ve mümin olamazlar. Bu bir ilmi tartışma değil, bir tahrif projesidir. Bunlar Türkiye uzantılı gibi görünen, fakat asıl vazifesi İslam dinini bu milletin kalbinden ve ordusundan söküp atmak olan, MOSSAD'ın fikri ajanlarıdır. Görevleri bellidir: Müslümanı peygambersiz, sünnetsiz, mezhepsiz ve en sonunda kitapsız bırakmak. Oyun büyüktür. Bu yüzden uyanık olmak zorundayız. Dinimizi, aslına uygun olarak, Kitap ve Sünnet bütünlüğü içinde, Ehl-i Sünnet çizgisinde korumak hepimizin imani görevidir.   Hüseyin DENİZ İlahiyatçı: Şair ve Yazar
Ekleme Tarihi: 08 Kasım 2026 -Pazar
Hüseyin Deniz

DİNİMİZİ TAHRİF ETMEK İSTEYENLER VAR!!

DİNİMİZİ TAHRİF ETMEK İSTEYENLER VAR!!

İslam dini 14 asırdır dimdik ayakta duruyorsa, bunun bir sebebi vardır. Çünkü bu dini Allah koruyor. Ama bir de bu dini içeriden yıkmak isteyen bir akıl var. Dün vardı, bugün de var.

Bu tahrif hareketi birdenbire başlamadı. Adım adım ilerledi.

En başta "mezhebe ne gerek var" dediler. Bin yıllık fıkıh birikimini, imamlarımızın gece gündüz çalışarak ortaya koyduğu usulü, sanki lüzumsuz bir yük gibi göstermeye çalıştılar. Maksatları neydi? Müslümanı başıboş bırakmak, herkes kendi kafasına göre din yaşasın istemek.

Bu tutmayınca ikinci perdeyi açtılar: "Sünnete ne gerek var." 

Allah Kur'an'da eksik bir yer mi bırakmış da Peygamberin hadisi onu tamamlıyor, dediler. "Bize Kur'an yeter" sloganıyla ortaya çıktılar. Oysa Yüce Allah Haşr Suresinde "Peygamber size ne verdiyse onu alın, neyi yasakladıysa ondan sakının" buyuruyor. Hicr Suresinde "Şüphesiz Zikri Biz indirdik, onu koruyacak olan da Biziz" buyuruyor. Sünneti devre dışı bırakmak, Kur'an'ı da anlaşılmaz hale getirmek demektir. Çünkü Kur'an'ı bize taşıyan, yaşayan ve açıklayan bizzat Hz. Muhammed Mustafa'dır.

Bugün ise işi daha da ileri götürdüler. Artık perdesiz konuşuyorlar: "Kur'an-ı Kerim Peygamberden sonra yazıldı" diyorlar. Böylece en kutsal kitabımıza, onun Allah kelamı oluşuna doğrudan saldırıyorlar. 

Halbuki her Müslüman bilir ki Kur'an, vahiy katipleri tarafından Peygamber Efendimiz hayattayken yazıldı, ezberlendi, satır satır korundu. Hz. Ebubekir döneminde cem edildi, Hz. Osman döneminde çoğaltıldı. Bu zincir, sabah namazının farzı kadar kesindir.

Şu bir gerçektir ki, mezhebi, sünneti ve Kur'an'ın muhafazasını hedef alan bu kişiler asla imanlı bir Müslüman ve mümin olamazlar. Bu bir ilmi tartışma değil, bir tahrif projesidir.

Bunlar Türkiye uzantılı gibi görünen, fakat asıl vazifesi İslam dinini bu milletin kalbinden ve ordusundan söküp atmak olan, MOSSAD'ın fikri ajanlarıdır. Görevleri bellidir: Müslümanı peygambersiz, sünnetsiz, mezhepsiz ve en sonunda kitapsız bırakmak.

Oyun büyüktür. Bu yüzden uyanık olmak zorundayız. Dinimizi, aslına uygun olarak, Kitap ve Sünnet bütünlüğü içinde, Ehl-i Sünnet çizgisinde korumak hepimizin imani görevidir.

 

Hüseyin DENİZ

İlahiyatçı: Şair ve Yazar

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ordumanset.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.